• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
KadirTekin

Kadir Tekin

Ak Parti gelenekleri bozuyor

Dün Cuma  Namazı’nda karşılaştığım AK Parti il Başkanı Rıza Sümer ve arkadaşlarıyla ayak üstü güzel  bir sohbetin ardından başkan bizi de davet etti.

Birlikte gerçekleştirdiğimiz esnaf gezisinde listenin ilk sıralarında yer alan milletvekilleri yoktu.

Olmaması aslında kötü bir durum değil. Çünkü listenin 9’uncu sırasında yer alan Nevin Korkmaz Zor ile 13’üncü sırada yer alan Murtaza Tamyürek ekipleriyle ahenk içerisinde çalışması dikkatimi çekti.

Yılgınlık ve kırgınlık olmadan İl Başkanı Rıza Sümer ile Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte yılgınlık olmadan partilerinin Antalya’da iktidar olmaları için dükkan dükkan gezerek her esnafa kendilerini tanıtım sohbet etmeleri ise inanmışlıklarını gösteriyor.

MHP ve CHP’de şimdilik birinci sıradan 14’üncü sıraya kadar çalışan aday adaylarını sahada görme imkanımız olmadı ama AK Partililerin profosyonel bir şekilde ekip ruhuyla hem kendi aralarında hem de esnafla yaşadıkları hoş sohbet hakikaten güzel bir görüntü sergiliyordu.

Yaşanan aday adaylık sürecinde herkes gibi bizde kim aday yapılacak ya da hangi partiye kaç tane ithal aday yerleştirilecek beklentimiz adaylar belirlendikten sonra son buldu.

Antalya her dönem hemen hemen her siyasi parti tarafından İthal adaylar yüzünden, Antalyalı da aynı şekilde İthal adaylar yüzünden çok çekti çekmeye de devam ediyor.

Her seçim dönemi   bir  ya da birkaç ithal aday yollanıyor ve bu sizin vekil adayınız deniliyor.

Gerçi CHP bu dönem ön seçim yaptı ancak, Kusura bakılmasında Deniz Baykal kaç yaşında ve kaç yıldır parlamento da diye de adama sorarlar.

AK Parti’nin birinci sıra Milletvekili adayı olan Eski Ulaştırma Bakanı Lütfü Elvan’da aslında İthal bir aday.

Elvan’ın basınla bir araya geldiği kahvaltı programına katıldım.

Sorular kısmına gelindiğinde kendisine sormak istediğim konu ve soru bu olacaktı aslında; İthal aday.

Ancak sayın bakan bir başladı ki konuşmaya, bu soruyu sormak aklımdan bile geçmedi.

 “Hangi ara hangi dere, Antalya’yı öğrendiniz ve sorunlara hakimsiniz” diye sormak bile geçti aklımdan.

Belli ki dersine çok iyi çalışmış ve sanki 40 yıllık Antalyalı gibi, Antalya’da yaşayan bazı siyasilerden çok daha iyi biliyor Antalya’yı ve sorunlarını.

AK Parti, sadece seçim dönemlerinde değil yılın her zamanında durmadan bir şeyler yapmaya çalışan bir parti ve ekibe sahip, bir kere bunu kabul etmek lazım.

En fazla ve en ağır eleştirileri yapan birisi olarak, yerel yönetimlerde yapılanlar ortada.

Kepez’de Tütüncü tarih yazmaya devam ederken,

Şimdiye kadar hiç mesaim  ve sohbetim olmadığı Türel’in yaptıkları da ortada.

Diğer bir konu ise AK Parti’nin çaycısından İl Başkanına kadar herkes aynı konumda nerdeyse.

Kimsede Kibir ve büyüklenme görmedim(İstisnalar kaideleri bozmaz).

Ancak her kasada çürük domates yok mudur? Elbette vardır.

Hırs uğruna Milletvekillerini ya da yöneticileri karalamak; İnsanın Meşrebiyle bağlantılıdır diye düşünüyorum.

Antalya Milletvekili olan ve şimdi de Milletvekili adayı olarak seçilecek bir yerden yazılan Gökçen Özdoğan Enç’i uzun yıllardır tanırım.  Bir gazeteci olarak Enç’i beş yıllık milletvekilliği döneminde tanımama rağmen aramamışımdır.

Neden Gökcen Özdoğan enç diyorum. Çünkü aday adaylıkları süresinde mevcut milletvekillerin performanslarını genel merkezleri  beş yıllık süreyi değerlendirerek belirledi. Ama bazı kadın adayların ise yanlış yolda giderek aynı partide siyaset yapacakları bu isme cephe açarak farklı kulvarlarda yıpratmaya çalışması da Enç’in ne kadar başarılı ve partisinde güçlü olduğunu gösterdi.

Bunun yanı sıra başarılı bir İl başkanlığı dönemi geçiren Mustafa Köse’nin de “Kimsenin tavuğuna kışt” dememesine rağmen farklı açılardan yıpratılmaya çalışılıp aday yaptırılmamak için mücadele verilmesi ise ilginçti.

Köse ve Enç’i yıpratmak isteyen grupların aynı kişiler olması neyin peşinde olduklarının da pek anlam verilemesi ise en dikkat çekici bölüm.

Fakat şimdi bakıyorum bazı kesimlerin bizim meslektaşlarımız olmamasına rağmen bu isimleri ağızlarına dolayarak sosyal medya üzerinden danışmanlarına kadar uzanan eleştireleri de gördüğümüzde bu  eleştirilerin yıpratma harekatlarının bitmeyeceğini gösteriyor.

Ama 7 Haziran’dan sonra kim vekil olur kim olmaz bilmiyorum ama bir hesaplaşma günün geleceğini gelecek gibi görüyorum.

Yine Ak partinin şu anki çalışmalarına baktığımızda her seçim dönemi sanki dün kurulmuş bir parti gibi, Sanki Baraj alında kalacaklarmış gibi, Sanki ilk defa iktidar olacaklarmış gibi çalışmaları İşlerini ne kadar önemsediklerinin delili değil mi?

CHP’nin Kalesi olarak iddia edilen Antalya’da hangi partinin kaç Üyesi var bunu iyi analiz etmek lazım.

Değilse bazı partiler gibi Üye azaltmak yerine, Üye sayısını sürekli çoğaltan bir parti AK Parti.

Ancak bir eleştiri yapmadan geçemeyeceğim.

Aday sıralamasında bazı aday adaylarının hakkının yendiğini ve o listede isimlerinin de olması gerektiğini düşünüyorum.

Ama kimlerin samimi olduklarını da bu listeden sonra artık görmüşlerdir sanırım.

Antalya seçimleri her şeye gebe durumda.

CHP kendisine 8 hedefi koymuşken, MHP 6’ya, AK Parti’de 8-9 ‘a kilitlemiş durumda.

Bekleyip göreceğiz…

 

SAYGILARIMLA  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık