• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
ErdoğanKırmızıoğlu

Erdoğan Kırmızıoğlu

Zannetmeyin ki; Onlar öldü…

HELE BİR DÜŞÜNÜN…

DÜŞÜNÜN Kİ;

BİR EVLADI,

DOKUZ AY ANNE KARNINDA,

DOĞACAK DİYE ÜMİT İLE BEKLİYORSUN,

DOĞDUĞUNDA SANKİ DÜNYALAR SENİN OLUYOR,

SEVİNÇTEN GÖZYAŞLARINA BOĞULUYORSUN,

ASLANIM DOĞDU DİYE,

ETRAFINDA OLAN  AİLE, DOST, HISIM, AKRABALARA, YEMEK VERİP,

MEVLÜD OKUTUP, DOĞUŞUNU KUTLUYORSUN.

CANIN KANIN, AİLENİN DEVAMI İÇİN,

SENDEN BİR PARÇA OLAN,

ÜSTÜNE TİTREDİĞİN,

YEMEYİP YEDİRDİĞİN,

İÇMEYİP İÇİRDİĞİN,

GİYMEYİP GİYDİRDİĞİN,

AÇ KALMASIN, ÜŞÜMESİN,

HASTA OLMASIN,

SAĞLIKLI OLSUN, DİYE, DİYE…

HER ZAMAN KOL KANAT AÇTIĞIN,

BÜYÜTECEĞİM DİYE ONCA ZORLUKLARA KANTLANDIĞIN,

YILLARCA EMEK VERDİĞİN,

BÜYÜYÜNCE, DELİKANLI OLUNCA, GURURLANDIĞIN,

NAZAR DEĞMESİN DİYE, GÖZLERİNE BAKAMAYA KIYAMADIĞIN,

ALDIĞI HER NEFESTEN MUTLU OLDUĞUN,

ANALI KUZUN, KINALI KUZUN,

SENİN İÇİN DÜNYALAR GÜZELİ, DÜNYALAR İYİSİ,

CANIN KANIN, HERŞEYİN OLAN…

BİRİCİK YAVRUNU, EVLADINI…

BİR GÜN GELİYOR….

KURULAN TUZAKLARLA,

BİR KAHPE, HAİN KURŞUNLA

O, NUR TOPU EVLADIN,

ŞEHİT OLUYOR…

……..

TÜM  , BEKLENTİLERİN SONA ERİYOR.

BİR BAKIYORSUN Kİ ;

TÜM EMEKLERİN BİRDEN YOK OLMUŞ,

ÜMİTLERİN KAYBOLMUŞ,

HERŞEYDEN SAKINIP KORUDUĞUN,

ASKER OCAĞINA TESLİM ETTİĞİN,

O, BİRİCİK EVLADINI,

BİR ANDA TOPRAĞA VERİYORSUN…

BUNA HANGİ YÜREK DAYANIR.

BUNU HELE BİR DÜŞÜNÜN,

KENDİNİZİ  BİR AN OLSUN,

O ŞEHİT VEREN ANNE BABA EŞ  ÇOCUKLARIN YERİNE KOYUN..

BUNA HANGİ VİCDAN SABIR EYLER,

ZANNETMEYİN Kİ,

ONLAR ÖLDÜ…

ONLAR ASLA ÖLMEZ,

ONLAR TOĞRAGA DEĞİL,

ŞEHİT KANIYLA SULANMIŞ ,

KUTSAL VATAN  TOĞRAGINDA,

KALBLERE GÖMÜLDÜ…

ONLAR Kİ ; KABLERDE AÇAN  BİRER GÜL OLDU.

ONLAR Kİ ; ŞAHADET ŞERBETİNİ İÇEREK,

ARD ARDA DİZİLİ AY YILDIZLI BAYRAKLARLA

UĞURLANDILAR CENNET YOLCULUĞUNA…

ONLAR CENNET YOLCULUĞUNA ÇIKARKEN,

DÜNYA YERİNDE DURDUKÇA,

ZANNETMEYİN HER ŞEHİDİMİZİN,

YERE DÖKÜLEN O ASİL KANI,

YERDE KALACAK…

HAİNCE NAMERTÇE KURULAN PUSULARLA

YİTİRİLEN HER BİR YAŞAMIN,

SÖNDÜRÜLEN  HER BİR OCAĞIN..

BİR GÜN…

ELBET BİRGÜN

BU DÜNYADA HESABI SORULACAK…

EY HAİNLER!

KÖRPECİK VATAN EVLATLARIMIZI ŞEHİT EDENLER..

TERÖRE DESTEK VEREN EY DÜNYA MİLLETLERİ ..

UNUTMAYIN Kİ ;

HER BİR ŞEHİDİN,

DÖKÜLEN KANININ,

HESABI BİR GÜN,

BİRGÜN MUTLAKA SORULACAK,

ŞEHİTLER ÖLMEDİ,

ŞEHİTLER ÖLMEYECEK,

BU VATAN ASLA BÖLÜNMEYECEK…

 

Şiir : E. KIRMIZIOĞLU

 

Sevgili okurlarım!

 

İşlerim dolayısıyla bir müddet yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. Gönlüm isterdi ki; Güzel  konuları içeren yazılar ile kaldığım yerden yazılarıma devam edeyim.

Ama maalesef son zamanlarda artan terör olayları verilen şehitler yüreklerimizi yaktı. Bugün yazı köşemde ben ve benim gibi nice sağduyulu vatandaşlarımızın şehitlerimize duydukları üzüntüyü, teröre lanet okumalarını, artan terör olaylarının sebebini ele alacağım.

Yazıma  başlarken, Yurdun değişik yerlerinde başta PKK ve Diğer Örgüt unsurları tarafından haince kurulan pusuda kaybettiğimiz başta şehit askerlerimize ve sivil-askeri tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Yüce Türk Milletine sabırlar diliyorum.

Son zamanlarda üst üste gelen hain saldırılar karşısında Şehit düşen askerlerimize, sivil vatandaşlarımıza, milletçe hepimiz üzüldük.

Yurdun değişik yerlerinde yapılan yürüyüş miting ve eylemlerle Teröre bir kez daha lanet okuyoruz.

Her şehirde, her kesimde, PKK ve Diğer  terör örgütü unsurlara lanet yürüyüş ve mitingleri yapılıyor, Türk Milleti, PKK ve Diğer terör Örgütü  unsurları ne vatan toprağında, nede komşu ülke topraklarında görmek istemediğini, tüm dünyaya haykırıyor.

Askerlerimiz, vatan evladı, göz nurumuz Mehmetçiklerimiz hain saldırı karşısında şehit düşerken, sivil vatandaşlarımız katledilirken, bugün mevcut siyasi iradenin de Millet de yanan yüreğe, yükselen sese kulak vermesini istiyorum.

Bu ülkeye bağlı sağ duyulu vatandaş olarak, halen oyalama tarzında söylenen klişeleşmiş aynı sözleri “Terörle mücadelede kararlılık sürecimiz artıyor.” …gibi Yüce Türk Milletinin tarih boyunca hiç alışık olmadığı söz ve demeçleri duymak istemiyoruz.

Çözüm sürecinde verilen tavizlerin sonucu, PKK ve Diğer terör unsurları  rahatça toparlanma zamanı bulduğu, süreç boyunca toparlanan unsurların ise harekete geçtiği. Sadece Doğu ve Güneydoğuda değil, yurdun her bir yerinde tehlike saçtıkları açıkça belli olmakta olup,

Her gün saldırı, yol kesme, kundaklama, bombalama…

Terör olayları sonucunda ölen şehitler…

…….
Bu haberlerin ardı arkası kesilmiyor…
Her gün bu konuda gazete ve TV kanallarında haberler yayınlanıyor.
PKK, Diğer terör unsurlar ve Suriye’den gelenlerin içlerine sızmış teröristler…

 

Çözüm sürecinde verilen  bazı tavizlerinde  neticesinde;

Türkiye maalesef  terör unsurlarının rahatça hareket edebildiği yol geçen hanı gibi oldu.

Bu PKK ve Diğer terör  örgütü unsurlar  şimdi yurdun her bir yerinde barınarak eylem hazırlığı yapıyorlar…
Ben ve sağ duyulu vatandaşlarımız da  terör saldırıları ve şehit haberlerini dinledikçe kahroluyoruz.
PKK ve Diğer terör örgüt ve unsurları uzun süre çözüm sürecinin de verdiği rahatlama ile  toparlanma aşamasını tamamladılar. Bir kısım dış kaynaklı terör unsurları da Suriyeli mültecilerin içine sızdılar.

Avrupa’da ve dünyada insan hakları savunucu olarak sözde onca devlet varken, Türkiye yöneten siyasi iradenin, Suriye’de mevcut iş savaştan kaçan mültecileri Suriye’de oluşturulacak kamp bölgesinde bakmak yerine,  sınır kapılarını koşulsuz açması, çok büyük hata oldu.

Terörist unsurlar Suriyeli mültecilerin içine sızarak ülkeye rahatça girdiler.

 

Tüm iyi niyetlerle başlatılan ;
Türk halkını insani duygularla Suriyeli mülteciler yardım çağrısında bulunup, yardım kampanyaları ,
Devletin tüm imkânlarını seferber edilmesi, Türkiye halkı içerisinde onca işsiz, cebinde ekmek alacak parası, harçlığı, ekmeği, aşı olmayan insan varken, Suriyeli mültecilere her türlü imkânın sunulması,
Türk halkına yapılan çağrılarla, Camilerde Suriyeli mülteciler için okutulan hutbelerle toplanan paralar,
Ve tarihte insani duyguları hep ön planda olan yardımsever Türk Milleti,
Bu çağrıya uyması…
Tüm ülke nezdinde, bu mülteci konumunda ülkesinde misafir olarak gördüğü insanlarla yediği lokmasını, aşını paylaşması…
Evinde onları ağırlaması, misafir etmesi, iş  aş vermesi…

 

Neticesinde ;
……
Peki ! Ya onların birçoğu ne yaptı? Ne tür olaylar yaşandı? Halen ne tür olaylar yaşanmakta ?

….
Terör olayları arttı, adam öldürme, hırsızlık gasp yapanlar çoğaldı,  bu mülteci grubun içinden olan insanların kontrol edilmesi güçleşti, bu insanlar  sürekli adi suçlara bulaştı, huzur ve güven ortamını bozacak hal ve hareketlerin içinde oldu…
Bu uygulama dünyanın neresinde var?
Hangi ülke, insani duygularla yardım mahiyetinde sınır kapısını açtığı, yardım ettiği ülkesinde barındırdığı insanların, ülkesinde terör estirmesine, çalmasına, çırpmasına adam öldürmesine gasp, hırsızlık yapmasına göz yumabilir.
Ülkede tüm imkânların seferber edilmesi karşılığında, Türk halkına böyle mi yapılmalıydı?
Yapılan tüm insani yardımların karşılığı bu mu olmalıydı?
Ülkesinde devletiyle halkıyla insani yaklaşımımız ile tüm yapılanlar karşılığında Suriyeli mültecilerin bize yaptıklarına ancak ” besle kargayı oysun gözünü“ diyebiliriz.

 

Türk Milleti adına somut, kısa zamanda sonuca gidebilecek, cesaretli karar ve adımların atılması gerekmektedir.

Mülteci konumunda Suriyeliler ile ilgili yeterli önlem ve tedbirlerde görülen zafiyetin bir an önce düzeltilmesi için önlemler alınmalıdır.

Bugün Suriyeli mültecilerin sayısının resmi makamlara göre bir milyon üç yüz bin, gerçek rakamın ise 2. 2.5 milyon civarında olduğu, ve bu mültecilerin ülke genelinde dağıldığı, kontrollerinin ise sağlanmasında çok güçlükler çekildiği görülmekte olup, acilen alınacak önlem ve uygulamalarla bu Suriye’den gelen mülteci insanların bir yerde toplanması, kontrollerinin sağlanması, BM   ve batılı devletlerinde desteğini de alarak, mülteci kamplarının Suriye topraklarında oluşacak tampon bölgede kurulacak kamplara taşınması için gerekli çalışmaların başlatılması gerekmektedir.
 

Yüce Türk Milleti, bin yıldır yurt edinerek, vatan yaptığımız Anadolu topraklarında, terör olaylarına asla taviz vermeyecektir.

Bütün Dünya Milletleri, Türk Milleti düşmanları bilmeli ki;

Kutsal Vatan, Bayrak, Milletinin varlığı için, tarihte görüldüğü üzere, geçmişte de olduğu gibi bu Millet, gerektiğinde tekrar tek bir vücut olarak, Milli Mücadele örneği gösterip, Milli Marşını yeniden yazabilecek kudret ve güçtedir.

İnşallah Cenabı ALLAH tarafından bu Millete tekrar İstiklal Marşını yazdırtma gereği duyulmaz.

Yazılması gerektiğinde de Türk Milleti tarih de cihan devleti olarak, yapması gerekeni geçmişte nasıl yaptı ise, bugünde bunu yapabilecek azim ve güçtedir.

Cenabı ALLAH’ tan dileğimiz o dur ki;

Şehit kanı ile sulayarak bayrak yaptığımız ay yıldızlı bayrağımızın, gökyüzünden hiç inmemek üzere her zaman dalgalanması. Şehit Mehmetçiğin kanının yerde hiçbir zaman kalmaması, birlik ve beraberliğin tüm kesimlerde her zaman görülmesi, siyasi iradenin de biran önce Yüce Türk Milletine layık kararları alabilecek tutumu gösterebilmesi, Çözüm süreci altında bazı unsurlara asla taviz vermemesi, bin yıldır şehit kanı dökerek vatan yaptığımız bu kutlu toprakların, hainlerden temizlenerek ilelebet TÜRK YURDU olarak kalması…

ALLAH TÜRK MİLLETİNİN YAR VE YARDIMCISI OLMASI DİLEĞİYLE..

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık