• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
ErdoğanKırmızıoğlu

Erdoğan Kırmızıoğlu

Türk Dünyasından Bir Yıldız Kaydı…

 Kırım asıllı  Türk Dünyasının Yıldızı Halil İNALÇIK uçmağa çıktı.

 İNALCIK HOCA’IN  hep bir hayali vardı. Onun en büyük hayali “  Rusya’nın çökmesi ve Türkiye'de 4-5 milyon Kırım Tatarından,  1 milyonunun Kırım'a geri dönmesiidi.

İnsanlar… Doğar… Yaşar…Ölür…

Ömrünü tamamlar ve bir gün edebi dünyaya göç eder.

Ölümü tadar, tıp ki doğumu tattığı gibi.

Yaşar iken bir türlü doyamadığı, yaşadığı dünyadan bir gün gelir ayrılmak zorunda kalır ve uçmağa çıkar…
İnsanın ilk yaratılışından beri doğum-yaşam-ölüm döngüsü hep böyle aynı süreçte devam eder.
İlk insan olarak yaratılan, ilk peygamber olduğuna inanılan Hz. Âdem ve Havva’dan itibaren  asırlardır  devam etmiş ve kıyamet oluşumuna kadar da devam edecek..
Bazı insanlarda sınırlı ömürde, yaşadığı dünya hayatında düşünceleriyle, kurduğu davasıyla, hayat felsefesiyle, yaptıklarıyla, yapmak istedikleriyle,  eserleriyle öldükten sonrada iz bırakırlar…
Öldükten sonra da düşünceleri, davası, meydana getirmiş olduğu eserleri, ondan etkilenen kişiler tarafından kuşaktan kuşağa aktarılır, eserleriyle ölümsüzleşen insanlar olurlar.
İslam Dünyasının yetiştirdiği âlimlerden Süleyman Hilmi TUNAHAN’IN dediği gibi “Meyve veren ağaca kuru denilmediği gibi, eseri devam eden zevata da ölü denmez. “

Eserleri yaşayan zevata ölü denmez.

Eserleri topluma mal olmuş insanlar, ortaya koydukları eserleriyle onlar her zaman insanların gönlündedir. Gönüllerde hiçbir zaman ölmezler.


Ben bugün 25. 07. 2016 tarihinde  100 yaşında hakkın rahmetine kavuşan, döneme ilmi çalışmalarıyla  verdiği eserleriyle damgasını vuran, dünyaca ünlü tarihçi Kırım asıllı Prof. Halil İNALCIK’dan bahsetmek istiyorum.

Halil İNALCIK hocamız binlerce talebe  yetiştirmiş dünya çapında saygın  ilim adamı ulu bir çınardı .

Tarihi bize sevdiren Üstat  Hocamız Halil İNALCIK için  söylenmiş o kadar güzel sözler var ki ; ben sadece  bir kaçına yazımda yer vermek istiyorum.

Tanınmış Amerikalı sosyal bilimci  Immanuel Wallerstein onun söylediği  ; Onu dar anlamda bir “Tarihçi” olarak düşünmek elbette yetersiz kalır. Bizzat tarih disiplinine şekil vermiş, kendi metodolojisini ve bilgi birikimini tarihçilik mesleğine kazandırmış bir kişi olarak İnalcık, bilim çevrelerinin üzerinde uzlaştığı seçkin bir isimdir.”

Prof. Mark L.Steın: “Çalışmalarını çıkarırsanız Osmanlı tarihinde hiçbir şey kalmaz

Prof.Gılles WEINSTEIN: “Osmanlı tarihinin Babası

Prof.Dr. Mıhaı Maxım: “Derslerinde sanki bir hakikat tapınağındayız.”

Suraiya Faroqhi: “Bizim alanda çok merkezi bir konumdadır.”

Yunanlı Meslektaşı Prof.Elızabeth Zacharıadou:”Türklere hayranlık duymamı sağladı.”

 

Amerika’da her türlü imkanlara sahip tanınmış bir bilim adamı sıfatıyla çalışırken bile İNALCIK doğduğu toprakları asla unutmadı . O, Türk Milletini düşünüyor milli düşüncelerle hareket ediyordu. O, Türk Milleti sevdalısıydı. Yine bir sözünde ; “Taş yerinde ağırdır, derler Amerika’da da tanınıyorum, orada daha iyi bir vaziyetteyim ama Türkiye’de karşılaştığım iyi kabul beni daha çok mutlu ediyor. Türkiye’ye gelmekten memnunum, hayatımda iyi kararlar verdim”. Demişti.

1993 yılında Bilkent Üniversitesi’nde Tarih Bölümü’nü kurdu ve burada yüksek lisans ve doktora öğrencileri yetiştirmeye devam etti. Amacı Türk tarihçiliğini modern tarihçilik düzeyine çıkarmaktı.

1949 yılı Temmuz ayında bir seneliğine bilgi, görgü ve ihtisasını artırmak üzere DTCF (Dil Tarih Coğrafya Fakültesi )  tarafından İngiltere’ye gönderildi.

İnalcık bu ilk yurt dışına çıkışı ile ilgili de  ; “Ben o zamana kadar hiç dışarıya çıkmamıştım, birden bire bambaşka bir alem. Avrupa kültürünü öğrenmek istiyorum kiliselere gidiyorum ayinleri takip ediyorum, Londra da büyük müzelerden başka eski saraylarda özel müzeler vardır, onlara gidiyorum. British Museum’da  Avrupa Tarihi ile ilgili  “Calendar of State Paper”ları tarıyorum.”   Diyerek  bulunduğu coğrafyada geçmişin ve  o günün  durumunu kıyaslayarak Avrupa Tarihine merakını göstermişti.

 

İNALCIK HOCA’IN  hep bir hayali vardı. Onun en büyük hayali “  Rusya’nın çökmesi ve Türkiye'de 4-5 milyon Kırım Tatarından,  1 milyonunun Kırım'a geri dönmesi “ idi.

Halil hoca , bu en büyük hayalini açığa vurarak ben ve benim gibi daha nice Anadolu’da yaşayan  Kırım Tatar asıllı insanları tekrar Ata yurduna kavuşabilmesini ümitlendirdi. Rus medyasına bu konuda yaptığı bir konuşmasın da  ; “Bu Rusya’nın Kırım’ı ikinci ilhakıdır. 1783 yılında Rusya sadece Kırım’ı değil, Karadeniz'in kuzeydoğu kıyısını da işgal etmişti. Maksat bütün bu bölgeyi Ruslaştırmak idi. Bunun için Müslümanları göçe zorlamak Rusya'nın resmi politikası haline gelmişti. İki yüzyıl sonra benzer bir manzarayı yeniden görmekteyiz. Rusya'nın ilk ilhakından sonra Kırım tamamen harap olmuştu. Türkiye'de şu anda kaç Kırım Tatar var? Çeşitli kaynaklara göre yaklaşık 4-5 milyon. Bunlar işte o zamanlar göç eden bizim insanlarımızdır. Ben Rusya’nın çökmesi halinde en az bir milyon Kırım Tatarının yeniden kendi vatanlarına göç etmesini hayal ediyorum…”  demişti .

İNALCIK Hocam bir söyleyişinde ; “5 Dil Bilmeden Orijinal Bir Osmanlı Tarihi Yazamazsınız” demişti.

Verdiği mücadelede başarılı olduğunu, bunun neticesinde 16. Asır dünya tarihini yazmak için Tarihçilerin bir İngiliz’i bir de İnalcık’ı seçtiklerini söyleyen Prof. Dr. Halil İnalcık, “Şimdi ben şunu söylüyorum. Bir Osmanlı tarihi yazmak için en az beş dil bilmeniz lazım. Bu durumu aşmam gerekiyordu. Önümde bir dağ. Bu dağı tırmanmam lazım. Fransızcam daha 17 yaşında iken vardı. İngilizce’yi sonradan Dil-Tarih’te öğrendim. Anladım ki Arapça ve Farsça öğrenmeden fermanları hakkıyla tahlil edemezsiniz. Almanca’yı okuyabilirim. Bu 5 dili öğrenmediğiniz sürece orijinal bir çalışma yapamazsınız. Bizim ulemamız Farsça ve Arapça yazmıştır” ifadelerini kullanmıştı.

İNALCIK’ın Balkanlar üzerine yazdığı makaleler ilim dünyasında yeni bir rüzgarın habercisiydi. Doğru bilinen yanlışları değiştirmek için yola çıkmış özellikle de Osmanlının Balkanlar’daki hakimiyetini konu alan makaleleri ile bu alandaki tarih  öğretilerini değiştirmiştir. “Stefan Duşan’dan Osmanlı İmparatorluğu’na”  adlı bu makalesiyle  Avrupalıların, Osmanlılar aleyhine söyledikleri ve Osmanlı’nın 500 yıllık Balkan hakimiyetinin “Karanlık Devir” olduğu  önyargısını büyük ölçüde kırmıştır. Türkçe yazılmış bu makale derhal Sırpça’ya çevrilmiş ve Balkanlar’daki tarihçilerin dikkatini çekmiştir. Bu makalede İnalcık Osmanlı’nın Balkan fethinden hemen sonra tutulmuş olan tahrir defterlerini yoğun bir şekilde inceleyerek, Osmanlı hakimiyetinin Balkanlarda zaten mevcut olan sosyal düzeni birdenbire değiştirecek radikal bir nitelikte olmadığını, aksine mevcut olan sosyal düzene ters gelmesinden kaçınılan, muhafazakar denilebilecek ve gerçekçi bir hakimiyet olduğunu ispat etmiştir

İnalcık, yorulmak bilmeyen çalışmalarının sonucunda 20 kitap ve 300’den fazla makalesiyle modern tarih çalışmalarında çığır açmış ve Türkoloji çalışmalarını dünyaca saygın bir konuma getirmiştir. 

Halil İNALCIK Kimdir? Hayatı ve Eserleri ;

Türk tarihçi. Aslen Kırım’lıdır. Dedesi Kırım Hanlığı’nın başkenti Bahçesaray’daki Han Camii’nin müezzini olan Halil Efendi Kırım’da vefat edince 1905 de Rus baskısı sebebiyle Babası Seyit Osman Nuri, Annesi Ayşe Bahriye Hanım Rus pasaportuyla Türkiye’ye geliyorlar. Halil inalcık 26 Mayıs 1916 ‘da İstanbul’da doğdu. İstanbul Aksaray’da ikamet etmeye başlayan İnalcık, ilkokulu Saraçhane yokuşundaki Numune-i İrfan mektebinde okudu. Babası iflas edince çalıştırdığı atölyeyi kapatıp Ankara’ya gittiler. Ankara’da iken kendi tabiriyle hayatında yeni bir sayfa açan bir hadise ile karşılaştı.

İlk kademe tahsilini 1923-1930 yılları arasında Ankara Gazi Mektebinde devam ettirdi. Bu Halil İnalcık için bir sürgündü kendi tabiriyle Osmanlı’daki sürgünler gibi.  İnalcık, orta öğretiminin birinci sınıfına Sivas Muallim Mektebi’nde devam etti. Fakat ne aile dostları Sadri Bey ne de ailesi bu ayrılığa dayanamadı ve onun naklini tekrar Ankara’ya aldırdılar. İnalcık henüz 13 yaşında bu ayrılıkla tanışmıştı. Orta tahsilini 1931’de Ankara’da Gazi Muallim Mektebi’nde tamamladı. Burası Atatürk’ün eğitim devrimine destek olması için kurulmuş bir mektepti. Almanya yahut Fransa’da okumuş seçkin kişiler bu okula tayin edilirdi. Bu iki sene onun gelişimde talihli bir dönem oldu, özellikle de Sivas’taki eğitiminden sonra yaşadığı tecrübeler onun ileriki yaşamına büyük etki edecekti. Bu okulun öğretmen yetiştiren bölümü kapatıldıktan sonra Balıkesir’e yeni açılan muallim mektebine kaydoldu.  Lise eğitimini o dönemin en iyi okullarından biri olan Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebi’nde 15 Eylül 1935’te tamamladı.  Burada hocası Abdulbaki Gölpınarlı’yı çok seviyor diğer arkadaşları gibi  onun dersini heyecanla bekliyorlardı.  Burada, Hasan Ali Yücel’in Geothe’nin hayatını anlatan Bir Dahinin Romanı adlı eseri onun üzerinde büyük bir etki bırakmıştı. Bir yandan bu tür eserleri okurken, diğer yandan dil öğrenme çabalarını devam ettirdi. Fransızca’yı Sadri Bey’in kızı Adile’den öğrenen İnalcık bu dilini geliştirmek maksadıyla  Virgil ve Lamartine’nin eserlerini orijinal dillerinden okuyordu. Bu durum ikisinin de hayatını etkilemişti bilhassa Halil İnalcık Fransızcayı öğrenerek yeni bir hayata doğru adım atıyordu. İnalcık üniversite yıllarına  böyle bir alt yapıyla geçiş yapmıştı.  Üniversitede yıllarında ise  en çok Peoples et Civilisation (insanlar ve medeniyet) ve Historie de I’Humanité (İnsanlık Tarihi) serilerinden okuyordu.

 Halil İnalcık “Tarihe Yolculuk” için ilk adımı ;  Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin (AÜDTCF) tercih etmek ile başlar .Halil İnalcık bir konuşmasında ;

Düşündüm taşındım, Çin edebiyatına girmek için iki bin ideogram şekil öğreneceksiniz. Eski Türk tarihini pek istemedim, Sümeroloji, arkeoloji Atatürk’ün sevdiği konular. Birçok arkadaş bu alanlara gitti. Tarih teziyle[6] ilgili şeyler beni cezb etmedi. Bunlar bana fantezi gibi göründü. Sümeroloji, Hititoloji, Sinoloji… Ben yakın tarihi seçtim” demişti.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin (AÜDTCF) yatılı sınavını birincilikle geçti ve 1935’te Yeni Çağ Tarihi bölümünde yüksek öğrenimine başlamaya hak kazandı. Yüksek Çağ Tarihi Kürsüsü’nde M. Göker, B.Sıtkı Baykal ve M.Fuad Köprülü’nün derslerini takip etti.  Araştırma sahasını doktora tezinden itibaren Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal ve ekonomik meselelerine yoğunlaştıran İnalcık, İstanbul’da Osmanlı arşivlerinde ve   Bursa şer’iyye sicilleri üzerinde araştırmalar yaptı.

Ankara Üniversitesinde 1942 tarihinde Tanzimat ve Bulgar Meselesi adı altında doktora tezini sunan tarihçi, Ankara Üniversitesinde uzun bir süre Osmanlı ve Avrupa tarihi konularında dersler vermiştir. 1972 tarihinde Chicago Üniversitesi Tarih Bölümü’ne “Osmanlı Tarihi Üniversite Profesörü” olarak davet edilmiş ve buraya gitmiştir. 1973 tarihinde The Ottoman Empire The Classical Age 1300-1600 ismini taşıyan kitabını yayınlayan İnalcık, 1993 tarihinde Bilkent Üniversitesine davet edilerek burada Tarih bölümünü kurmuştur.

Uzun bir süre Bilkent Üniversitesinde Osmanlı Tarihi Bölümünde yüksek lisans ve doktora öğrencilerine dersler veren İnalcık oldukça iyi düzeyde Osmanlıca, İngilizce, Fransızca, Almanca, orta düzeyde Arapça, Farsça ve İtalyanca bilmektedir. Bugün Dünya genelinde pek çok üniversite tarafından fahri doktora unvanına ulaşmış sayılı kişilerden birisidir.

Cambridge Uluslararası Biyografi Merkezi tarafından sosyal bilimler alanında sayılı 2000 bilim insanı içerisinde gösterilmiş, 2005 yılında hayatı ve tarihe olan bakışını anlattığı Tarihçilerin Kutbu Halil İnalcık Kitabı’nı yayınlamıştır. Bugüne kadar yayınladığı onlarca eser, araştırma konusu bulunmakta ve bu eserler farklı dillerde kullanılmaktadır.

Halil İnalcık’ın Bazı Eserleri ;

Studies in Ottoman social and economic history, 
The Middle East and the Balkans under the Ottoman Empire, 
Süleyman the second and his time, 
An Economic and Social History of the Ottoman Empire (Donald Quataert ile birlikte), 
From empire to republic: essays on Ottoman and Turkish social history,

Sources and studies on the Ottoman Black Sea, 
History of Humanity (editor, Peter Burke ile birlikte), 
Ottoman Civilization (Gunsel Renda ile birlikte), 
Essays in Ottoman History, 
Makaleler 1: Doğu Batı, Doğu 
Fatih devri üzerinde tetkikler ve vesikalar, 
Osmanlı’da Devlet, Hukuk, Adalet, 
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 1 /1300-1600, 
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi Cilt 2 / 1600-1914, 
Osmanlı İmparatorluğu – Toplum ve Ekonomi, 
Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600),

O, Türkçemizin en büyük hece şairlerinden biri olarak,

Hep öğrenmeyle öğretmekle araştırma yazma ile Türk Milletine sevdayla, dünya tarihine kalıcı   eserler üretmekle geçen bir ömürde, edebi-bilim yönünden devamlı üretken bir hayat süren Ustat Prof.Dr. Halil İNALCIK’A Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere, Türk Halkının, bütün Türk dünyasına başı sağ olsun diliyorum.

Üstat Değerli Halil Hocam !  Türk Milleti seni hiç unutmayacak, eserlerinle, düşüncelerinle hep gönüllerde yaşayacaksın…

Uçmağa çıkan Prof. Dr. Halil İNALCIK’ın  ruhunun da, Tanrı dağlarının eteklerinde, Oğuz hanla, Bilge kağanla, Kültegin kağanla, Cengiz hanla, Cuci hanla, Batu hanla, Çağatay hanla, Alper Tunga, Kürşat, Atilla, Alpaslan, Osman bey, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni, Devlet Giray Han, Sefa Giray Han, Mengi Giray Han, Numan Çelebi Cihan, Ziya Gökalp, İsmail Gaspıralı, Yusuf Akçura, Necip Fazıl , Atatürk, Nihal Adsız Beg, Türkeş,İsa Yusuf Alptekin, Ebulfez Elçibey, Muhsin Yazıcıoğlu ile … Nice isimsiz Türk kahramanlarıyla…birlikte olacağına inanıyorum..

          

O her zaman Türkiye’de, Türk Dünyasında, Dünya ülkelerinde  sevgi ve saygıyla hatırlanacak, ONUN İSMİ UNUTULMAZLAR ARASINDA HEP YER ALACAK..

 

Ruhun şad olsun, Üstat Değerli Hocam  Halil İNALCIK….


Ayrıca ülkemizde yaşanan darbe girişiminde ölen masum vatandaşlarımıza da Allah rahmet eylesin Diyerek . C.Allah vatanımızı iç ve dış tehlikelerden  her zaman  korusun.  Allah yar ve yardımcımız olsun…

 

Erdoğan KIRMIZIOĞLU

       Araştırmacı 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık