• 11 Ocak 2018, Perşembe 23:13
TürkerAyyıldız

Türker Ayyıldız

İKİ YÜZLÜ BATI DÜNYASI

PKK Terör örgütünün bazı ülkelerin maşası ve aslında ipleri başkasının elinde olan bir kukla olduğunu daha önce de ifade etmiştim. 10 Ocak 2018 tarihinde gazetelere yansıyan haberlerde bu durum bir kez daha açıkça ortaya konuldu.

Uluslararası düzeyde, bazı ülkelerin terörist dediklerine diğer ülkeler özgürlük savaşçısı veya haklarını arayan isyancılar tanımını uygun görüyor.

Ancak söz konusu PKK olunca durum daha da ilginç bir hale geliyor. Mesela İngiltere ve ABD ülkeleri PKK’yı terörist olarak tanıyor ancak konuyu internetten araştıracak bir çocuğun bile kolaylıkla tespit edebileceği gibi YPG veya PYD adı ile Suriye ve Irak’ta onların maşalığını yapanların aslında PKK olduğunu kabul etmek istemiyor, terörist listesine almadıkları gibi bir de bunlara 4.000 TIR dolusu silah dağıtıp, eğitim veriyorlar.

Ortadoğudan sorumlu İngiliz bakan bunlara silah verilip verilmediğini bilmediğini, konuyu araştırıp yazılı cevap vereceğini söylüyor soruyu soran komisyon üyesine. PKK ile YPG’nin bağlantıları biliniyorsa neden onların da terörist örgüt listesine alınmadıkları sorusuna yine kaçamak yanıtlar vererek konuyu geçiştirmeye çalışıyor. (Bu haberin tamamını yazımın sonunda bulabilirsiniz)

...

Anadolu Ajansının 9 Ocak 2018 tarihli haberinde ise; Suriye'de ülkenin kuzeyindeki önemli alanları işgal eden terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı YPG'nin ABD'nin desteğiyle yeni bir 'ordu' kurmaya hazırlandığı ifade ediliyor.

ABD yönetimi, Suriye'nin doğusundaki Rakka ve Deyrizor operasyonlarında terör örgütü DEAŞ'ın büyük oranda yenilgiye uğratılmasına rağmen, terör örgütü YPG'ye desteğinin süreceğini açıklamıştı.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Joseph Votel'in, 22 Aralık 2017'de, DEAŞ'ın canlanmasını önlemek için Suriye’de sınır muhafız birlikleri kuracaklarını duyurmasının ardından ilk adım geldi.

AA'nın güvenilir yerel kaynaklardan aldığı bilgilere göre, ABD Savunma Bakanlığı, istihbarat teşkilatı CIA ve PYD/PKK'nın Kandil yapılanması, 400 terör örgütü mensubuna verdiği eğitimi tamamladı. (Bu haberin de tamamını yazımın sonunda bulabilirsiniz)

...

Sınırın Türkiye tarafında PKK, bir adım öbür tarafa geçince YPG / PYD ya da kafaları karıştırmak için değiştirilen adı ile SDG (Suriye Demokratik Güçleri) diye bir tanımı kabul etmiyorum. Hatta bu teröristlere buldukları son isim daha enteresan: CSC (Ceyş el Suriye el Cedit)

Bu isimler konuya uzak olanların aklını karıştırmak ve kendilerini uluslararası platformlarda temiz göstermek için üretilmiş tanımlar. Ülkemizdeki teröristler Suriye veya Irak’a geçince yine PKK teröristleri. Bunların sözde yöneticileri aynı, haberleşme teknikleri aynı, kadroları aynı, idealleri ve ideolojileri aynı. Dolayısı ile bunlar PYD ya da YPG veya SDG değil, yıllardır bildiğimiz bebek katili PKK’lılar. SDG içerisinde kasıtlı olarak başka Suriyeli gruplar gösterilse de asıl grup PKK ve bu bebek katillerinin kadın yapılanmasıdır.

PKK terör örgütü, zaman içerisinde kendisini terörist bir örgüt olarak tanıyan devletlerin baskısından kurtulmak için adını pek çok sefer değiştirdi. KADEK, KONGRA/GEL ve KCK kullandığı isimlerden bazılarıdır. Aynı amaçla kadın teröristlerin oluşturduğu grup da zaman içerisinde PJAK veya HPJ ya da YPJ adlarını kullanmıştır. Ayrıca kendi yandaşları tarafından bile kabullenilemeyecek kadar vahşice, bebek ve kadın ayrımı yapmaksızın sivil halka yönelik yapılan eylemleri ise TAK adı ile üstlenmektedirler.

Bu ülkeler nasıl müttefik, nasıl dost?

Biz bu ülkelerle BM ve NATO’da müttefiğiz. Bu oluşumlara para ve personel desteği veriyor, asker ve polislerimizi gönderiyor, bu kuruluşların toplantılarına katılıp karşılıklı imzalar atıyoruz. Aramızda her alanda pek çok anlaşma var.

PKK terör örgütüne yıllardır silah ve malzeme veriyorlar. Eskiden gizliden gizliye veriyorlardı, şimdi ise açıktan açığa. CIA ve Pentagon uzmanları bunlara eğitim veriyor, soranlara DEAŞ terörüne karşı beraber savaşıyoruz diyorlar. Ancak haberlere düştü artık bu kuklaların DEAŞ ile anlaşma yapıp Rakka’da serbest bıraktıkları ve savaşmadıkları. O halde bu silahlar Türkiye’ye karşı kullanılmak üzere veriliyor. Bunu açıkça söylemek lazım artık. Bunlar müttefik değil…

ABD, İngiltere, Almanya, Yunanistan: Hem PKK’ya, hem de FETÖ’ye destek veriyorlar. Silah, mühimmat ve eğitim veriyorlar. Ülkemizden kaçan PKK’lı ve FETÖ’cü teröristleri saklıyor, yapılan suçluların iadesi anlaşmasına göre bize vermeleri gereken teröristleri iade etmiyorlar, ülkelerinde toplanan paraların bu örgütlere aktarılmasına, terör örgütlerinin propagandasını yapan dernekler kurulmasına, gösteriler yapıp Türkiye aleyhine bağırmalarına, Cumhurbaşkanımızın kafasına silah dayandığı görülen dev posterler açılmasına hiç ses çıkarmıyorlar.

ABD ülkesinde düzenlediği mahkeme tiyatrosunda Reza Zarrab üzerinden Türkiye’yi ileride zor durumda bırakacak planlar yapıyor. Konsolosluklarında çalışan personelleri FETÖ’den tutuklanıp suçüstü olduklarında vizeleri kaldırıyor, sonra tekrar gül uzatıyor.

Ancak ülkemizde ajanlık faaliyeti yaparken yakalanmış bazılarını hiç suçları yokmuş gibi geri istiyorlar. Yarattıkları savaş sonrası ülkemize sığınan Suriyeli göçmenlere bakmamızı rica ediyorlar. Bu göçmenlere vaat ettikleri mali desteği vermiyorlar. Sınırlarına dayanan Afgan ve Pakistanlı göçmenlerden kendilerini kurtarmamızı bekliyorlar.

Ulu önderimiz Gençliğe hitabında “İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir” diyerek tehlikeye dikkat çekmiş ve hepimize görev vermişti: “İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur”

TBMM'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda vatan şairimiz Mehmet Akif'in şiiri milli marş olarak kabul edilmişti.  Milli şairimiz batıdan gelecek tehlikelere işaret edip bizi uyarmış o yıllarda:

 

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

 

Bu uyarıdan sonra bizlerden beklentisini de yazmış.

 

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Gün birlik olma günüdür. Bu yüzden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin gösterdiği erdemi takdir ediyorum.

Koltuk kaygısıyla, küçük hesaplar peşinde koşmak yanlıştır. Geçmişte yapılan bazı hataları, aldatılmaları sık sık öne sürerek ayrışmayı körüklemek, düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmektir, onların propagandasına destek olmaktır. Büyük resmi görmeye çalışarak yaklaşan tehlikeye karşı hep birlikte tedbir almalıyız.

Tehlike yaklaşıyor. PKK ve FETÖ Terör örgütlerine bu yüzden destek veriyorlar. Geçen hafta İran’ı karıştırmak istediler. ABD Başkanı ve temsilcileri attıkları tweetlerle açıkça gösteri yapanları desteklediler. Bizde ‘gezi olayları’ olarak anılan eylemlerde yaptıkları gibi kargaşanın büyümesini ve hatta iç savaşa dönüşmesini beklediler.

 

HAYDİ !

GÜN BİRLİK OLMA GÜNÜ…

 

1. HABER

 

İngiliz parlamentosunun 11 üyeli Dış İşleri Komitesi, önceki ay başlattığı araştırma kapsamında, İngiltere'nin hangi Kürt gruplara ne tür destek sağladığı ve bunun sahadaki durumu nasıl etkileyeceğini ele alıyor.

İngiltere'nin Ortadoğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı Alistair Burt, İngiliz parlamentosu Dışişleri Komisyonu'nun "Kürtlerin hevesleri ve İngiltere'nin çıkarları" başlıklı oturumunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Komisyonun İşçi Partili üyesi Mike Gapes'in, PKK ve YPG arasındaki ilişkilerle ilgili sorusu üzerine Burt, "PKK ile kendimiz ilişki içinde değiliz ancak olası bağlantılar konusunda kaygılıyız ve PYD'yi her zaman PKK ile olabilecek her türlü bağlantıyı kesmeye çağırıyoruz, " yanıtını verdi.

 

'PKK İLE HİÇBİR TEMASIMIZ YOK, PYD İLE SEYREK TEMAS EDİYORUZ'

Oturumda yer alan İngiliz Dışişleri Bakanlığının Doğu Akdeniz Masası Başkanı Amy Clemitshaw da PKK ile PYD arasındaki ilişkilerle ilgili haberlerin farkında olduklarını belirterek, "PKK ile hiçbir temasımız yok. O bir terör örgütü ve İngiltere'nin de terör listesinde. PYD ile de sadece seyrek olarak temas ediyoruz. Bu örgütlerin nasıl çalıştığının ayrıntıları konusunda daha fazla yorum yapmak istemiyorum" şeklinde konuştu.

Gapes'in, "PKK'lıların başka bölgelerde başka Kürt grupların safında çarpıştığına dair çok sayıda tanıklık ve yazılı ifade aldık, bu gayet iyi biliniyor. Öcalan'ın fotoğraflarının gösterilerde ve kamusal alanlarda sergilendiği gayet iyi biliniyor. Sadece bağlantılara dair haberler yok, bağlantılar var. Benim sorum da PYD ile PKK'nın ne tür ilişkileri olduğuydu" ifadesini kullanarak sorusunu yineledi.

Gapes, bu örgütler arasında ideolojik, finansal ve örgütsel bağlantıyla ilgili İngiliz Dışişleri Bakanlığının değerlendirmesinin ne olduğunu da sordu.

'BU ÖRGÜTLER ÖCALAN'IN ROLÜNE İTİBAR GÖSTERİYOR'

Bunun üzerine Clemitshaw, "Bu örgütler Öcalan'ın rolüne belli bir itibar gösteriyor dediğiniz gibi. Birbirlerine mesafeleri veya ilişkiler konusunda yorum yapmamız doğru değil" yanıtını verdi.

Gapes'in "Neden doğru değil?" diye ısrar etmesi üzerine de Clemitshaw, "(İlişkilerine dair) haberlerin farkındayız" yanıtını yineledi.

Gapes, "NATO müttefikimiz Türkiye bu konuda sert bir tutum aldığına ve biz de PKK'yı terör örgütü listesine aldığımıza göre ve Türk hükümeti ve başkaları da ki bir kısmı bize de tanıklık etti bu örgütler arasında çok sıkı ilişkiler olduğunu söylediğine göre, bu konuda yorum yapmanız niçin doğru olmasın?" diye sordu.

Bunun üzerine yeniden söz alan Bakan Burt, şunları kaydetti:

"PKK ile temasımız yok. Dediğiniz gibi ilişkilerin de farkındayız. YPG, Demokratik Suriye Güçleri içinde hakim güç. Biz teçhizat, silah sağlamıyoruz bu güçlere. Hava desteği alıyorlar çünkü tarafı olduğumuz bir çatışma içindeler. PYD ve YPG ile konuştuğumuzda, PKK ile ilişkileri kesmesi gerektiğini söylüyoruz. Pratikte ise muhtemelen kesmiyorlar. İlişkiler ortada. Bunu biliyoruz ancak PKK ile temasımız yok. Bu meseleyi PYD ile her zaman gündeme getiriyoruz."

'AYRI ÖRGÜTLER OLDUKLARINA İNANIYORUZ'

PKK ile PYD'nin ayrı örgütler olduğuna inandıklarının altını çizen Burt, "İlişkileri olduğu çok açık ancak sahadaki durum çok karışık" ifadelerini kullandı.

'SİLAH GEÇİŞİ OLMUYORSA ŞAŞIRIRIM'

Gapes'in "PKK ile PYD arasında silah ve personel geçişi oluyor mu?" şeklindeki sorusuna ise Burt, "Çatışma ortamı dikkate alındığında aynı tarafta çarpışanlar arasında silah geçişi olmuyorsa şaşırırım. Başka türlü düşünmek naiflik olur ancak biz hiçbir silah temin etmiyoruz" karşılığını verdi.

'TÜRKİYE'NİN KAYGILARININ FARKINDAYIZ'

Gapes'in "Türkiye, NATO üyelerinden PKK'ya silah gittiğini söylüyor. Buna katılıyor musunuz? şeklindeki sorusuna yanıt veren dışişleri yetkilisi Clemitshaw ise "Türkiye'nin kaygılarının farkındayız. İngiltere'nin herhangi bir silah verdiğine dair bilgim yok" diye konuştu.

Gapes'in, "İngiltere'den söz etmiyorum. Diğer NATO üyelerinden söz ediyorum" diyerek sorusunda ısrar etmesi ve ABD'nin bölgeye gönderdiği silahları hatırlatması üzerine ise Bakan Burt, söz alarak bu konuda bilgisi olmadığını ancak daha sonra yazılı bir yanıt verebileceğini kaydetti.

'TERÖR LİSTESİNE NEDEN ALINMIYORLAR' SORUSU

Gapes'in "Eğer PKK ileYPG arasında bağlar varsa ki olduğunu söylediniz, o halde niçin terör listesine almıyoruz?" şeklindeki sorusuna da Burt, "Ayrı örgütler olduklarına inanıyoruz. Listeye almadıklarımız hakkında konuşmuyoruz. Listeye alınmaları için sebepleri veriyoruz. Listeye alınmayanların niye alınmadığına dair sebepleri vermiyoruz" diye karşılık verdi.

'SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ'

Komisyonun İşçi Partili üyesi Ann Clwyd'ın Suriye'de fiili olarak bir özerk Kürt bölgesinin ortaya çıktığını belirterek, "İngiltere bununla ilişkiye geçecek mi, yoksa görmezden mi gelecek?" şeklindeki sorusuna yanıt veren Burt, şunları kaydetti:

"Staffan de Mistura'nın Cenevre sürecindeki çalışmalarını destekliyoruz. Suriye'deki sorunların çözümü için tek yol bu. Farklı bölgeler ile ülkelerin ikili ilişkiye geçmesini desteklemiyoruz. Suriye'nin toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Esad tarafından kendi halkına karşı yürütülen bu iç savaş ve çatışmadan sonra bu sorunun anayasal çözümü tek bir kurum tarafından ele alınmalı ve tek bir süreç olmalı. Bu da Cenevre sürecidir."

 

ARAŞTIRMA RAPORA DÖNÜŞECEK

İngiliz parlamentosunun 11 üyeli Dış İşleri Komitesi, önceki ay başlattığı "Kürtlerin hevesleri ve İngiltere'nin çıkarları" başlıklı araştırma kapsamında, İngiltere'nin IŞİD ile mücadele kapsamında hangi Kürt gruplara ne tür destek sağladığı ve bunun sahadaki durumu nasıl etkileyeceği ele alıyor.

Kasım ayında başlayan araştırma kapsamında gerçekleştirilen 3 oturumda, aralarında bölgede rol sahibi muhtelif aktörler ile uzmanlar, tanık olarak dinlendi. Komisyona Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği de yazılı bir metin sundu.

Komisyonun, çalışma sürecinin sonunda konuyla ilgili bir rapor yayımlaması öngörülüyor.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201801101031743587-ingiliz-parlamentosu-ypg-tartismasi/

 

2. HABER

 

Suriye'de ülkenin kuzeyindeki önemli alanları işgal eden terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı YPG'nin ABD'nin desteğiyle yeni bir 'ordu' kurmaya hazırlandığı ifade ediliyor.

ABD yönetimi, Suriye'nin doğusundaki Rakka ve Deyrizor operasyonlarında terör örgütü DEAŞ'ın büyük oranda yenilgiye uğratılmasına rağmen, terör örgütü YPG'ye desteğinin süreceğini açıklamıştı.

ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Joseph Votel'in, 22 Aralık 2017'de, DEAŞ'ın canlanmasını önlemek için Suriye’de sınır muhafız birlikleri kuracaklarını duyurmasının ardından ilk adım geldi.

AA'nın güvenilir yerel kaynaklardan aldığı bilgilere göre, ABD Savunma Bakanlığı, istihbarat teşkilatı CIA ve PYD/PKK'nın Kandil yapılanması, 400 terör örgütü mensubuna verdiği eğitimi tamamladı.

400 terörist, Haseke’nin güneyindeki Sabahu’l Hayır kampı ile Halep’in doğusunda Fırat nehri üzerindeki Tişrin barajı yakınlarında eğitildi. CIA eğitmenleri teorik ve teknik bilgiler sağlarken, Pentagon’un hava indirme birimleri ile özel kuvvetleri, Kandil’den gelen teröristlerle ortak silahlı eğitim verdi.

Habere göre ABD, "sınır muhafızı" adı altında yeni bir güç kurma yoluna gitmedi. Pentagon ve CIA, söz konusu programda, terör örgütünün 2014'te kurduğu YAT adlı sözde anti-terör birlikleri ile HAT ismi verilen sözde özel harekat unsurlarını genişletiyor.

Özel eğitim alan 400 terörist, YAT ve HAT isimli yapılara katıldı. Nisan 2016'dan beri örgüte silah ve mühimmat veren ABD, teknoloji desteğini de artırıyor.
CIA ve Pentagon, yeni oluşum için PYD/PKK'ya son teknoloji telsiz, dinleme istasyonu ve sinyal istihbarat ekipmanları transfer ediyor. Ekipmanların eğitimi yine ABD’li uzmanlar tarafından veriliyor. Yerel kaynaklar, terör örgütüne bağlı YAT birimlerinin Türkiye sınırındaki sınır karakollarını dinleme faaliyetlerine başladığını iddia etti.

 

ADINA "KUZEY ORDUSU" VERİLDİ

Pentagon-CIA programlarıyla "sınır muhafızları" adı altında büyütülen yapıya terör örgütü "Kuzey Ordusu" adını verdi.

Bölgedeki kaynaklar, "kuzey" ifadesinin, sözde ordunun gelecekte Esed rejimi ile müzakere edilecek muhtemel bir özerk yönetimde korunabilmesi için özellikle seçildiğine dikkati çekiyor.

Yeni oluşumun yüzde 70'inin PYD/PKK'lılardan oluşması bekleniyor. ABD'nin örgüt içinde genişlettiği yeni gücün çekirdek unsurları uzun süredir ABD Özel Kuvvetleriyle çalışan ve orta operasyonlar yürüten ekipler.

"Kuzey Ordusu" adı altında ortaya çıkacak yapının, denetimi zor küçük mobilize örgüt unsurlarını düzenli ordularla savaşa hazır hale getirecek şekilde örgütlemesi bekleniyor. Bu haliyle, "Kuzey Ordusu" terör örgütü için düzenli orduya geçiş yolunda atılan son adımı teşkil ediyor.

TÜRKİYE SINIRINDA KONUŞLANIYORLAR

Amerikalıların doğu Halep ve güney Haseke'de eğittiği "Kuzey Ordusu" gücü, ilk etapta örgütün işgal ettiği ancak rejim ile sınır hattında yer alan Aynularab (Kobani), Tel Ebyad, Resulayn ve Malikiye'de konuşlanacak.

Halep'e bağlı bu noktalar, Türkiye sınırına bakmaları ile dikkati çekiyor. Pentagon, CIA ve Kandil kadrolarının ortaklaşa eğitti teröristler, rejim kontrolündeki toprakları kullanarak ülkenin doğusundan Türkiye sınırındaki Afrin ilçesine de sevk edilebiliyor.

AA 09/01/2018

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık