• 18 Ocak 2018, Perşembe 22:56
CihatRamazan Gürbüz

Cihat Ramazan Gürbüz

KÖPEKLERLE MUHABBET

Arabam:
Teklemeye başladı…
Şuan sanayide ustamın ellerinde…
Biraz sohbet,  dalgınlık, uyuşukluk, iş uzadı. Ne yazık ki! Evin yolunu tutmak için geciktim…
Madem geciktim, akşam denizin kokusunu, dalgaların sesini duymak için merkeze indim. Zaman o kadar güzel ve anlamlı akıyordu ki!
Duygularım beni esir aldı. Kendime gelince de saate baktım ve son minibüse yetişmek için adeta fırladım…
Ama nafile minibüsü yakalayamadım…
Taksi yok…
Ev uzak…
Gece ve zamansız olduğu için, dostlarımı rahatsız etmek istemedim…
“Tabana kuvvet” diyip yavaş, yavaş yürümeye başladım…
“Yavaş, yavaş bu yol bitmez” dedim, tempoyu artırdım…
Ama unuttuğum bir şey vardı…
Köpekler…
Ah köpekler…
Gece yarısından sonra daha asi ve saldırgan oluyorlar.  Ama ben korkmadığım ve ısırılmadığın için hiç sorun olarak görmedim. Onlarda sağ olsun beni bu güne kadar idare ettiler. Sadece saldırır gibi yapıp havlamakla yetindiler…
Bakalım şimdi ne olacak…
Bir değil…
Beş değil…
On beş değil…
Kepekler ordusu sanki!
Sadece havlıyorlar. Saldırı yok…
Yürü babam yürü, yolda bitmek bilmedi. Şeytan bana “şu yol kestirme” dercesine kulağıma mırıldandı sanki. Bende şeytana uydum bilmediğim o yola girdim…
Uymaz olaydım…
Uyduk bir kere…
Küçük adımlarla birazda tedirgin ilerlerken, üşümeye başladım…
Köpek havlamaları kesildi…
Nedenini düşünürken!
Bir ses!
Ses’e doğru kulağımı kabarttım ve hızla yaklaştım.
Aman Allah’ım…
Feryat figan eden biri…
Çok soğuk olmasına rağmen, yırtık bir atletle yerlerde yuvarlanan bir çocuk. 14-15 yaşlarında zayıf ve çelimsiz…
Belli ki!
Kendini yerden yere vurması çok açı çektiğini gösteriyordu. Kendini yere her vuruşta “Yanıyorum”…
“Yanıyorum ”…
“Yanıyorum yardım edin” diye haykırması ve köpeklerinde sessiz ve çaresiz bir şekilde onu izlemesi hayretler içerisinde kalmama sebep oldu…
İyice yaklaştım ellerinden tutup kaldırmak istedim ama dur durak bilmediği için zapt edemedim.  Zorda olsa sonunda kaldırmayı başardım. Bana hemen sarıldı “kurtar beni” diye, bu yalvarış ve feryat karşısında ne yapacağımı bilemedim. Çocuk resmen ateş gibi yanıyordu sarılınca anladım ve iyice telaşlanmaya başladım…
Hemen 112’yı aramaya düşündüm ama o kadar kuvvetli ki bir türlü boynumu sardığı kollarından kurtulamadım…
Çırpınmaya başladım…
Tam o sırada, bir araba gelip yanımızda durdu. Hızla bir kadın ve bir erkek indiler. Kadın “oğlum” diyerek çocuğu kollarımdan aldı. “Yanıyorum anne” “kurtar beni baba” diye onlara dönüp yalvardı. Ve hiç beklemeden hızla arabaya binip gittiler...

O kadar çabuk ve dramatik oldu ki!
Bu olay karşısında dondum kaldım. Kendime gelince de çok sayıdaki köpeklerle birlikte oturup sessizce beklediğimi gördüm…
Bakıştık köpeklerle…
Hatta daha ileri gittik…
Bakışarak muhabbet ettik. Anlattık bir şeyler gözlerimizle…
Ve sonrası…
Ben yürümeye başladım…
Köpekler havlamaya…
Ya!
O ana baba…
O güzelim çaresiz çocuk ne yaptı…
Bilmem, bilemem…
Derler ya hep: “Ateş düştüğü yeri yakar” diye…
Hem de ne yakmış…
Bu olay beni çok sarstı. Bunun üzerine
bir araştırma yaptım…
Sonuç korkunç:
Piyasada; eroinin on katı daha etkili…
Çok ucuz…
Kolay erişilir…
Bu ve bu gibi maddeler piyasaya sürülmüş…
Daha korkuncu:
“Ülkemizin geleceği olan gençlerimizi verimli hale gelemeden çürütmek”, hem de bize düşman olan devletler aracılığıyla…
Yani…
Bu bir proje…
Çok büyük bir savaş…
Her koldan saldıran düşmanlarımızın en önemli ayağı bu…
Uyanalım…
Kaldıralım başımızı içimizdeki düşmanlarımızı görelim…
Savaş sadece cephede değil!
Artık!
Her yerde…
Ve…
Kahpece…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık