• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
ErsinAybar

Ersin Aybar

MHP kongrelerinin anotomisi ve gerçek

İşte gerçek! YSK karar vermeden bir saat önce MHP Genel Merkezi Devlet Bahçeli imzasıyla 10 Temmuz kurultayını yapmaktan vazgeçtiğini açıklayan dilekçeyi YSK ya verince YSK bu konuda bir karar vermeye gerek olmadığını açıklayarak  konuyu görüşmedi. 

Muhalefetin 10 Temmuzda seçimli kurultay  için başvurusunu  bu konuda Çankaya İlçe Seçim Kurulu 3. asliye hukuk mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı aldığı için  kesin karar verene kadar kongre yapılamayacağı kararı verince muhalefet YSK ya konuyu taşımıştı. YSK 3. asliye hukuktan karar çıkana kadar seçimli kongre yapılamayacağı kararını verdi. 

Muhalefetin  seçimli kogreyi yapması için öncelikle 3. asliye hukuka yürütmenin durdurulmasını istemek  ( başvuru yapıldı ) ve mahkemenin inceleme sonucu yürütmenin durdurulmasını iptal etmesi gerekir.  Böyle bir durumda yeni bir müracatta Çankaya ilçe  seçim kuruluda YSK da seçimli kongreyi onaylayacaktır. 

MHP Genel Merkezi , muhalefet tüzük tadilâtı kongresi için yargıtaydan karar çıkarınca bir taktik strateji olarak 10 Temmuz'da  tüzük tadilâtı yapıp ayni günde seçimli kongre yapma kararı alıp bunu ilân edip salon olarakta Ankara Arena Kapalı Spor Salonunu tutmuş afişlerle ve sosyal medyada bu durumu ilân etmişti. 

Halbuki  bu durum MHP tüzüğüne aykırı idi.  Ve tüzük tadilâtı kongresinin önce yapılmasının ardından en erken 15 gün sonra seçimli kongre  yapılabilirdi. 

Genel merkezin bunu bilmemesi mümkün değildi. 10 Temmuz'da tüzük tadilâtı yapıp ayni kongrede seçim yapılsa herhangi bir genel kurul delegesinin mahkemeye iptal davası açmasıyla o kongre bütün sonuçlarıyla iptal olurdu. 

Muhalefet cephesi doğru bir hukuki prosüdürü takip edip önce tüzük tadil kongresi  yaptı sonrada seçimli genel kurul için 10 Temmuz tarihini  belirledi.  Yalnız bu safhada muhalefet cephesinde istenmeyen çatlaklar oluştu. Seçimli genel kurul yapılabilmesi için tüzüğün 63/4 maddesi değiştirilirken  genel kurul  siyasi partilerin en üst karar organları olduğu için  MHP tüzüğünde 13 maddede değişiklik teklifleri Meral Akşener cephesinden gelen  önergelerle ayrı ayrı oylanarak oybirliği ile  coşkuyla kabul edildi . "Bizde bu yolun hukuki meşruiyetinden eminiz" 
Genel merkezin gerekli gördüğü hallerde toplu kayıt silme, seçim dönemlerinde tedbirli disipline verme , ihraç etme dahil tüm antidemokratik maddeleri değiştirildi.  Hepside ayrı ayrı oylanarak büyük coşkuyla oybirliğiyle kabul edildi. 

Daha sonra Sinan Oğan, Koray Aydın  bizim haberimiz yoktu mutabakatı Akşener cephesi bozuyor dediler. Peki bu maddelerin değişimi veya kaldırılmasına niçin el kaldırarak oy verdiniz. Ekibinizde bütünüyle el kaldırarak onayladılar   İtirazınız varsa niçin alehte el kaldırmadınız!  Bu maddelerin kaldırılması değiştirilmesi niçin çılgınca alkışlandı.  Antidemokratik maddelerin demokratikleştirilmesine karşımısınız? 

Burada Meral hanıma ince bir tuzak kurulmak istendiğini tüm delegeler açıkça hissettiler.  İhraç ve tedbirli disiplin kuruluna verilme maddelerinin kaldırılmasını Meral hanımın dışındaki muhalif adaylar açıkçası istemiyorlardı! Zira daha önceki safhalarda mitinglerde her yerde 15 Mayısta olduğu gibi 19 Haziranda da kongre ve  misafir salonları lobiler inliyordu;  BAŞBAKAN MERAL  ! 

İnsanın yaradılışından var olan yapısı gereği bu müthiş ilgi , adaylar arasında delege sayısında , halk nezdinde Meral hanımın adaylar arasında çok açık ara öne çıkışı ister istemez muhalif adaylar arasındada Meral hanımın önünü nasıl kesebilirizi gündeme getiriyordu! 

İhraç ve tedbirli disiplinle genel merkezin Meral hanımı diskalifiye edeceği varsayımı üzerine stratejilerini oturdan diğer muhalif adaylar maalesef tüzük kurultayında bu tutumlarını açığa çıkararak genel merkeze karşı çatlak bir görüntü verilmesinin sorumlusu oldular ! 

Kongre divan başkanlığında  Meral hanımın adayı olarak 470 imza ile aday gösterilen Müsavvat Dervişoğlu'na karşı 170 imza ile Sinan Oğan ve diğerlerinin adayı olarak H. Hüseyin Türkoğlu'nun aday gösterilmesi de çatlağın tescili idi.  Hazirun sayısı belli , 470  imza ile bir aday gösterilmişse  170 imzalı adayın  ortaya çıkışı ( ki bu bir tüzük kurultayıdır sonucu belli olan bir divan başkanlığı yarışında delegenin sabrını sınayan bu orantısız yarış ne kadar doğru olurdu ki yanlıştan çabuk dönüldü ve Musavvat Dervişoğlu tek aday olarak gösterildi.  Ve kongre amacına uygun olarak tamamlandı ki bence bu kongre Türk siyasi hayatında bir devrim niteliği taşıyacaktır artık Türk siyasi hayatında da hiçbir şey eskisi gibi olamayacaktır. Yol açılmıştır . Bundan sonra antidemokratik ve lidere padişah yetkilerinin üzerinde yetkiler veren siyasi partiler yasası ve antidemokratik seçim kanunu zaman içerisinde mutlaka revize edilecek partiler içinde hızla demokratik yapılanmalar hızlanacaktır. 

Tüzük kongresi sonrası Ordulu Cemal  provakatif bir yol deneyerek önceden plânlanmış " 3. asliye hukukun  hakimi başka bir göreve atandığı için davanın açıldığı gün o mahkemede görev alan Adalet Bakanlığında görevli bir hakime - siyasi oteriteye bakanlıkta çalıştığı için daha bir bağlı-   tüzük kurultayının askıya alma talepli iptal davası açtı. "  ve A habere  Cemal'in  getirip  , ben noterim o gün tüzük kurultayına 350 delege katıldı diye bağlatıp konuşturduğu bir sahtekârın beyanını( gerçek noter ertesi gün tv lerden hazirunda 752 imza  vardı . Bize notere bu 752 delegenin 659 u imza verdi  dedi )  dilekçede delil olarak ekleyerek   dava açtı.  Ve hakim yürütmeyi durdurma kararı verebilmesi için dosyada delilleri toplaması gerekirken  tüzük tadilâtı kongresini toplama görevlisi olan çağrı heyetinden ve o kongredeki divan heyetinden kongre zabıtlarını dahi istemeye gerek görmeden yürütmeyi durdurma kararı aldı(!) 

Üstelik Ordulu Cemal genel merkezin silâhşörü olarak bu kadar öne çıkmışken  dava dilekçesinde MHP genel merkezini davalı olarak gösterdi.  Komedimi tragedyamı ? 

Davalı olarak tüzük tadil kongresini toplama görevlisi olarak yargıtay tarafından görevlendirilen çağrı heyetini  ve kongrede seçilen kongre divan başkanlığını göstermesi gerekirken  MHP Genel Merkezini göstermiş ! Düz mantıkla bakın MHP Genel Merkezi hem davalı hem davacı olmuş ve yürütmeyi durdurma kararını MHP Genel Merkezi  avukatı yani davalı avukatı Yücel Bulut bayram havası içinde verdi ! 

MHP Genel Merkezi 10 Temmuz'da kongre yapacağız 19 Haziran da tüzük kongresine gerek yok , tanımam, yok hükmündedir, işte size kongre ! Biz delegeye saygılıyız madem yargıtay karar verdi işte size 10 Temmuz'da kongre hemde seçimli, hodri meydan. ! Demedimi. ? 

Dedi,  ilân etti ve YSK yada karardan bir saat önce dilekçe vererek biz kongreden vazgeçtik dedi !  Açık açık delegeyi aldattı ve kongreden kaçtı. 

YSK nın yapılmasına izin vermediği kongre( 3. Asliye hukukun yürütmeyi durdurduğu muhalefetin 19 Haziran tüzük kurultayında ek bir madde ile yapmaya karar verdiği kongredir ve bu durum MHP Genel Merkezinin ilân  ettiği 10 Temmuz kongresi ile  uzaktan yakından ilgili değildir. 

MHP Genel Merkezi usule uygun delegenin iradesine saygılı kongre yapmak istese önce 10 Temmuzda tüzük tadil kongresi yaparak  olağanüstü kongrelerde seçim yapılmasını sağlamak için tüzüğün 63/4 maddesinde değişiklik yapar ardından da  15 gün sonra seçimli genel kurul yapar ve çıkan sonuca saygılı olur. 

Ama ne yaptılar! Delegeyi manüple edip yasal olan 19 Haziran tüzük kongresine katılmayın bu meşru değildir biz 10 Temmuzda  seçimli kongre yapacağız dediler! " halbuki kendileri de Tüzük değişip 15 gün geçmeden seçimli kongre yapılamayacağını  bal gibi biliyorlardı! 

MHP Genel Merkezi asla kongre yapmak istemiyordu! Onlar tabiri caizse dolanıyorlar çamura yatıyorlar Aksaraya AKP ye sırtlarını dayayıp yargının siyasallaşan kanadını arkalarına alıp  bir şekilde hile i şeriyye ile  kongre  sürecini sonbaharda başlayacak yeni ilçe kongrelerinden sonraya sarkıtıp delege yapısını tamamen değiştirdikten soraki dönemlere uzatmak istiyordu!  Zira kongre yapılsa Türk siyasi yaşamında görülmemiş bir dip dalgayı yakalayarak ülkücü hareketi geniş halk yığınlarıyla merkezle kucaklaştırarak  iktidara taşıyacağı Türkiyenin dört bir yanını dalgalandırmasından belli olan Meral Akşener karşısında  hezimete uğrayacakları çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştı.  Meral hanım  genel başkan olunca  tek adam diktatöryasına isyan eden geniş  halk yığınlarının desteği ile AKP iktidarını 9 şiddetinde bir depremle yerle bir edebileceği varsayımıyla tiril tiril titreyen Aksaray ve AKP  tüm gücü ile Devlet Beyi ayakta tutma gayretini gösteriyor , medyası ile siyasallaştırdığı bir kısım yargısı ile bakanlıkları ile  Bahçelinin arkasında duruyordu. 
Bu süreci uzatınca  MHP genel Merkezinin rutin plânları gündeme gelecek. 
Disiplin kurulları tedbirli disipline sevkler ihraçlar ve değişen delege yapısı bir yanda  öteki yanda ise AKP nin  erken seçim satrancı ile görünen köy HDP nin baraj altı ve asıl facia % 7-8 bandı ile MHP nin baraj altında kalması ile AKP nin 400 ün üstü milletvekili ile Türksüz anayasası, başkanlık sistemi , fedaratif yapıyı getirmesi ! 

Ve Bahçeli ile MHP Genel Merkezi iç huzuru ile görevini yerine getiren sistemin adamları olarak rahat ve huzurlu bir  emeklilik ortamına doğru yol alırlarken Ülkücü hareketi , Türk Milliyetçiliğini ve onların siyasi dinamiği MHP yi Türk siyasal sisteminin dişina atmış olmanın vebalini nasıl taşıyacaklar acaba ? 

Tabii bu sonuç AKP işbirlikçisi MHP Genel Merkezinin  kendilerince stratejisi ve mutlu senaryosu! 

Bizim , gerçek ülkücülerin  idealistlerin  ,Akşener cephesinin  beklentisi ve umudu Berlin'de hakimler var sözünün Türkiye versiyonu olarak  Türkiye'de hakimler var diyebilmek hukukun üstünlüğüne inanarak  3. Asliye hukukun yürütmeyi durdurma kararının kaldırılarak seçimli MHP kongresini yapabilmesidir.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık