• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
İbrahimÖzbek

İbrahim Özbek

Dalkavuk adayı

Adamın biri can sıkıntısından kurtulmak, nefsine hoş gelen sözler duymak için bir dalkavuk aramaya başlamış.


“Mademki böyle bir şeye karar verdim o halde ŞEHİRİN en iyi dalkavuğunu bulmalıyım” diyerek, eşe dosta haber salmış.
ŞEHİRİN çeşitli yerlerinden birkaç kişi dalkavuk olmaya talip olmuş. 

Dalkavuklar sırayla adamın makamında huzura çıkmışlar.
İlk aday kendisini tanıtıp çalıştığı yerleri anlatmaya başlamış.
Adam sabırla dinledikten sonra, demiş ki;
“Aslında sen pek dalkavuğa benzemiyorsun”
Dalkavuk adayı,
“Nasıl olur efendim, hizmetinde bulunduğum herkes benden övgüyle bahsederdi. Onlara da sorsanız benim ne kadar iyi bir dalkavuk olduğumu mutlaka anlatacaklardır”
diyerek kendini savunmaya çalışırken, adam bu adayın istediği dalkavuk olmadığını söyleyip diğer adayı çağırtmış.        

Aynı konuşmalar defalarca tekrar etmiş.
Gelen herkes kendisini ve çalıştığı yerleri anlatıyor, adamın, “Sen pek dalkavuğa benzemiyorsun“ sözüne karşılık, kendini savunmaya fırsat bulamadan sıra diğer adaya geçiyormuş…

Nihayet bir aday daha kendini tanıtmış,  adam yine aynı sözü tekrarlamış,
“Aslında sen pek dalkavuğa benzemiyorsun” demiş… Aday,
“Pek benzemem efendim” diye cevap verince, adam,
“Dur bakayım, sanki sen biraz benziyorsun” 
Aday, “Biraz benziyor olabilirim efendim” diye cevap verince, adam aradığı dalkavuğu bulmuş.

Şöyle çevrenize bir bakarsanız.
Etrafını dalkavukların sardığı, onların yağdırdığı sözde övgülerle beslenen,
Partisi, Davası, memleketi ve milleti için büyük hizmetler yaptığını zannederek ayakları yerden kesilen,
‘Alçak dağları yaratmış’ edasıyla gururlanan bazı yetkilileri hemen fark edeceksiniz.
Övgüler, pohpohlamalar o kadar tatlı geliyor ki,
bu gün onların çevresindeki dalkavukların
yarın başkasının çevresinde yer alacağını bile unutuyorlar.  

Aldıkları her kararın, yaptıkları her işin sonunda dalkavukların,
“Çok güzel oldu efendim”,

“Şahane bir karar”,
“Bundan mükemmeli olamaz”,
“Siz bir ülkü dahisiniz efendim”

gibi yağlamalarıyla burunlarının ucunu göremez hale gelen bu yetkililer, Osmanlı Padişahlarının görevlendirdikleri kişilere, saraydan her çıkışlarında “Gururlanma Padişahım, senden büyük Allah var” dedirttiklerini de akıllarına getiremezler.  
Yaptıkları bütün işlerin mükemmel olduğuna,
hep isabetli kararlar aldıklarına inanarak, hatalarını göremez hale gelirler…
Ah şu nefis, dalkavukları bir ötelese… 
Olay tüm çıplaklığıyla ortaya çıkacak ama… Maalesef etraf dalkavuk dolu.


Saygılarımla,
İbrahim Özbek
S.M.Mali Müşavir
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık