• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
KadirTekin

Kadir Tekin

Evinizdeki televizyonları atın!

Günümüz malum teknoloji çağı

Her türlü alet ve edavata artık ulaşmak mümkün.

Öyle ki herşeyin hazırı yapılır hale geldi.

Yemeklerin bile hazırları satılıyor, evde uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz.

Peki  ama ne derece iyi?

Emek kavramı giderek azalmaya başladı, insan gücünün yerini makineler birer birer almaya başladı.

Peki Televizyonlara ne demeli?

Tek kanallı dönemleri hatırlayanınız vardır muhakkak.

Belli saatlerde Haberler ve hava durumu olur,belli saatlerde dizi ve sinema olurdu.

O zamanlardan bile televizyonlar hayatımızı etkilemeye,hatta bizleri yozlaştırmaya başlamıştı.

Köle Isaura’yı,Dallas’ı ve Küçük evi unutmayın.

Daha buna benzer birçok örnekleri vardı,Bonanza gibi,Uzay Yolu gibi,Brezilya dizileri gibi.

İşte ne olduysa o yıllardan sonra olmaya başladı.

Çok kanallı döneme geçildiğinde aslında kendi felaketimizi kendimiz hazırlamaya başladık.

Geceleri Kırmızı noktalı filmler izleyeceğiz  diye nöbet tutardık.

İlk Kırmızı noktalı filmlerin Perşembe günleri geceleri çıktığını hatırlatmama gerek varmı bilmiyorum.

Zıvanadan çıkılalı ise uzun zaman oldu aslında.

Ben evimde 5 yıldır ve hatta daha uzun  zamandır Televizyon izlemiyorum.

Nedeni ise çok basit.

İzlenecek doğru dürüst hiçbir şey yok.

Belgesel kanallarında yayınlanan canlılara ait dünyalar,yerel bazı kanallarda yayınlanan yayınlar ve dini yayın yapan kanallar haricinde izlenecek ne var Allah aşkına?

Banane Teyze ile Dedenin evlilik buluşmasından,

Babane acayip acayip yarışmalardan,

Banane kim kiminle gezmiş tozmuş magazin proğramlarından,

Banane bizi bizden çok uzaklaştıran saçma sapan dizilerden.

Hem sonra birçok kanal özünden ve kendisine ait görevlerden uzaklaşmamış mı?

Özellikle son 15 yıldır, bir çok kanal tamamen siyasetin elinde ve siyasete göre yayın yapmaya başlamadı mı?

Hani tarafsızlık?

Hani Özgür BASIN?

Öyle dizi ve yayınlar var ki artık,tamamen bizim olan değerlerden uzaklaştırmıyor mu?

Ekranlara bir baktığınız zaman,hep kavga,silah ve yozlaşmadan yana değil mi?

Şimdilerde duyuyorum,bazı diziler çıkmış bizi ve eskiyi anlatan,tabi ben izlemediğim için bilemiyorum.

Ancak adım gibi eminim ki muhakkak bir saptırma ve uzaklaştırma vardır.

Zaten yayınlanan dizilerin bir çoğuna bakın yabancı menşeilidir.

Ne zaman bizim olan bişey yapmaya kalksak Yabancılar ve onlara yakın olanlar tarafından engel olunmadı mı?

Şunu unutmamak lazım; eğer ki dış ülkelerden ve destekçilerinden bize ait bir şey takdir ediliyorsa, yada yapmak istediğimiz bir şeylere destek geliyorsa kesinlikle tehlike vardır.

Amaç bellidir ve eskiden beri yapmak istedikleri şey olan,İslamı ve Türkiye’yi yok etmektir.

İslam adına bir çok şeyi yapmaya başladılar üzülerek söylemek gerekirse.

Eskiden vakit namazlarında ve Cuma namazında Dükkan önüne konulan Sandalye zamanı geçti çok yazık.

Ne Büyüğün Küçüğe sevgisi, ne de Küçüğün Büyüğe Saygısı kaldı.

Eşler arasında ve hatta Anne-Baba ve çocuklar arasında bile iletişim kopukluğu aldı başını gidiyor.

Tabi herşeyi televizyona bağlamamakta lazım,ancak kendi özümüzü unutup YABANCILAŞMAYA başladığımız ve özendiğimiz gün, bizim sonumuzu yavaş yavaş getirmeye başladığımız gün olmuştur.

Herşey eğitimle başlıyor,Herşey kendimiz olmamız,bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmamızla başlıyor.

Kalkınma demek,ileriye gitmek demek,Çağı yakalamak ve gelişmiş Ülke olmak demek, bütün değerlerimizi yıkmak demek değildir ki.

Tekrar kendimiz olmalı ve kendimize gelmeliyiz.

Başka türlü Öz değerlerimizi korumamız, Huzurlu  ve Saadet içinde yaşamamız mümkün görünmüyor

 

 

SAAYGILARIMLA 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık