• 02 Ocak 2018, Salı 21:24
TürkerAyyıldız

Türker Ayyıldız

FETÖ/PDY = 40 Yıllık CIA Operasyonu

(FETÖ/PDY = Fethullahçı Terör Örgütü / Paralel Devlet Yapılanması)

Dünyanın her yerinde okullar ve insani yardım kurumları açmak, milyonlarca dolarlık bütçeleri yönetmek, binlerce insanı kod isimler kullanarak örgütlemek, bylock gibi teknolojik imkanları kullanarak ajanları arasında bir ağ yaratmak, Fethullah Gülen denen şahsiyetsizin yapabileceği işler değil bunlar.

Yaklaşık 40 yıldır bu ülkenin kaynaklarını sömüren, topladığı paralarla dünyanın heryerinde Amerikanın planlarına yardım, yataklık ve öncülük eden, altın nesil yetiştiriyorum diye gençlerimizi Amerikan ajanı yapan, kendi halkını bombalatan, sınav sorularını kendi yandaşlarına vererek kul hakkı yiyen bir adamdan söz ediyoruz.

Bazıları sınav sorularını çaldılar diyorlar, ne çalması zaten kurumlar ellerinde, sadece kurdukları dersanelerde ve öğrenci evlerinde yandaşlarına dağıtılması kalmış.

Bazı saf vatandaşlarımız tanıdıkları örgüt mensuplarının tutuklanması sonucu bu ajanları arkalarından “falanca da iyi insandı” diye anmakta. Siz de şahit olmuşsunuzdur bu şekilde sohbet başlangıçlarına.

Bunların nesi iyi, örgüt abilerinin talimatı ile karısı ile katalogtan fotosuna bakarak evlenmişler, eşiniz başını açsın talimatı gelmiş, hemen eşlerinin başını açmışlar. Evlilikleri sahte.

Talimat gelmiş kendinizi gizlemek için oruç tutmayın, alkol alın, camiye mescide gitmeyin, hemen uymuşlar.  İmanları ve ibadetleri sahte.

Neresi iyi bunların, lütfen bunlar hakkında konuşurken bunların hepsinin birer vatan haini ve kendi vatandaşlarını bombalayan bir terörist örgütün içinde olduklarını hatırlayın.

 

**********

 

ESKİ ALBAY FETÖ'YÜ ANLATTI (20 Aralık 2017 günü gazetelere konu olan bir haber)

Sanık Hasan Ceyhun Keleş, gerekçeli karara yansıyan ifadesinde, FETÖ/PDY'ye mensup kişilerle yaptığı görüşmeleri anlatarak, şunları kaydetti:

"TSK'da yapılan bir etkinlik sırasında içki içilmesi gereken bir ortam oluşursa tedbiren az miktar içki içilmesi gerekliği, bunun bir sıkıntı oluşturmayacağı söylenirdi. 'İçinde bulunduğunuz şartlara göre hareket edin' denilirdi. Cemaat içindeki personel hiçbir şekilde cemaatten olduğunu söylemezdi. Tedbir amaçlı içki içen, İslam dinine yakışmayacak davranışlarda bulunan personel ile arkadaşlıklar kurulması istenir, bu şekilde dışarıdan cemaat ehli birinin onlara yakın intiba oluşturması tavsiye edilirdi. Tayini çıkanlar, gideceği ilde kendisinden sorumlu abi ile tanıştırılır ve buluşma sağlanırdı. Hizmette olan jandarma personeline, görev yaptığı ilde içine sim kartı takılmış, rehberine sadece kendisinden sorumlu olan abinin numarası kaydedilmiş, bir telefon verilirdi. Bu telefon ile sadece abi ile görüşme yapılırdı."

Diyarbakır İl Jandarma eski Komutanı Albay Hasan Ceyhun Keleş ile ilgili verilen cezanın gerekçeli kararı açıklandı. Diyarbakır 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 54 sayfalık gerekçeli kararında, etkin pişmanlık yasasından faydalandığı için Keleş'in cezasında önemli oranda indirim yapıldığı belirtildi.

https://www.haberler.com/itirafci-olan-eski-il-jandarma-komutani-nin-10367517-haberi/

**********

 

Şimdi bunlar pişmanım, örgütün iç yüzünü 15 Temmuz’da gördüm diyorlar. Halen bizim temiz kalpli insanlarımızı kandırmaya çalışıyorlar. Sana kod ismi verdiklerinde, bylock yükleyip sadece buradan görüşeceğiz dediklerinde, kendinizi gizlemek için alkol alabilirsiniz diye talimat verdiklerinde, gerekirse camiye mescide gitmeyin, hocamız gözle namaz kılabileceğinizi söylüyor dediklerinde anlamadınız mı, görmediniz mi örgütün gerçek yüzünü? Kod ismine ne gerek var, neden açıkça namazımı kılamıyorum, oruç tutamıyorum demediniz mi? Her ay başında gelen sizden sorumlu abiye neden maaşlarınızın yüzde onunu verdiniz himmet olarak, demediniz mi, düşünmediniz mi bu paralar neden toplanıyor, nereye gidiyor diye?

Bu vatan hainleri kendi rahatlarını seçti

Çocukları bunların okullarında okuyacak, dersanelerine gidecek, sınav soruları zaten ellerine gelecek, sonra istedikleri üniversitenin istedikleri bölümüne gidecekler,

Üniversite bitecek yine sorular gelecek abilerinden, hoop devlet memuru mu olmak istiyorsun, gel gel, yok subay veya polis mi olsam, olur olur al bunlar sorular ve yanıtlar,

Bir ile tayine mi gittin, hemen bir abi karşılayacak seni, ev tutulacak, sana nasıl kıyak çekeceklerini bilemeyecekler,

Evlenmek mi istiyorsun, tabii, işte katalog seç birini,

Bu ilde canın sıkıldı, sevemedin, olur nereye tayin istersin,

Yurt dışında kurs, doktora, hemen, nereye gitmek istersin, ne kadar kalmak istersin,

Bu rütbede sıkıldın, hem falanca da terfi etmiş, ben de isterim, olur al sana terfi, amirini veya müdürünü mü sevmedin, olur ya ne olacak hemen başka bir yere sürelim onu zaten bizden değildi.

 

Peki FETÖ bunlardan ne istedi ?

Öncelikle çalıştıkları yerlerde bulabildikleri kadar bilgiyi, önemli belgeleri, yapabilenler arşivi ve bilgi işlem dosyalarını, personele ait özel bilgileri kendilerinden sorumlu abilerine verdiler, kanuna aykırı bir şekilde, bu çok önemli bilgiler taa Amerikaya kadar gitti ve oralarda yapılan analizler sonucu yeni gelen talimatları uyguladılar. (ABD’de devam eden Zarrab davasında dosyaların bu şekilde yurt dışına kaçırıldığı görülmektedir)

Çalıştıkları yerde  personeli fişleme, bunları numaralandırma, kimler ehli dünya bize uzak, kimler bizden değil ama uğraşılırsa kazanılır, kimler bizden ama daha pek güvenilmez, kimler bizden ve güvenilir, kimler alevi, bu şekilde devlet kurumlarındaki bütün personeli kayıt altına aldılar.

İstihbarat birimlerinde çalışanlar yasadışı dinlemeler yaparak ileride yapacakları talepler için şantaj konuşmalarını derlediler. Gizli kameralarla hedefledikleri siyasetçilerin yatak odalarına kadar girerek, ahlaksızca kullandılar. Bu şekilde korsan dinleme ile elde edilen ses kayıtlarına ve görüntülere hepimiz şahit olduk. Abilerinden gelen talimat doğrultusunda yakın tarihimizin siyasetini şekillendirdiler, bu ses ve görüntü kayıtları yüzünden pek çok siyasetçi ve bürokrat kullanıldı veya istifa ettirildi.

Tabii bu arada bu örgüt mensuplarından haftalık toplantılara katılmaları, maklube yemeleri istenir ve aylıklarının yüzde onunu himmet adı altında örgüte vermeleri beklenirdi. Buna hiçbiri karşı çıkamadı çünkü zaten bu işlere hak etmedikleri şekilde, ellerine verilen soruların yanıtlarını işaretleyerek girmişlerdi. Bu yüzden bu paraları verirken sorgulamadılar bile, neden himmet verdiklerini.

**********

ESKİ KOMİSER YARDIMCISI HÜSEYİN KORKMAZ’IN ABD’DE VERDİĞİ İFADE (13 Aralık 2017 günü gazetelere konu olan haberler)

 

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını deldiği iddiasıyla New York’ta yargılanan Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın duruşmasında tanık sandalyesine oturan eski komiser yardımcısı Hüseyin Korkmaz dün önemli bir itirafta bulundu.

17 Aralık operasyonunun koordinatörü olduğunu savunan Korkmaz, “ABD’ye geldikten sonra savcılıktan üç defada 300’er dolar, FBI’dan ise 50 bin dolar para aldığını açıkladı. Mahkemede ABD’de eşi ve kızıyla birlikte yaşadığı apartman dairesinin kirasını da savcılığın ödediğini belirten Korkmaz, çalışma izni başvurusunun geçen hafta kabul edildiğini de ifade etti.

TÜRKİYE’DE ‘HABERİM YOK’ DEMİŞTİ

Önceki günkü duruşmada Türkiye’den Ağustos 2016’ta eşi ve kızıyla birlikte kaçtığını anlatan Korkmaz, ABD kolluk kuvvetleriyle iletişime geçtiğini ve onlardan aldığı yardımla ABD’ye girdiğini açıklamıştı. 17 Aralık soruşturmasını yürüten ekibi koordine ettiğini öne süren Korkmaz, Türkiye’de bu soruşturmayı yürüten polislere yönelik açılan dava kapsamında tutuklanmış, mahkemede verdiği ifadede ise, “17/25 Aralık dosyalarında hiç çalışmadım, tek parafım yok, ben 17 aydır neden tutukluyum” diye savunma yapmıştı.

http://www.hurriyet.com.tr/fetocu-komiser-itiraf-etti-fbidan-50-bin-dolar-aldim-40676426

Diğer bir haberde ise;

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ABD'deki davada tanıklık yapan ve FBI'nin kendisi ve avukatıyla irtibat kurduğu yönünde beyanda bulunan eski polis Hüseyin Korkmaz'la ilgili inceleme başlattı. Tanıklık yaptığı mahkemede FETÖ'cü olmadığını savunan Korkmaz'ın, Türkiye'deki avukatının FETÖ firarisi olan ve Bylock kullandığı belirtilen E.G.A. olduğu belirlendi.

FBI İLE ABD'YE KAÇIŞINI ORGANİZE ETTİ

Yapılan araştırmalarda Korkmaz'ın Emniyet Müdürlüğü'nden ilişiğinin kesilmesinin ardından 3 Mart 2016'da avukat E.G.A.'ya ait işyerinde SGK kaydının yapıldığı tespit edildi. Bunun üzerine avukat E.G.A.'yı araştıran polis, avukatın Bylock kullanıcısı olduğu ve FETÖ soruşturması kapsamında firari olduğu bilgisine ulaştı. HTS kayıtlarına göre de E.G.A.'nın, FETÖ'nün Türkiye polis memurları imamı Süleyman Uysal ile Yunanistan imamı Recep Uzunallı ile de irtibatının olduğunun belirlendiği öğrenildi. Avukatın, FETÖ kapsamında KHK ile kapatılan Günün Mağdurları Derneği üyesi olduğunun tespit edildiği kaydedildi.

Avukatın, Hüseyin Korkmaz'ın eşi ve FETÖ davalarında yargılanan eski polis müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Tufan Ergüder gibi isimlerin eşlerinin de bulunduğu dernek üyelerinin aynı uçakta ABD'ye seyahat ettikleri de belirlendi. Başsavcılık yapılan tüm bu araştırmalar neticesinde, avukat E.G.A.'nın, Hüseyin Korkmaz'ın FBI ile ABD'ye kaçırılmasını organize eden kişi olduğu tespitine yer verdi. E.G.A., hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

ANNE VE BABASINA YAKALAMA KARARI

ABD'deki davada tanıklık yapan eski polis Hüseyin Korkmaz'ın anne babası hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.

Hüseyin Korkmaz'ın ABD'deki davada "Belgeleri saklaması için anneme verdim" sözleri üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine Korkmaz'ın anne ve babası hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Korkmaz'ın anne ve babasının firari olduğu öğrenildi. ABD'deki davada yaptığı Türkiye aleyhine yaptığı tanıklıkla gündeme gelen eski polis Hüseyin Korkmaz hakkında başlatılan soruşturmada, Korkmaz'ı FBI ile ABD'ye kaçırılmasını organize eden kişinin FETÖ firarisi avukat E.G.A., olduğu belirtilmişti. Bylock kullanıcısı olduğu tespit edilen E.G.A., hakkında da yakalama kararı çıkarılmıştı.

https://odatv.com/abddeki-davanin-fetocu-tanigi-polisin-turkiyedeki-son-isi-neydi-2012171200.html

**********

 

Devletin kurumlarına ve hemen hemen tüm siyasi partilere nasıl sızdılar ?

Burada Fethullah Gülen’in üstünde bir akıl görüyoruz. Daha dersane aşamasında gençlerimizin takip edilmeye başlandığını, lise ve üniversite çağlarında değerlendirildiklerini ve daha sonra sorumlu abileri tarafından çeşitli kurumlara yönlendirildiklerini görüyoruz.

Deşifre olmayanlardan seçilen bazı örgüt mensuplarının ise farklı siyasi partilere, derneklere, farklı cemaatlere, orduya ve emniyete sokulduğuna şahit olduk hepimiz.

Özel sektör kuruluşlarına girmeleri ve orada çalışanların arasına karışmaları zaten çok kolaydı bu vatan hainleri için.

Önümüzdeki günlerde yine bu vatan hainleri hakkında yazacağım. Bir arkadaş paylaşmıştı bu cümleyi;

KEŞKE DOMUZ YEMEKTEN KORKTUKLARI KADAR,

KUL HAKKI YEMEKTEN DE KORKSAYDILAR.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık