• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
ErsinAybar

Ersin Aybar

Türkiye tarihinin en önemli günlerini yaşıyor... Sözün bittiği yer!

     İnanın 92 yıllık Cumhuriyet tarihimizin belkide en sancılı en kritik günlerini yaşıyoruz.  Evet 1925 Şeyh Sait isyanı 1937-38 Dersim olayları kritik olaylardı bunu tescil ediyoruz. " 1925 isyanı Musul plebistini önlemek amaçlı bir İngiliz organizasyonu 1937 Dersim Hatay plebisti ve iltihakını önleme amaçlı bir Fransız , İngiliz röprodiksiyonuydu . " Seyit Rıza'nın özel kalemi, danışmanı , akıl hocası  Koçgiri isyanına da bulaşmış Nuri i Dersimi namı diğer Baytar Nuri ile Suriyeli arkadaşı Fransız istihbaratından İzzeddin arasındaki yazışmalar ve Seyit Rıza'nın mektupları İngiliz Kraliyet Arşivlerinden incelenirse  her şey açıkça anlaşılır.  " 

1925 ve 1937 de Türkiye'nin şansı başında dünyanın en önemli ve saygın liderlerinden biri olan Mustafa Kemal Atatürk'ün olmasıydı.  Her iki krizde  önemli hasarlarına rağmen ülke menfaatleri neyi gerektiriyorsa yapılarK devlet kararlığıyla aşıldı.  Emperyalizmin 150 yıldır bıkmadan açtığı Kürt kartının son versiyonu olan PKK  1984 den beri " Asala yok edilince Ermeni kartı yerine açılan Kürt kartı " olarak  Türkiye'nin başına belâ edildi. 

1984-2002 arası devlet - PKK arasında amansız mücadeleler verilirken emperyal , yüzsüz batı ikili oynayarak PKK yı büyütüp besledi finansal lojistik silâh araç gereç desteği sağlayarak 150 yıldır uyguladığı stratejinin ana hatları olan Anadoluda bir Kürt bir Ermeni devleti kurma konusunda inatla mücadele etti . Bu evrelerde PKK ya karşı en etkin mücadele ve uygun stratejiler " finans ve silâh tedarik kaynaklarını kurutmaya yönelik baronların  bazı sivil güç odakları kullanılarak yok edilmeleri operasyonları " Tansu Çiller dönemlerinde yapıldı. 

Daha sonra da kararlılıkla sürdürülen mücadeleler sonubda acı kayıplara rağmen 2002 yılına gelindiğinde PKK nın çökertilip diz çöktüğünü gördük. 2002 yılı  devlet rakamlarında yalnız 2 şehit verdiğimizi görüyoruz. 2002 den sonra AKP iktidarı ile birlikte  BOP süreci ve artan ABD etkinliği" Bu noktada büyük gerçek şudur ki bir zamanlar ABD ye ve batıya Büyük Şeytan ve kâfirler olarak bakan  Türkiyedeki  yeni iktidar eski Radikal İslâmcı AKP yöneticileri  1923 ten beri kendilerini ezdiklerini düşündükleri Türkiyedeki güç odaklarına- Ordu, asker sivil demokratik lâik güçler-  karşı  Büyük Şeytan dedikleri ABDnin emin limanlarına sığınarak ittifak yapıp- takiyye de olsa-  kendilerini ABD ve Batının koruma kalkanına aldılar.  Artık onlar ABD nin Türkiyedeki en stratejik yandaşlarıydılar. BOP  politikaları gereği TSK leri artık ABD tarafından yavaş yavaş gündem dışına itiliyor OrtaDoğudaki   otokratik islâm ülkelerine ABD tarafından  AKP rol model olarak gösteriliyordu "  ve meydana çıkan yeni durumda ABD nin Wilson'dan beri 100 yıllık aşkı Kürt devleti kurma arzuları PKK nın tekrar palazlanmasına ve AKP geleneğinin klonlarında bulunan islâm ümmetçiliğinde ısrarları ve milli politikalara Türk ve Cumhuriyet kavramlarına karşıt uygulamaları Türk devlet yapısında zaafiyetler meydana getirdi. Sonuç 2002 de 2 ye gerileyen şehit sayıları her geçen sene artarak  çift ve üç haneli rakamlar ulaştı. 

2006 dan sonra ABD nin iç işlerimize iyice müdahil olarK Henri Barkey ve Davids Phlips'e hazırlattığı raporları AKP yetkililerine -Çözüm Süreci- olarak kabul ettirdiklerini görüyoruz. Bu bir çözüm süreci değil çözülme sürecinin başlangıcıydı. Arkasından Oslo, Habur , Dolmabahçe geldi Türk devletinin egemenlik hakları bir eşkiya sürüsü olan PKK  ile paylaştırılmak isteniyordu. 

Bu süreç devam ederken Büyük Şeytan ABD boş durmuyor global şirketlerinin çıkarları ve Evangelist felsefedeki kan kardeşleri İsrail'in bölge güvenliğini sağlamak için önce Kuzey Afrika'yı sonra Orta Doğu'yu karıştırıyordu. Ve Suriye karışırken Türkiye ile ABD görünüşte ayni hedefe ortak kilitlenmişlerdi. Ama olayların gidişatı ve AKP lider kadrosunun genetiğinde olan radikal sünni islâm damarı ile baştan var olan takiyye felsefesi kısa sürede ABD ile AKP arasında Suriye politikalarında ayrılığa dönüştü ! 

AKP mevzii islâm savaşçılarını -El Nusra gibi- destekleyip nihai hedefte yeniden bir Osmanlı gibi Sünni İslâm imparTorluğu hevesiyle içten hesaplar yaparken ABD şehir devletçikleri içeren çok parçalı bir Suriye tezini işliyor her dil din mezhep etnisiteye kendi devletçiklerini vaad ediyordu" nedense Türkmenler hariç"  Bu  politik ayrılık ABD -AKP arasına kara kedi sokarken ciddi  bir takım sonuçlarda doğurdu. ABD nin Türkiyedeki bir nolu güvenilir müttefiki olan Gülen cemaati ile AKP can ciğer kuzu sarmasıyken amansız düşman oldular ve dersaneler olayına karşı atakda 17-25 Aralık operasyonuyla geldi. 

İç te ve dışta meydana gelen bu gelişmeler sonucu ABD ve Batı  PKK -PYD -YPG güçlerine çok daha fazla destek verip parçalanan Suriye'nin Türkiye sınırını 900 km lik bir hat olarak Salih Müslim'in PYD sine   Bırakma kararlılığını ortaya koydu. Bu durum Türkiyenin geleceğini ve Güneydoğu Anadolunun orta vade kaderini negatif etkileyeceği için Türkiye Kobani ve Afrin arasındaki bölgeye şu anda YPG ve PYD güçlerinin girmesine engel oluyor ve Cerablustan Halep'e kadar olan bölgeyi güvenli bölge tampon bölge ilân ettirip şimdilik TSK ile daha sonrada Türkmen milisleri ile kontrol etmek istiyor. 

Türkiye bu plânını kısmen fiili olarak uygulamaya başlayınca dananın kuyruğu koptu ve SURUÇ'TA PATLAYAN BOMBA VE 33 KİŞİNİN ÖLÜMÜ  SONRASI UYURKEN VURULAN POLİSLER LE BAŞLAYAN  GÜYA İNTİKAM DARBELERİ SONUCU ŞEHİTLERİMİZİN SAYISI 50 yi geçti ! Güya diyoruz zira Türkiye devletinin Suruç katliamıyla ne işi var ? Suruç katliaminda bir tek PKK ve PYD li ölmedi ! Manidar değilmi ? Kendi provakasyonları olduğu açık !  İŞİD  aslında bir ABD İngiltere konsorsiyonunun kontrol ettiği örgüt ! Dünyayı Radikal islâmla korkutuyorlar sonrada PKK -PYD  İşid'e karşı batı desteği ile savaştırılıp batının sempatik Kürtleri olarak gösteriliyorlar. Yani  PKK -PYD batılınun gözünde kahraman Robin Houd  olarak algılanıyor. Mükâfatları da  batı zorlaması ile Türkiyeden bölünecek topraklarda kurulacak bir Kürt devleti ! Tabii sıkarsa, kurdururlarsa, yersen ! 

Şu anda dış ve iç politikalar gereği açılım falan kalmamıştır ! Bakmayın siz politik söylemlere !  PYD -PKK Türkiye Suriye' ye Cerablus'tan AFRİN KOBANİ arasını kontrol iradesini koyduğu andan itibaren kudurmuş köpekler gibi Batılı sahiplerinin de onayıyla saldırmakta kahpece tuzaklarla asker ve polislerimizi şehit etmektedir. 

İşte Türkiye bu korkunç gerilim içinde 1 Kasım'da yeniden seçime gidecektir. Dış poliıik dinamikleri göz ardı ederek iç politikayı yorumlamak yanlıştır. Bizce 1Kasım'ı da doğru okumak için dış politika dinamiklerini önümüzdeki günlerde iyi anlamak gerekir! 

Satırlarımın sonunda sizlere bir bomba öngörü daha !  AKP-MHP koalisyonu milli devlet menfaatleri gereği kuruluyordu ! Belki bakanlar kurulu bile belliydi ! Ama son dakikada enternasyonal büyük güçler bölgede böyle bir hükümetin ŞAHİN kabul edileceğini ve gerilimi tırmandıracağını ileri sürüp Türkiye'ye şimdilik kaydı ile MHP siz bir hükümet telkininde bulunmuş olamazlar mı ? 

Komplo teorisi falan deyip dudak bükebilirsiniz! Ama inanın milletvekillerininbile %99 unun bilmediği o kadar enteresan şeyler oluyor ki !


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık