• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
CihatRamazan Gürbüz

Cihat Ramazan Gürbüz

Gözler “Model” Görsün

Adı:

Sefa Gülbil

İyi bir Trabzon spor taraftarıydı…

Yıllar önce bir trafik kazasında gözlerini kaybetti…

Evli ve iki çocuk babasıydı. Çalışkan hayat dolu ama biraz asabiydi…

Benim arkadaşım ve en yakın dostum olması sebebiyle bu kaza bizleri de bir hayli sarstı…

Uzun bir süre eve kapandı. Dışarı çıkması için her türlü imkânları seferber ediyorduk ama nafile…

“Zaman her şeyin ilacı” derler ya işte öyle bir şey oldu…

Kısa bir süre sonra kendini dışarı bir attı, pir attı…

Etrafındaki kişilerin büyük desteği ile “iç engeli” atlattı…

Bizimle birlikte oynuyor gülüyor görmediği gözüyle adeta dalgasını geçiyordu…

O gün işi olmayan mahalleli Sefa arkadaşımızı gezdirmekle görevliydi.

Ama…

Bir gün değil…

Bir ay değil…

Bir yıl değil…

Ben başta olmak üzere, söylem ve eylemleriyle hepimizi bıktırdı. Yerinde duramıyor ve sohbet esnasında da kimseye fırsat vermeden konuya dalıyordu…

“Sus” dersin susmaz…

“Dur” dersin durmaz…

Keçi gibi inatçı…

Yürümeyi çok severdi. Ben yürüyerek işe gittiğim için o da hep beni tercih ederdi.  Aynı apartmanda oturduğumuz için her sabah dış kapının önünde beni beklerdi. Kaçmak istesem de kaçamazdım. Gözleri görmüyor ama kulakları çok iyi duyar kafası da çok iyi çalışırdı…

Her sabah sorgusuz sualsiz koluma girer benimle günlerini geçirirdi. Bu arada burnu da çok iyi koku alırdı. Bana bazen “soğan yeme kokuyorsun” diye kızardı. (!) Bir gün beni çok sarstı ve de fazlasıyla bıktırdı. Bende Sefa Gülbil kardeşime bir ders vermek istedim. Sevmememe rağmen büyük bir zevkle soğanlı, sarımsaklı çorbayı sabah içtim.  Her zamanki gibi kapını önünde koluma girdi ve “sarımsak mı yedin sabah sabah” dedi. Kızarak…

Bende; benimle gelmekten vazgeçecek diye” evet” dedim. Biraz homurdandı fakat rahatsız olmasına rağmen kolumu bırakmadı ama çok mu çok rahatsız olduğunu bilmeme rağmen sarımsak işi de işe yaramadı. Bu arada Sefa kardeşim o günden sonra sarımsak yemeye de tövbe etti…

 

Spor salonuna her gün geldiğimiz için oda sporun inceliğini, kalitesini, havasını duyuyor ve kendince de antrenman ve planlar yapıyordu. Bu arada bende kurtulma planları yapıyordum tabi ki. Bu işi, yani sporu Sefa kardeşimin ilerlettiğini görünce “neden olmasın” dedim yerel basına haber verdim. Geldiler “Gözleri görmeyen sporcu” haberini yaptılar. Arkasında o zamanki ulusal basınımızın parlayan yıldızı Enver Öztürk, güzel bir haber yaparak Türkiye’nin her tarafına duyurdu. Bu vesileyle Sefa kardeşimin hedefi belirlendi…

Ve…

Yerinde duramaz hale geldi. Sporun kapıları yavaş yavaş açıldı.  Onun için bir milat oldu.

“Memleketime hizmet edeceğim” deyerek Sivas’a yerleşti. Görme engelliler kulübünü kurdu. Başarılarının büyüyerek filizlenmesi onu “Görme Engelli Spor Kulüpleri Birliği Genel Başkanlığına” kadar taşıdı. Karanlıkta yaşamayı hayat tarzı edinen engellileri spora kazandırdı. Gece gündüz, yağmur çamur, uzak yakın onu etkilemedi. Bu uğurda savaşmayı kendine misyon edindi. Dünya ve Avrupa Şampiyonası başta olmak üzere ülkemize sayısız madalyalar kazandırdı.  Spora hizmet etmeye ve madalyalar kazandırmaya devem eden Sefa Gülbil arkadaşım son görüşmemizde bana şu cümleyi söylemesi beni çok şaşırttı…

“İyi ki gözlerim görmüyor, eğer gözlerim görseydi ülkeme, memleketime ve sporcu kardeşlerime bu kadar önemli hizmetler yapamazdım” dedi…

Bu söylem karşısında o kadar küçüldüm ki!

“Keşke ben sana daha fazla hizmet etseydim” diye cevap verdim…

Demek ki!

İnatla ve sabırla bir şeyi istersen başarırsın.

 “İşte size bir Model”

Önce iç engelden kurtulacaksınız, sonra dış engelle savaşacaksınız, o zaman başarı kendiliğinden gelecektir…

Şimdi soruyorum size:

Sefa Gülbil kardeşime…

Engelli dememiz mümkün mü?

Engel içimizde, engel tembelliğimizde!

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                          


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık