• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
RamazanKalkan

Ramazan Kalkan

Akdeniz Üniversitesi'nde son durum çarpıcı gelişmeler

Bugünlerde yolsuzluk soruşturması ve operasyonlarla gündem de olan  Akdeniz Üniversitesi'nde 13 Temmuz'da rektörlük seçimi var ...  
Şimdilik 7 kişinin er meydanına çıktığı malum seçimlerde, adayları şöyle bir gözden geçirdim.. Esasen hiçbirini şahsen tanımam ve bu nedenle de önyargılı değilim, 
Bu çerçevede üniversitenin nabzını iyi tuttuğunu düşündüğüm bir çok dostumla görüştüm. Hepsi ağız birliği yapmış gibi sandıktan açık ara Prof.Dr.ibrahim Demir'in çıkacağını iddia ediyorlar. 
SİSTEM, NASIL İŞLİYOR 
Tabiki malum seçimler bu işin ilk basamağı. Ardından en çok oy alan 6 aday YÖK tarafından değerlendirilip  3'ünün ismi Cumhurbaşkanımıza sunulacak... Cumhurbaşkanmız'da seçilen adaylardan birini gelenek gereği Akdeniz Üniversitesi Rektörü olarak atayacak...
GEÇEN SEÇİMDE YÖK'ÜN TAVRI SİNYAL VERİYOR...
YÖK ve Cumhurbaşkanlığında yapılan değerlendirmeler konusunda, yani işin Ankara cephesinde yürütülen sürecin dinamiklerine tam olarak vakıf değilim. Ancak Prof Dr. İbrahim Demir'in bu aşamalarda temiz ve dürüst bir geçmişi ile önemli bir sorunla karşılaşmayacağını düşünüyorum..  Bu nedenle en çok oy alacağı beklenen Prof Dr İbrahim Demir'in rektör olması halinde; başta ülkemizin uluslararası arenadaki Antalya'nın adının turizim açısından geçmesi başta olmak üzere; özellikle şehirimizin Üniversitesine neler kazandırmak istediğine ilişkin bir kaç şey söylemek ve sizler için yaptığım araştırmamı sizinle objektif bir şekilde paylaşmak istiyorum. 
Öte yandan, kamuoyunda da sevilen İbrahim Hoca'nın yukarıda vurgu yaptığım gibi YÖK ve Cumhurbaşkanlığı aşamasında neden sorunsuzca geçeceğini düşündüğümü de ifade etmek istiyorum.
1) Sayın Cumhurbaşkanı'mızın son dönemde yaptığı rektör atamalarında birkaç istisna dışında seçimlerde birinci gelen adayları atadığına dikkat ettim.
2) Bilindiği üzere Prof Dr İbrahim Demir'in 2012 yılında yapılan rektörlük secimlerinde ikinci gelmesine rağmen YÖK tarafından o dönemdeki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e sunulan listede ilk sırayı almıştı. Demek ki YÖK ün değerlendirme kriterleri açısından ibrahim Demir'in hiç bir sorunu yok... Kaldıki; hatta artıları var. Buradan Ankara'ya bakınca, şunu anlıyoruz ki YÖK görevden alınan Kurtçephe'nin o zamandan üniversitemize ne kadar zarar vereceğini öngörmüşki dönemin Cumhurbaşkanı'na listeyi verirken geri sıraya yazılmıştı. Ancak o dönem ne olduysa Abdullah Gül kendine sunulan listede birinci sırada yer alan ibrahim Demir'i değil de bir süre önce üniversiteden ve memuriyetten atılan İsrafil Kurtcephe'yi Rektör olarak atadı. 
PROF DEMİR BU DURUMA AÇIKLIK GETİRMİŞTİ..
İbrahim Demir, adaylığını açıkladığı toplantıda son yapılan bu atama sürecini soran bir meslektaşımıza çok çarpıcı bir cevap vermişti. Toplantıda brahim Hoca verdiği cevapta "Kendisinin paralel devlet yapılanmasının etkisiyle Rektör yapılmadığını" ifade etmişti.. Yine Prof Demir, soru cevap giden basın toplantısında sorulara verdiği cevaplar ve imalı kullandığı cümlelerle halen vekaleten Rektörlük görevini yürüten Prof Dr Mustafa Ünal'ı kasdettiğini düşündüğüm bir ima yaparak "Akdeniz Üniversitesi'nde Paralel Devlet yapılanması ile mücadele anlamında hiç bir adım atılmadığını anlatmaya çalışması, üniversitenin ne kadar zorda olduğunu anlatır nitelikte olması, durumun vahimiyetini ortaya koyar nitelikte... Yine Prof Demir, göreve gelmesi halinde, bu adımları kendisinin atacağını ifade etmiş ve üniversitenin özgür tam bir eğitim kurumu olması için mücadele edeceğini dile getirmesi de çok önem arz ediyor diye düşünüyorum. 
Operasyonların sürdüğü şu günlerde ve zaman içerisinde İsrafil Kurtcephe'nin kamuoyuna düşmüş haberleri ve o, dönemden bu güne süregelen ve operasyonlara kadar uzanan kirli ilişkilere bakılacak olursa ve o günün şartları da düşünülünce Prof Dr İbrahim Demir'in atama ile ilgili iddiaları ve söylemleri oldukça akla yatkın görünüyor. 
İşin açıkcası Prof Dr İbrahim Demir'in ima ettiği gibi Vekil Rektör'ün Üniversite de bu konuda bir mücadele yürütmediği ve kamuoyunuda tatmin edici bir girişiminin olmamasına da bakacak olursak Prof Dr Demir'in imalarla anlatmaya çalıştığı iddiasını geçersiz kılacak bir veriye de sahip değilim. 
Ancak, bildiğim kadarıyla da şuan ki Vekil Rektör'de bu iddiaya bir cevap vermedi diye biliyorum. 
Öte yandan Vekil Rektör Ünal'ın paralel ile mücadele de gereken özveriyi göstermediğini düşünüyorum. Kamuoyundan da kokladığımız havaya ve kulislereden gelenlere bakacak olursak, kendisinin bu anlamda çekimser durum sergilediğini de düşünüyorum. Beni bu düşünceye iten temelde iki sebebin de  olabileceğini düşünüyorum. 
VARSAYDIĞIMIZ NEDENLERİ VE İDDİALARI ANALİZ EDELİM
İlki; Akdeniz Üniversitesi'nde kamuoyundan gördüğümüz portreye göre paralel yapılanması büyük oranda İsrafil Kurtcephe döneminde yapıldı. Vekil Rektör Mustafa Ünal'da bu dönemde İsrafil kurtcephe'nin yakın çalışma ekibindeydi. Şimdi olaya objektif bir analizle bakacak olursak bu nedenle kendi arkadaşlarına ya da kendi içinde bulunduğu ekip tarafından yol verilmiş bir kadrolaşma hareketine karşı bir mücadele yürütmekte güçlükler çekiyor olmalısı beklenen bir durum olmazmı... Öyledir demiyorum ama hayal kurup objektif bir şekilde mantık yürütüyoruz. 
Gelelim İkinci varsayıma; daha pragmatik bir kaygıya dayanıyor. Vekil Rektör 13 Temmuz'da ki seçimlerde PDY mensuplarının oyunu alabilmek amacıyla bu adımları atmamış olabilir mi?..
Kaldıki onların oyu ile Rektör olması halinde bu adımları hiç bir zaman atmayacağını düşünmek de akla aykırı değil ....
Gelelim üçüncü olguya; eski Rektör İsrafil Kurtcephe'nin üniversitemizi düşürdüğü durum ortada.. Açıkçası ben hicap duyuyorum. Hatta onun atanmasında rölü olanların da yaşananlar karşısında (Bekaret pazarlığı) hicap duyduğundan hiç kuşkum yok. 
OLANALARA KARŞI GELEN TEK KİŞİ
Sokakta ki her bireyin diline kadar düşmüş utandıran meseleler karşısında göğsünü her türlü alçak saldırıya başından beri siper etmiş hatta İsrafil Kurtcephe'ye, dur demek için hem de rektör yardımcılığı gibi önemli ve değerli bir koltuğu bırakarak olanlara karşı çıkmış, ona ve yaptıklarına karşı erdemli bir duruş göstermiş biri olan Prof Dr İbrahim Demir'in bu dönemde bunun mükafatını göreceğini umuyorum. Hatta bu konuda herkesin elini taşın altına sokup Antalya için üniversitemizin bu dönemde yıpranmış kimliği için erdemli bir duruş gösteren İbrahim Hoca'ya hakkaniyetle sahip çıkmalıdır diye düşünüyorum. 
BU DETAY ÖNEMLİ
Öte yandan diğer adaylardan Vekil Rektör Mustafa Ünal ve Muharrem Certel'in son aşamaya kadar İsrafil kurtcephe'nin yanında yer aldıklarını da unutmamak lazım. 
CUMHURBAŞKANIMIZIN SÖZÜ İBRETLİK
Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle söyleyecek olursak, "Hepiniz ordaydınız, hepiniz orda!!!" ...  Yani 'bekaret' karşılığında kadro dağıtılırken, 'paralel örgütlenme' yapılırken, bunca yolsuzluk yapılırken onlarda oradaydılar...
Şimdi sormak gerekmiyor mu?...
Yoksa orada değilde tatildemiydiniz Prof Ünal ve Cartel...???
BAZI ADAYLAR, CEMAATLERİ VE NUFÜSLARI DEVREYE SOKUYOR 
Gelelim diğer bir detaya; Rektör adaylarının içinde Antalyalı olan sadece Prof Dr İbrahim Demir var... Aslında nereli olduğu çok önemli değil ama belki ilk defa bir eğitim alanı için çok önemli. Çünkü İbrahim Hoca Antalya sevdalısı ve şehrinin medarı iftihari olan üniversitesini kendi ailesi gibi görmesi ve her bir öğrencinin kendi memleketinin bir evladı gibi bir felsefe ile düşünmesi ayrı bir ananetik anlam kazandırıyor. 
Öte yandan günümüzde üniversiteleri içinde bulunduğu şehirden soyutlamak da mümkün değil. Yinede "Aslında rektörlerin nereli olduğu neden önemli olsun ki" diyebilirsiniz. Ancak, kulislerden gelen bilgilere göre bazı rektör adaylarının sırtlarını başka illerin vekillerine dayadığı iddialarının yanısıra bazı cemaatlerin ise Akdeniz Üniversitesi Rektörlük seçimlerine müdahale etme gayreti içinde olduğunu öğreniyoruz. Hatta işin daha da vahim kısmı ise bazı adayların Ankara'da etkili konumda olan akraba ya da hemşehrilerinden medet umduğu gelen iddialar arasında. Bu vahim iddialar karşısında Antalya sevdalısı ve Antalya vekilleri açısından da kabul edilebilecek bir durum olmasa gerek diye düşünüyorum. 
"TATİL KÖYÜ GİBİ Mİ GÖRÜLÜYOR?.."
İnanıyorum ki Antalya vekilleri; rahmetli Demirel'in söylediği gibi "Antalyalı tapulu arazilerinin üzerinde bir başkasının gecekondu yapmasına izin vermez" herhalde diyorum... Kısacası Antalya'yi tatil yaparak çalışma alanı gibi görenlere bu kez bu üniversiteyi tatil köyü yaptırmamalıyız diye düşünüyorum. Çünkü burası eğitimin değirmeni... 
GELELİM EN ÖNEMLİ KANATE
Uzun soluklu detaylı ve en önemlisi objektif yaptığım görüşmelerden Öyle görülüyor ki hatta bu çerçevede kamuoyundan yaptığım çalışmadan da anladım ki rektörlüğün en iddialı adaylarından olan Prof Dr İbrahim Demir'in seçilmesi halinde hem Antalya için, hemde ülke için uluslararası Arena'da dahil olmak üzere büyük fark yaratacağını gözlemledim.
Bu detaylı yoklama sırasında üniversite ile ilgili  olan  birçok kişiyle yaptığım görüşmede, Prof Demir'in önce insan felsefesi dahilinde hayata bakış açısının olması bana göre onu farklı kılan en büyük özelliklerinden birisi olması da dikkat çekici... 
PROF DEMİR'DEN YÜZLERCE PROJE
Bu çerçeveden bakmanın ötesinde bir de ortaya koyduğu projeleri ise anlatmak ya da yazmakla bitecek gibi değil. Ben uzun uzun anlatmak yerine kendisinin kamuoyuna hem kendi şahsi sitesinden hemde basın açıklamalarında ilan ettiği onlarca projesinden birkaçını burada başlıklar halinde vererek, önce üniversite sonra Antalya'ya, sonrasında Türkiye için örnek bir üniversite olma yolunda şifreler verdiğini sizin de görmenizi istedim...
İşte Prof Dr İbrahim Demir'in onca projelerinden başlıklar halinde ki birkaçı...
Uluslararası Kongre Merkezi
1 Adet Büyük Oditoryum (Kapasite: 1500-2000) (theater style)1 Adet Küçük Oditoryum (Kapasite: 250-500) (theater style)5-10 Küçük Toplantı Odası (Kapasite: 50-100)Ana Giriş (3 veya 4 parçaya bölünebilir sütunsuz) 2 adet fuaye veSergi Alanı Ana Giriş ile Bağlantılı2 Restoran (500 m2)İnternet / Basın OdasıRevirOtopark (Kapasite: 2000)Helikopter Pisti
Yeni "Bilgi ve Belge Merkezi"
15 adet bilgisayar laboratuvarı (50 bilgisayar)1 adet donanım ve AR-GE laboratuvarı1 adet yazılım teknolojileri laboratuvarı1 adet ağ ve sunucu sistemler laboratuvarı1 adet serbest kullanım amaçlı bilgisayar laboratuvarı1 adet konferans salonu1 adet Telekonferans sistemiyle desteklenen Akıllı Sınıf1 adet Telekonferans teknolojilerini desteklenen seminer salonu
Bilişim Teknolojileri Merkezi
1 Makerspace / Hackerspace (3d Printer'a sahip)1 Internet ve Teknoloji Odası (Yüksek kapasiteli bilgisayarlar)Kapasite 20-30 Bilgisayar10 Tam Donanımlı Laboratuvar2 Toplantı Odası (Kapasite: 50-100)10 Bireysel Ofis1 Gözlemevi1 Görsel Oda (Kapasite:25-30)
Kentsel Sor. Arş. Mer.
AR-GE Laboratuvarı
Yeni "Sosyal Tesis"
Üni-Büs Projesi
7/24 Çağrı Merkezi
Ulaşım Kolaylaşacak...
Otopark Sorunu Çözülecek...
Konut Sorunu Çözülecek...
Hastel
Aşçılık Okulu
3 Michelin Yıldızlı Restoran
Yörük Kültürü Araştırma Merkezi
Ak Web TV
AkYay
KonAk...vs gibi birçok proje var...
Ve sayfa yetersizliğinden yazamadığım diğer onlarca projeler mevcut... Bizler  artık bir birey olarak bu millet için proje üreten gönül adamlarına ihtiyacımız var diye düşünüyorum... 
Şimdiden ülkemiz için hayırlı seçimler dilerim...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık