• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
ErsinAybar

Ersin Aybar

Yine bir seçim ufkundayız gönlüm! Bakalım neler olacak

        Yıne bir Gül Nihal aldı bu gönlümü  değil , yine bir seçim ufkundayız diye başlamak durumundayız . Keşke Dede Efendinin bu unutulmaz rast şahaseriyle satırlarımıza devam edip gönül dünyamızın buğulu ufuklarında dolaşabilseydik ! Ama ciddi ciddi seçim sathı mailine girdiğimiz için mecburen seçimlerle ilgili bir kaç kelâm edeceğiz ! Dev şairin " ben sana mecburum " dediği gibi bir mecburiyete şartlanmışlık hissediyor beynim...

            7 Haziran seçimlerine muhalefetimiz sanki bir asır varmış gibi   bakarken çok eleştirilen AKP iktidarı yarın seçim olacakmış mantığıyla hazır ve nazır olarak karşımızda ! Hani derler ya " çok konuşma, bana yaptıklarını söyle veya Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz "  iktidar ülkeyi yanlış yönetebilir. Plânını proğramını söylemlerini icraatlarını ülkenin âli menfaatlerinin tam tersine  göre uygulamalarla ülkeyi bölünmenin eşiğine getirebilir ve bu halde bile %50 bandında oy alabileceği ortak kabul görebiliyorsa  bu noktada muhalefet açısından vahim bir durumun var olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz ! 

             İktidarın bu denli büyük yanlışlar yaptığı bir ülkede muhalefetin hiç bir çaba göstermese bile pirim yapması , oylarını hızla arttırması gerekmez mi ?  O halde neden tersi oluyor ve oylar stabil bir durum arzederek  sosyolojik bir akışkanlık göstermeyip durağan bir sabitlenme karekteri gösteriyor? Yıllar boyu  AKP nin %50 bandı ne kadar yanlış yapsa devam edecek mi ? 

            Siyaset sosyolojisinin dünya normlarında cevaplarken zorlanacağı bu soruya cevap ülkemizdeki siyaset bilimcilerince ortak bir değerde cevaplanıyor;  muhalefet zaafı !  Muhalefet partileri malum; CHP , MHP ve HDP olarak mecliste temsil ediliyorlar. " parlemento dışında bir çok siyasi parti olmasına rağmen sistem içinde varlıklarını hissettiremedikleri için onları gündemimiz içinde değerlendirmiyoruz "  CHP direkt Cumhuriyeti kuran parti, Atatürk 'ün partisi olmasına rağmen bu gün bu vasıflarının çok uzağında gel gitlerin partisi , makyavelist, ilkesiz bir görüntü sergilemekte, yalpalayarak belirli kulvarlarda koşabilmek belirli bölgelerde var olabilmek uğruna kuruluş ilkelerini ayaklar altına almaktadır.  Örneğin, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün kurucu iradeye, cumhuriyet değerlerine, Atatürk 'e , kurucu unsurlara ağızlarını doldura doldura her şeyi söylemelerine rağmen CHP yönetimi bölgesel siyasal denge hesaplarıyla bu adamlara en küçük bir tepki dahi göstermemektedir. 

    Kılçtaroğlu'nu tenkit ederken  bir hakkını da  tescil edelim   Ara ara partisini Anadolunun manevi iklimiyle buluşturmak için özel bir gayret gösterse de partinin içinde yuvalanan marazi jakoben ve lâikliği bir din gibi algılayan  DNA ların temsil ettiği yapı onun bu iyi niyetli çabalarını sonuçsuz birakıyor . Burada esaslı bir tespitte bulunalım. Bir hareketi başarıya ulaştıran ortak aklın kullanılma biçimidir. Ortak akıl kadrolaşmada ideal ve ortak değerlerin etrafında buluşabilecek kadroları seçerken asla ve asla hata yapmamalı ve ayni düşünce sisteminin içinden gelmiş yetenekli donanımlı birikimli temsil kabiliyeti olan kişilerden oluşan bir kadro kurmalıdır. 

      Maalesef bu gün  böyle inanmış , bir idealde birleşmiş donanımlı, yetenekli, birikimli, sosyalsiyaset, felsefe, tarih sosyolojisi, dünya siyaseti konularında yetişmiş temsil kaabiliyeti olan dinamik, çalışkan bir meclis gurubunu hiç bir partide göremiyoruz ! AKP de iktidar olmanın getirdiği avantajlarla  sevin veya sevmeyin, beğenin veya beğenmeyin halkla olan elektirik alışverişiyle, duruşu ve hitabetiyle karizmatik bir lider portresi çizen ve halâ Aksaraydan partiyi yöneten Erdoğan 'la bu zaaf bir ölçüde önlenebilmektedir.  Ama muhalefet partilerinde bu zaaf iktidar gücü olmadığı için açıkça ortaya çıkmaktadır. 

     CHP nin kurucu iradenin karakterini yansıtamayan karmaşık bir meclis gurubundan oluştuğunu belirtmiştik. Seçimler bu karmaşık yapıyı kaldırıp ideal çizgiyi yakalamanın partileri asli nüvelerine doğru çekmenin bir fırsat kapısıdır. Yeterki yönetici kadrolar bu konuda bir irade kararlılığı ortaya koysunlar! 

       Ön seçim yapacağını açıklayan CHP nin  gelecek adaylar konusunda üst yönetim katmanlarında çok dikkatli bir süzgeç kurarak partinin kuruluştaki Atatürk ilkelerine karşı olup bölgesel oy popülâriteleri dolayısıyla ön seçimleri kazanmaları muhtemel olan bölücü odaklara mensup aday adaylarını veto ederek gelecek yeknesak yapıyı sağlamaları gerekir. 

      MHP de haddizatında meclis gurubunun kalite, birikim, donanım, kalite ve kantite, yüksek temsil kaabiliyeti, vizyonu , hitabeti olan donanımlı kişilerden oluşması için bu seçimin CHP ye göre çok daha kolay ve avantajlı olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki, MHP de önseçim değil merkez yoklaması söz konusu olduğu için 50 yıllık ülkücü hareketin içinden gelen harekâtın karekterini yansıtan donanımlı temsil kabiliyeti yüksek kişiler değerlendirilip bunun yanında MHP nin düşünce sistemine sempati duyan veya ülkeyi MHP nin düzlüğe çıkaracağına inanan  aydın entellektüel, birikimli kişileri  adaylık sürecinde değerlendirip 7 Haziran sonrası mecliste bilgili yüksek temsil kaabiliyetli, gürül gürül akan ırmaklar gibi hitap edebilen ateş gibi bir  kadro kurulursa MHP nin Türk halkının geniş kitleleriyle kucaklaşma süreci mutlaka çok kısa zamanda gerçekleşecektir. Yeter ki hata yapılmasın! Eş dost kayrılmasın ! Kalite ve temsil kabiliyeti aransın donanım ve birikim aransın ! 

       Örnek;  bir adam başarılı bir fizik öğretmeni veya çok başarılı bir inşaat mühendisi olabilir veya çok iyi bir tıp doktoru ! Ama hayatı boyunca kendi mesleki akademik bilgilerinin dişinda kültür, edebiyat, tarih, sosyoloji, sosyal siyaset konularında beyin bilgi bankasına bir şeyler katmamış, yalnız kendi mesleki konularında konuşabilen donanımsız birikimsiz temsil kabiliyeti olmayan, kendini ifade edemeyen, toplulukların karşısında fikrimizi idealimizi anlatabilme becerisi olmayan, ülkücü hareketin alfabesini bilmeyen, Dündar Taşer, Erol Güngör, Yusuf Akçora kimdir dediğinde bön bön bakan adamları aday yaparlarsa  hem seçimi zora sokarlar hem de seçildiklerini farzettiğimizde MHP nin Türk halkının geniş yığınlarıyla buluşması bir başka seçim baharına ertelenir. 

      MHP tabanındaki çekirdek artık yeter diyor! Doğru ve kaliteli tercihler bekliyor! Taban kendini temsil edecek kadroların gelecekteki MHP iktidarlarında ülkeyi yönetebilecek nitelikte birikimli donanımlı  şanlı mazisinin sayfalarında milliyetçi ülkücü ufkuyla geleceği inşa edebilecek  kişilerden oluşmasını bekliyor.   Umarız bu defa tercihler doğru olur.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık