• 10 Nisan 2018, Salı 2:43
CihatRamazan Gürbüz

Cihat Ramazan Gürbüz

Fütursuzca İşleyen Çarkına…

Evet!
Yılan…
Yılanlar…
Ben yılandan korkmam…
Neden korkmam?
Müsaadenizle kısaca anlatayım…

Yılanın…
Adı bile ürkütücü…
Herkesin korkulu rüyası…
Rüya demişken, gerçek yaşamda olmasa bile, herkes mutlaka rüyasında yılanı görmüş ve ürkmüştür…
Birde başka bir pencereden bakacak olursak…
Eylem ve söylemlerini doğru bulmadığımız, haz etmediğimiz insanlara da;
Yılan…
Yılan gibi…
Ve ya…
Yılan gibi sinsi, vs… vs… deriz…

Evim birçok hayvanın yaşadığı, ormana yakın bir köyde…
Bizlerden çok hayvanların mekânı gibi…
Doğrusu söylemek gerekirse, orman olunca aslında mekânda hayvanların…
Ama insanoğlu işte, sahiplenmişiz hayvanları yok sayarak…
Doğanın kanunu bu, ormanda yaşıyorsan bunlarla da alışmak zorundasın…
Anlaşmak da yeterli değil…
Her türlüsünü tanımalı ve arkadaş olmalısın…
Tamam, hepsiyle eyvallah da, yılanla nasıl arkadaş olacağız…
Orası muamma…

Ve o gün!
Bir buçuk metre uzunluğunda siyah bir yılanın bana doğru geldiğini gördüm. Kendimi resmen kan, ter içinde evin içine attım. Yılanı uzaktan izlemeye başladım. Korkuyu tarif etmek gerekirse, tarifi korkunçtu…
Bu ilk görüşümdü…
Sonrası, bu yılan ve yılanları sık, sık görmeye başladım. Köyde herkesin yılanlarla bir anısı vardır ve dillendirilmiştir. Tabi ki konu yılan olunca birazda konum gereği abartılmıştır…

Gelelim yılanla ilk yakın temasa…
Sıçakların tavan yaptığı bir gün, uzun ve renkli bir yılanla karşılaştım. Önce irkildim. Uzun bir süre bekledim ve süzdüm. Sıcaktan uyuştuğunun farkına vardım cesaretlendim ve rahatça izlemeye başladım. Çok güzeldi. Parlak, alımlı ve desenliydi. Sonra uzun bir sopa elime aldım, dürtmeye başladım. Ama o hiç oralı değildi. İyice mayışmıştı. Bende bunu fırsat bilerek ve düşünerek kuyruğunun ucuna dokunmak istedim ve dokundum zor ve uzun bir mesai harcadım ama dokundum. Çok mutlu oldum. Sonrası malum…
Canlı cansız fark etmiyor…
Kralı gelsin…
Gördüm…
Görüştüm…
Kaynaştım…
Alıştım…
Ve en önemlisi onların iç dünyasını anladım…
Meğer!
Onlarda bizden korkuyormuş, bizlerin onlara zarar vereceğimizi anlayınca saldırıyorlarmış…
Haklı olmak bir şeyi değiştirmiyor…
Ona zarar vereceğini anladığı an affetmiyor.
Yılanın veya yılanların kanunu bu…
Bunlarla yaşayacaksan buların kanunlarına da uyacaksın…
Yılanları da, kanunlarını da anladım anlamasına…
 Ama…
Yılan gibi yaşayan (sözüm ona) insanların kendi çıkarlarına has kanunlarını anlayamadım!
Meğer etrafımızda ne kadar çokmuş…
Yok!
Demeyin…
Var!
Hem de yakınınızda…
Bakın, bakın iyi bakın…
Dokunun bakalım fütursuzca işleyen çarkına!
Dokunamazsınız…
Çünkü yılan gibi sokar ve yılan gibi yaşarlar…
Kendilerine zarar verileceğini anladıkları an, haklı olsanız dahi yılan gibi saldırır, affetmezler…
Ve…
Bunları tanıdıkça ne kadar basit, kabiliyetsiz, kapasitesiz, dünyaya bağımlı olduklarını da anlarsınız…
Marifetmiş gibi kendilerini her alanda sergilerler…
Yılanlarla aralarındaki tek fark!
Yılanlar ölmemek için…
Bunlar kan emmek için saldırırlar…
Diğer bir fark ise:
Yılanların yalakaları yoktur…
Bu kan emicilerin ise yalakaları çoktur…
Doyumsuz ve hareket alanları sınırsızdır…

Haaa…
İnansalar da, inanmasalar da, birde ilahi adalet vardır…
İnsani öyle bir anda duvara çarpar ki!
Anlayamazsınız...
Senin o şaşalı mevkiin…
Makamın…
Servetin…
Şöhretin…
En önemlisi sıhhatin…
O an biter…
Bunu da ummadığın, umursamadığın biri (?) yapar ve gider…
Fütursuzca işleyen çarkında, iflas bayrağını diker…
Kısacası;
İyi veya kötü…
Yaptığın her şeyin mutlaka ve mutlaka bir karşılığı vardır…
Var olmayan senin ve senin gibilerin asaletidir…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık