• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
YaşarTabur

Yaşar Tabur

Suruç katliamı kime hizmet eder?

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesi gençler Kobani'ye (Aynelarab) geçerek ''yeniden inşa'' çalışmalarına katılamak üzere Şanlı Urfa'nın Suruç ilçesine gelirler.Amaçları,savaşın tüm şiddetiyle sürdüğü Suriye'de,ağır bombardımanlarla yerle bir olmuş Kobani halkına yardım etmek.

Gençler bu amaçla yanlarına yardım malzemeleri ve oyuncaklar alırlar,orada park,kütüphane,hatıra ormanı yapmayı planlarlar.

Buraya kadar her şey güzel,fakat HDP'li Suruç Belediyesine bağlı Amara Kültür Merkezinin bahçesinde yapacakları basın açıklaması öncesi,patlayan bir bomba ile hayatlarını kaybederler.Anlaşılan,katliamı planlayanlar kurbanları için hikayeyi de oldukça etkileyici yazmışlar.

Her gün bombaların patladığı coğrafya da hangi çocuğa oyuncak dağıtılacak.Savaş bitmiş mi ki, kent yeniden inşa edilecek,parklar yapılacak.Başından sonuna kadar kirli bir algı operasyonu ile karşı karşıyayız.Yetkililerden henüz açıklama gelmemişken,HDP eşbaşkanları birbiri arkasına devleti katliamdan sorumlu tutup,halkı kendi güvenliklerini sağlamaları için silahlanmaya davet ediyorlar.

Benzer katliamların hepsinde Türkiye Cumhuriyeti Devletini suçladıklarını biliyoruz,fakat bu kez durum daha da vahim.Sorulması gereken çok soru var ama,bunlardan en önemlisi ve bir tanesi,eşcinsellere bile desteklerini esirgemeyen HDP'li yetkililer,Suruç'ta neden yoklardı?Bu gençleri oraya götürenleri ve bu programı organize edenleri iyi araştırmalı devlet.Zira bu iş palanlı bir katliam ve organize edenler tamamı ile işin  içinde.Kobani saldırılarında Kürt milliyetçiliğini tırmandırarak 7 haziran seçiminde avantaj sağlayan HDP,katliamı devletin üzerine yıkarak emanet oylarını aldığı Türk Marksistleri de, kalıcı bir şekilde yanına çekmeyi hedefliyor.

Türkiye sınırları içinde kuramadıkları devleti,Esed'in meydanı bırakması ile Suriye topraklarında kurma arzuları,son gelişmeler ile iyice kabarmış durumda.Kurulmasının yakın olduğunu düşündükleri devletin hikayesi,ilk Kobani saldırılarında bir türlü yazılamamıştı.

Şimdi,seçimde yanlarına çektikleri Türk aşırı sol hareketinin bu hikayede iyi iş yapacağı düşüncesi ile,bu olayı gerçekleştiler ve devlet yaptı diyerek niyetlerini açık ettiler.

Katliam günü akşamı iki polisimizi kendi evlerinde infaz etmeleri, bütün hesaplarını alt üst etti.Katliamı düşman gördükleri devletin üzerine,destekçi medyanın da gayretleri ile yıkacakları anda,her şey tersine döndü.

Evdeki hesap çarşıya uymadı ve devletin operasyonları kandile uzayınca,zevahiri kurtarmak için eşbaşkanlar silah bırakma çağrısını koro halinde haykırmaya başladılar

.Belki de,çözüm sürecinin rehaveti ile her türlü kalleşliği yapıp ilerlemeye devam edeceklerini düşündüler.Kim bilir.     


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık