• 02 Eylül 2019, Pazartesi 12:21
OkanDilek

Okan Dilek

Sanatçıdır Gazeteci

Şaklaban ve sektörümüzü fırsatçılığa çevirmeye çalışan, alangirlidalangirli çapraz koşanlardan söz etmiyorum elbette. Gazeteciden söz ediyorum.

Ve bu işi gerçekten geçmişten gelen örf ve anane ile yapan tüm meslektaşlarım ‘Adeta Bir Suç İşleyen’ gibi görülmekte. Yine söylüyorum, zikzakçılarla Gazetecilik mesleğini yaparak evine ekmek götürenin ayırt edilerek değerlendirmede bulunulması önemli. Tam 28 yıl bu sektörün tüm kademelerinde bulunmuş biri olarak yaşayıp gördüklerimiz bir sanatçı edasındadır.

Maça gidersin ışıklar altındasın, konsere gidersin en iyi fotoğrafı çekebilmek için en önde sahnenin dibinde sanatçıya vuran ışığın altındasın. Rengarenk ışıklar yüzünüze vurur. Eğlence merkezinde, DJ’nin yanı başında dönen ışıkların altında sahneye bakarsınız. Düğün olur gelinle damat salona girerken yansıtılan renkli ışıklar önce sizin sırtınıza vurur. Yani aslında gazeteci hayat sahnesinin ışıkları altında tam bir sanatçı kıvamındadır. Işıkların bu kadar altında bulunuyor olmak sanatçılar ile adeta yarışan bir duruma gelirsiniz.

Hatta ilk önce siz dikkat çekersiniz. İlk önce size bakılır, sizin baktığınız yöne insanlar bakar. Yani ışığı takip ederler.  Bir zaman sonra üzerinize sinen o ışıkların tüm renklerini haber peşinde dolaşırken gündüz bile etrafınıza yayarsınız. Gazeteciyi sahneden indiremezsiniz. İndirmek isteseniz de yapamazsınız.

Çünkü yıllardır bu ışıklar vücudun tüm organlarına depo edilmiştir. Bitmez, sönmez, azalmaz bir enerjidir içinden etrafa yansıyan. İşte bu yüzdendir ki gazetecilik mesleği ancak mezarda biten iş temposudur.

Hasta olursunuz, ameliyat olursunuz, yıllık izin yapar, bayram tatiline çıkarsınız. Ancak tüm bunların üçte biri gün ve zaman kadar vaktiniz vardır. Her şeyi hızlı ve çabuk yapmak, dokunmak zorundasınız. Hayatı bu kadar çok hızlı ve çabuk yaşıyor olmak kendinişarz eden bir enerjiye dönüşmekte.

Yani gazeteci kendi vücut atölyesinde öyle bir sensör geliştirmiştir ki çalıştıkça bitmeye bir enerjiye dönüşür. Yaşı kaç olursa olsun. Gazeteci yazarken vardır. Sonra da bu hoşkubbe de bir sada olur unutulur gider. Ama sanatçıdır gazeteci. Işıklar önce onun yüzüne vurur.

Bir tiyatro oyuncusu, bir futbolcunun gece maçında ışıklar altında ki gösterisinden farksızdır yaptığı iş. Kaybettiğimiz tüm meslek büyüklerimiz, genç yaşta hayatını kaybeden tüm arkadaşlarımız sanatçı kimliğimizin sağ duyusu hissiyatıyla Işıklar İçinde uyusunlar.

Hiç merak etmeyin, biz var olduğumuz sürece, sahnede olduğumuz müddetçe ışıklar altında olacağız, aydınlatacağız, ışık olacağız karanlıklara…. Ne güzel ne güzel


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık
UA-9420185-1 google-site-verification: google03750594e72e0af5.html