• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
YaşarTabur

Yaşar Tabur

Başkanlık şart

Mevcut parlamenter sistemin zaaflarının bedelini yıllarca ödemiş olan ülkemiz,tekrar uzun bir aradan sonra ödemeye devam ediyor.Koalisyon tartışmaları ile geçen zamanda neler kaybettiğimizi,ilerleyen yıllarda maalesef görmek durumunda kalacağız.

Hiç bir partinin samimi anlamda koalisyon ortaklığı düşünmediğini biliyoruz.Yeni bir seçime sebep olan ve iktidardan kaçan taraf olarak görülmemek adına,laf kalabalığı ile bu milletin zamanını çalmaya devam ediyorlar.Ne yazık ki demokrasimiz,koalisyon yapılarını faydalı hale getirecek olgunluğa henüz ulaşmış değil.Umuyoruz, salı günü başlayacak görüşmeler kırk beş gün harcanmadan sonuca ulaşır.

Zira,dört bir tarafımız ateş çemberi iken yaşamakta olduğumuz iktidar zaafının,düşmanlarımızın ellerini güçlendirmekten başaka bir işe yaramadığını apaçık görüyoruz .

Bir an önce yeni bir hükümetin kurulması veya bir seçim kararının alınması,milletimizin menfaatine olacaktır.Bu yaşadığımız süreç,aynı zamanda başkanlık sistemine geçmemizin ne kadar da gerekli olduğunu gözler önüne seriyor.Toplumsal desteğin yeterince sağlanamadığını bildiğimiz başkanlık sistemi için vatandaşta oluşan kaygılar, federasyon nedeniyle bölünme ve diktatörlük getirir endişeleri.

Sisteme karşı çıkan muhalefetin bu yönde propaganda oluşturması ve konunun yeterince halka anlatılamamış olması bu durumun en önemli nedeni.Bölünmeye yol açabileceği mevzu, yerel meclislere kendi iç yasalarını yapma yetkisi verilmedikten sonra kaygılanılacak bir durum kesinlikle değil.Diktatör başkan konusuna gelecek olursak da,şu anda cumhurbaşkanı yetkilerinin  daha fazla olduğunu belirtmemiz yerinde olacaktır sanırım.

82 Anayasası ile yetkileri belirlenmiş olan cumhurbaşkanının,sadece vatana ihanet suçundan yargılanabileceğini ve bu durumunda, 550 milletvekilinin dörtte üçünün,yani 413 üyenin evet oyu ile mümkün olabileceğini biliyoruz.

Başkanın yetkileri şu andaki cumhurbaşkanı yetkilerinden daha az olacağı için,diktatör başkan kaygılarına da gerek olmadığı ortada.Başkanlık sisteminin mevcut parlamenter sistemden en önemli avantajı,başkan adayının icraat ekibini meclis dışından oluşturabiliyor olması.Yani,bakanlar ve diğer üst yöneticiler milletvekillerinden değil özel sektörden ve diğer kesimlerden olacak.Bu sayede ülkeyi yönetecek ekibin çok geniş bir kesimden temin edilmesi sağlanacak.

Özel sektörde başarıya ulaşmış idareciler, milletvekili olmalarına gerek kalmadan bu görevlere getirilebilecekler.Bu imkan,çok daha başarılı bir ekip çıkarma şansını artırmaya yetip de artacaktır bile.Peki o zaman parlamento ne işe yarayacak dediğimizde, yasa çıkarma,yönetimin yıllık bütçe onayı,tezkere,uluslararası makro konularda karar organı olarak ve yasama yetkisini üstlenmiş olarak faaliyetlerini sürdürecek.Yasama organı olan meclis ile yürütme organı olan hükümet birbirini engelleyecek bir durumla karşılaşmayacak.

Bu sayede karar alma çok daha hızlı olacağı için, hükümetin eli güçlenecek ve ülkenin kalkınması çok daha hızlı olabilecek.Bütün bunlardan ve burada yer veremediğimiz nedenlerden ötürü, ülkemizin bir an önce başkanlık sistemini tartışması ve bu sisteme geçebilmesi için çalışmalara hız verilmesi gerekmektedir.

Bu çalışmaların tabandan başlatılması ve sivil toplum yapıları ile halka bir bir anlatılması desteğin sağlanmasına yetecektir.05.07.2015 info@yasartabur.com      


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık