• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
FatihGürbüz

Fatih Gürbüz

Polisi polisten Allah korumuş

Yazının başlığı belki çok ağır olabilir ama aşağıda yazacaklarımı ağzınız açık, hayretler içinde bir solukta okuyup ne tepki vereceğinizi merak ediyorum…

Polisle ilgili kötü yazılar yazmayı sevmem ama iyi polisi ve şehit olan onca canı görünce Antalya’da elinde şarap şişeleriyle dolaşan sarhoş polisler olduğunu öğrendiğimde de bu yazıyı yazmak zorunda kaldım…

Yazacağım olay geçtiğimiz Ocak aylarının sonunda Konyaaltı’nda gerçekleşmiş…

Gecenin ilerleyen saatlerinde gürültüden rahatsız olan vatandaşlar 155’i arayarak şikayette bulunuyor… Bunun üzerine en yakın polis ekibi haber merkezi tarafından olay yerine Arapsuyu Mahallesi Belediye Caddesi olarak bilinen yerdeki Halil Usta olarak bilinen meyhanenin bulunduğu yere geliyor…

Resmi araçla ve resmi üniformalarla olay yerine gelen nöbetçi ekip iki kişinin hararetli bir şekilde yüksek sesle konuşmasına tanık oluyor ve “İyi akşamlar” diyerek yüksek sesle konuşan bu iki kişiden kimliklerini vermelerini ve sessiz olmaları konusunda uyarıyor…

Bu arada bir tanesinin kimliğini vermek istememesi ve resmi polislere ağıza alınmayacak sinkaflı sözler ve hakaretler üzerine ortalık karışınca Halil Usta denilen meyhanenin içerisinden yine ayakta duramayacak şekilde iki kişi daha koşturarak geliyor…

“Durun arkadaşlar bizde Polisiz” deyince işler iyice karışıyor…

Resmi polislerin kendilerine hakaret ettiği diğer gelenlere anlatılmaya çalışıldığı anda ilk olay yerindeki Polis (B) olarak bilinen kişinin belindeki silahı çekmesi üzerine tüm yapılan iyi niyetli konuşmalar o anda son buluyor…

Bir tarafta ayakta duramayacak kadar alkol alan sivil polisler diğer tarafta üzerlerine silah doğrultulmuş görevlerini yapmaya çalışan üniformalı polisler…

Üniformalı polisler bir anda kendilerine silah doğrultan kişiyi etkisiz hale getirdiğinde kargaşa iyice çoğalıyor ve yine Halil Usta denilen meyhanenin içerisinden 20’nin üzerinde sivil polisin daha çıktığı iddia ediliyor…

Bu arada Polis Haber Merkezi’ne kendilerene silah doğrultan kişiler olduğu ve polis oldukları anons edilince görevli bir o kadar da polis gelince ortalık yangın yerine dönüyor…

Polisler polisleri susturmaya ve gözaltı yapmaya çalışınca bu defa rütbeler ve makamlar devreye giriyor…

Silahı çeken polis ve olaya karışan birkaç polis aynı anda uzaklaştırılıyor ve kaybediliyor…

Resmi polisler kendilerine hakaret ve tehdit eden, silah çeken polislerden şikayetçi olmasına rağmen sivil polisler kayıp ediliyor ve ertesi gün geç saatlerde ifadeleri alınıyor..

Antalya tarihine kara bir leke olarak geçen bu olayda kimsenin burnu kanamaz iken Antalya Emniyet Müdürü Cemil Tonbul ve Antalya Valisi Muammer Türker bu konuda olaya karışan polis, amir ve müdürler hakkında nasıl bir işlem yaptı.

İddialar yenilir yutulur cinsten değil fakat bu sivil polis olhduğu iddia edilen kişilerin karşısında sivil vatandaşlar olsaydı nasıl bir olay yaşayacaklardı..

Her şey bir yana Güneydoğu’da PKK terör örgütü ile mücadele etmek için sıraya giren meslektaşları şehadet şerbetini içerken, sivil polis olduğu iddia edilen o polislerin meyhanede amirleri ve müdürleriyle “Şerefe” diyerek alkol içmeleri alem yapmaları ne kadar doğru…

Antalya Emniyet Müdürü Cemil Tonbul’un izinli olduğu bir dönemde gerçekleştiğini öğrendiğimiz bu olayın ciddi bir şekilde irdelenmesi ve meyhanelerde gruplar halinde alem yapan polislerin rütbesine bakılmaksızın çıkardıkları olaya göre cevalandırılması gerekir…

Alkolün verdiği cesaretle sarhoş bir polis memurunun çıkardığı olayda görevli polislerden bir tanesi yaralansa hatta hayatını kaybetse kamuoyuna hangi mantıkla bir açıklama yapılacaktı…

Hergün hayatını memleketine siper eden polisler şehit düşüp  mezarlara defnedilirken, Polis teşkilatının ise böyle bir tartışmayla anılması utanç vericidir…

Daha yazılacak çok iddia var ama bu olayın kahramanlarına nasıl bir ceza verilecek ve Antalya Polis Teşkilatı’nda nasıl bir uyarı yapılacak bekleyip hep birlikte göreceğiz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


İbrahim Tıraş İbrahim Tıraş 11.01.2018 13:03

Fatih kardeşim. 1991 yılı seçim ittifakıyla 2018 desteği bir birine karıştırmış gibisin. 1991 de pazarlıklar la ittifak yapılmış. 2018 de ise düğü. Değil bayram değil destekliyorum deniyor. 1991 ittifakı myk da tartışılıp karar alınıyor. Şimdi ise bir kişi karar veriyor. Birinde ortak karar birinde yanaşma durumu var.

Cemal GEÇER Cemal GEÇER 11.01.2018 16:04

yüreğine ve kalemine sağlık kardeşim

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık