• 29 Temmuz 2017, Cumartesi 16:24
RamazanKalkan

Ramazan Kalkan

MEÇZUP

Geçenlerde meslektaşım Sevgili Cem Çon'nun yanındayım... Cem, o gün basında  sansürün kaldırılışının yıldönümüne binayen ve basının geldiği açmazı kendi üslubu ile dile getirmeye çalışan bir köşe yazıyordu... 

Yazdığı yazıyı bana okumaya başladı...

(Yüreğine Sağlık)

Hüzünlü bir tebessümle dalmışım ... 

Mesleğe başlayalı galiba 30 yılım oldu...

Hürriyet... Sabah gibi birçok ulusal gazetede görev yaptım...

Hatta ilginçtir; Sabah Gazetesi'nde görev yaptığım yıllarda Sabah Gazetesi bu bölgede tarihinde ilk defa Hürriyet'i trajda geçmiştik... (Tabiki ekip işiydi ama .. amasi var)

Neyse... Sonrasında... 

Medya kuruluşu sahipliğimin yanısıra bölgede birçok mesleki ilki hayata geçirdim...

Türkiye'de ilk defa 2004'de yürürlüğe yeni giren basın kanunu ilk uygulayan kişıyim... Ağır ceza davasına ressamla girip, bir davayı Türkiye'de ilk dafa resimleyerek gerçekleştiren ve haber yapan ilk kişiyim... (Hikmet Sami Türk'ün bizzat önerisi ile)

Antalya'nın ilk haber dergisi... İlk çevre gazetesi... İlk karikatür dergisi... İlk eğitim dergisi gibi gibi ... Birçok ilk...

Antalya'nın marka patentli ilk günlük siyasi gazetesi... Antalya'nın ilk haber portalı... Gazete dağıtım kuryesinden tutun da neler neler...

Birçok meslektaşıma istihdam'dan tutun  da ne mücadeleler vermedik ki... 

 AGC yani Antalya Gazeteciler Cemiyeti üyesi arkadaşlarımızın sorunlarını ve beklentilerini bilen ve sahadan gelen biri olarak 10 büyük proje geliştirerek aday oldum... Belkide bu bir ilkdi... (Kazanmak kaybetmek veya geri çekilmek hiç önemli değildi. İlk defa bir aday proje ile ortaya çıkıyordu...) En büyük projem ise bir yıl içinde her üyeye noter tahaattütlü vaadle hoby villa edindirme projesiydi... Projenin tüm ayaklarını garantilemiştim...  Ama kısmet olmadı .. . 

Önemli de değil... Şimdi AGC'ye üye bile değilim... AGC'nin kutsal kimliğine saygı duymakla birlikte üye olup olmam; İnanın umurumda bile değil ...

Neyse aslında bunlar çok da abartılacak şeyler değil... Mesleki geçmişimden birkaç kesit verdim...

GELELİM ASIL MESELEYE

BÜYÜK RİSK ALARAK;

"Rahmetli Uğur Mumcu'nun bayrağı bıraktığı yerden devam ediyorum" başlığı ile tarikatlar ve cemaatlerin gerçek yüzleri adı altında araştırmalarımı dile getirip yayınlar yapmıştım.... Bu çalışmalarımı son 5 yıl boyunca yayınladım yani anlattım...   

Birçok kişinin ağzına bile almaya korktuğu 'Tarikat' tabusunu yok sayıp, günlerce yazdım... Bazılarımız bunun ne büyük bir risk olduğunu asla anlayamaz bile.... 

YİNE BÜYÜK RİSK ALARAK;

"UYUŞTURUCUNUN KÜÇÜK YAŞTAKİ ÇOCUKLARA NASIL ULAŞILDIĞINI ARAŞTIRDIM...

Öyle çarpıcı gerçekleri dile getirdim ki belki de birçoğumuz farkında bile değiliz...  Ama bilin ki Türkiye'de ilk defa bir Büyükşehir meclisinde alınan bir kararla başta okul servisleri olmak üzere toplu taşıma araç şoförlerinin alkol ve uyuşturucu testi yapılma zorunluluğu kararında katkım olduğunu biliyorum. Kararı alanların bilip bilmemesi hiç önemli değil ... Antalya Emniyet Müdürlüğü'nün o dönem ki müdürlerine çalışmalarımı ihbar kabul edip gereğinin yapılmasında özverili davrandıkları için yine teşekkür ediyorum. Yine o dönemki Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Günay'a da...  

***

Benim bu konuda nelerle mücadele ettiğimi bilen biliyor... 

GILGAMIŞ DESTANI VE KATRAN

Yıllarca mücadele verdim.. . Akad çivi yazısı ile yazılmış tarihin ilk yazılı tableti olan Gılgamış Destanı'ndan yola çıkarak Katran Ağaçları'na yöneldim... Gittim Toros'larda Sedir/Katran ağaçları ile ilgili uzun süren araştırmalar yaptım. Köylülerle görüştüm... Ağaç dan elde ettiğim bir iksiri geliştirip kendi üzerimde deneyip her hafta tahliller yaptırdım... Neyse uzatmak istemiyorum bu ağaçlağaçların kutsal olduğunu ve kesinlikle gerçekten korunması gerektiğini yazılarımla ilan ettim. Bu araştırmayı bir STK olan ve bir çok çevre platformunun da birlikte oluşturdukları ve Hediye Gündüz önderliğinde toplanan bu platform Antalya Cumhuriyet Meydanı'nda bir basın toplantısı düzenleyerek benim araştırmama destek olduklarını tüm kamuoyuna ilan ettiler... 

Buda bir ilk sayılırdı... Antalya'da bir gazetecinin araştırması büyük bir destek bulurken ilk defa katran ağaçlarına ve mermer ocaklarına dikkat çekiliyordu... 

O dönem bir medya ajansı haberi geçerken benim adımı ve resmimi yazmadan haberi servis etmişti... 

Alışmıştık artık sabote edilmelere...

Halbu ki bu önemli bir haberdi ve bunu haber haline getiren ve sayfalarında yer veren Ahmet Dökdök, Dursun Gündoğdu ve Rasim Gündüz gibi gazeteciler de vardı...

***

Hala Cem'in ofisteyim.... Gözüm dalmış... Cem'in "Ramboo" sesi ile irkildim... 

Kısık bir sesle..

-"hı.. 

...Evet dinliyorum. Okumaya devam et" dedim... . 

 

Sonra o okumaya devam etti...

 

Meslek hayatım boyunca en büyük darbeyi yüzümüze gülen meslektaşlarımdan gördüm...

(İstisnalar baki)

Neler görmedikki .. . Bana gizliden iftira atıp beni oraya buraya şikayet edenleri mi...  

Beni rakip görenlerin belaltı vuranları mı...? 

Bunlar geçiyordu gözümden; film şeridi gibi... 

Bir ara Cem yine seslendi... Yine irkildim... 

'Dinledin mi?... Gerçek gazetecileri yazdım. Senide kendi dönemime yazdım" dedi...

"Yüreğine  sağlık Cem" dedim...

Evet gerçek gazeteciyim .. . Alaylıyım ve birçok arkadaşımı mesleğe kazandırdım... 

İnanın; benim hocam veya beni yetiştiren de olmadı... 

Neyse...

Üç beş de ödülüm felan da var... Plaketler nerede bilmiyorum... Ama sarı basın kartı veya meslekten emekliliğim felan da yok...   dedim ya neler neler... Anlat anlat bitmez...

Düşündümde .... Ben gerçek gazeteci felan değilim .. .!

Gerçek gazeteci olanlar; Hayatlarında hiç muhabirlik bile yapmadan gazeteci olanlar varķen ....

Hayatında eline fotoğraf makinası almadan sarı basın kartı alanlar varken....

Hayatında hiçbir habere gitmeden gazeteci olup yazdığı köşelerinde gazetecilik dersi verenler varken....

Türkiye'de bazı meslek örgütlerinde Gazeteci olmadan meslek örgütü koltuklarına oturan yöneticiler varken....

Hayatında evden çıkmamış ve tek derdi  akşam yemeğinde ne pişirsem diye düşünürken, farkında bile olmadan bir gazetede Sgk'lı olduğu için emekli olup sürekli sarı basın kartı alan ev hanımı gazeteciler varken....

"BEN GERÇEK GAZETECİ FELAN DEĞİLİM!!! CEM KARDEŞİM...."

Siz her şey olun ama ben sadece bir MEÇZUBUM.... 

Bilginiz olsun ..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık