• 31 Ağustos 2017, Perşembe 17:23
ErdoğanKırmızıoğlu

Erdoğan Kırmızıoğlu

“Yeniden Dirilişin Bayramı…”

“Bugün ay yıldız sevinçle doğuyor yurduma,
Düşmanı, uğratma vatanıma toprağıma,
Yarab, tekrar al kan yazdırtma, al bayrağıma,
Her zaman Türk Zaferi çınlasın kulağıma.
Otuz Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun,
Türk Milleti, medeniyete açılan yolsun”
(Şiir ; E.Kırmızıoğlu )
Sevgili okurlarım!
Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı.
Milli bayramlarımız arasında, 30 Ağustos Zafer Bayramının farklı bir yeri var.
Osmanlı İmparatorluğunun çöküş sürecinde, milletimizin yeniden diriliş varoluş
mücadelesinde, milletimizin gücünün ortaya koyulması bakımından zafer bayramı büyük
anlam ifade etmekte.
26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan
Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni, bu yılda Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti ve Dış Temsilciliklerimizde coşkuyla kutluyoruz.
Milli bayramların içinde en önemlisi bence 30 Ağustos Zafer Bayramı.
Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos’ta başlayıp, 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da
Mustafa Kemal’in Başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan
Muharebesi’ni anmak için kutlanan bayram.
Emperyalist işgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de,
30 Ağustos, düşmana karşı kazanılan zaferle, sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı
günü temsil eder.
Milli bayramlarımızın önemi bilelim.Günümüzde belli kesimlerce Türk Milletini Milli
Bayramlarından soğutmak için, bazı uygulamaların yapıldığına tanık olsak da; Her ne sebep
gösterilirse gösterilsin, gerek kutlama şeklinde gerekse Milli bayramların özünde yapılacak
değişikliği Türk Milleti asla kabul etmeyecektir.
Geçmişte olduğu gibi, bugünde Milli bayramlarımızı sahiplenelim. Canımız kanımız
kırmızı beyaz, ay yıldızlı bayrağımızı alalım, arkadaşımız, eşimiz, çocuğumuz ile hep birlikte
meydanları dolduralım.
Atatürk, Atatürkçülüğe düşman kesime, Cumhuriyetin iç ve dış düşmanlarına darbeci
zihniyete, gücümüzü bir kez daha milletçe gösterelim.
Bu yılda Zafer Bayramını, Türkiye’yi bölmeye çalışan iç ve dış tehdit unsurlarının
olduğu, yurt dışında sınır komşumuz Suriye’de iç savaşın sürdüğü, dünya güçlerinin ve
Türkiye’nin de yer aldığı bölgede , halen kalıcı sulh barışın sağlanmadığı , zor bir dönemde
kutluyoruz.
Zafer Bayramını, atamızın bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyetinin değerini,
önemini bir kez daha kavrayarak, Milli Bayramlarımıza, Milli Değerlerimize, Türklüğümüze
Atatürk’ ün İlke ve İnkılâplarına sahip çıkarak Ulusça kutlayalım.
30 Ağustos Zafer Bayramı, hangi şartlarda kimlere karşı mücadele verilerek
kazanıldı? Geçmiş tarihi bir kez daha gözümüzün önünde canlandırır, hatırlar isek;
Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi.
Osmanlı Devleti Osman Bey tarafından 1299 da Söğüt de kuruldu. Osmanlı devletini 624
yılda 36 padişah yönetti. Son padişah ise Vahdettin idi. Üç kıtaya hâkim oldu, döneminin en

güçlü devleti idi. Osmanlı Devleti kuruluşundan sonra uzun süre mutlakıyet ile yönetildi.
1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edildi. Osmanlı Devletinin kuruluş, yükselme,
duraklama, dönemleri sonunda çöküş dönemi aşamasında, Osmanlı Devletini hasta adam ilan
ederek, biran önce yok oluşunu gerçekleştirmek için, yurdun dört tarafından saldırıya geçen
emperyalist güçlere karşı, (Çoğu bugünün AB üyesi ülkeler ) kurtuluş savaşı mücadelesinde,
TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. “Misak-ı
Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü”nden
hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk
başarı, Doğu’da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla,
I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar’a büyük bir
darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine
Mustafa Kemal, ordularına: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün
vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.”
emrini verdi. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12
Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti
1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya
Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş
olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e “Gazi” unvanı
ve “Mareşal” rütbesi verildi.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’ndan sonra, büyük bir
taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikleri, büyük
bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld”. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve
cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar
onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan
sonra, Gazi Mustafa Kemal’in başkomutanlığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922′de
düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos’ta düşman
çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis’te
vardı. Bu savaş, Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan
Muharebesi olarak adlandırıldı.
Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir’e kadar takip edildi.
9 Eylül 1922′de İzmir’in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain
düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline “dur” diyen ve kanımızın son damlasını
akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl,
30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.
CUMHURİYETE ATATÜRK İLKE ve İNKİLAPLARINA, MİLLİ
BAYRAMLARIMIZA, MİLLİ DEĞERLERİMİZE, TÜRKLÜĞÜMÜZE sahip çıkarak,
Zaferlerin, Cumhuriyetin, ulusumuz için değerini çocuklarımıza gençlerimize anlatarak, Milli
Bayramlarımızı daha bilinçli kutlayarak, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ ilelebet yaşatmak
dileğiyle…
 
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI TÜRK ULUSUNA
KUTLU OLSUN...
Hoşça kalın!
Sağlıcakla kalın!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık