• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
CihatRamazan Gürbüz

Cihat Ramazan Gürbüz

Duvara “İMDAT” Diye Bağırmak!

Siz…

Evet, siz…

Hiç “İMDAT “diye “duvara” bağırdınız mı?

Titreyen sesinizle…

İnleyen yüreğinizle…

Tükenen gözyaşınızla…

Karanlığa hiç “İMDAT” diye haykırdınız mı?

 

“İMDAT”IN biçare kaldığı bu yorgun ses’e merhem olabilmek için, her tarafı onun nefesiyle süslenmiş olan hasta bebeğin yanına büyük umutlarla geldik…

Ama bebeğin saflığını, güzelliğini görünce ve olanları duyunca, hepimiz kelimenin tam anlamıyla yıkıldık…

 

Adı: AZRA

Soyadı: CUNDUZ

Hastalığı: TAY-SACHS

(“Allahtan ümit kesilmez” ama Doktorların biçtiği ömür):

BEŞ YAŞINA KADAR YAŞAYACAK

Yaşı: ÜÇ

 

AZRA’dan başka her şeyi teferruat olan ve mutlak itaat kültürüyle yoğrulan bir aile…

Hasta bebeği bir gün fazla yaşasın diye, yüreğiyle, yaşam tarzlarıyla ve tüm benlikleriyle umuda organize olmuş bir anne ve baba…

Evet, mutlak itaat diyorum…

Çünkü:

Görmeyen…

Duymayan…

Konuşmayan…

Anlamayan…

Ve anlatamayan güzeller güzeli “AZRA” bebeğin hislerine tercüman olmak ve her an odayı dualarla süslemek mutlak itaati gerektiriyor…

Onun görmeyen gözlerinden ne istediğini anlamak ve isteğini harfiyen yerine getirmek “itaatlerin en güzeli” diyen bir anne…

 

Bu anne:

Evlat sahibi olmak için on yıl bekleyişten sonra, “AZRA Allahın bana verdiği en büyük lütuf” diyor. “Derin bir nefes alıp gururlanarak”…

Ve onunla birlikte yaşam savaşı verirken, gözyaşlarının akmaması içinde adeta direniyor ama yinede gözyaşlarının akmasına engel olamıyor.  Bu anne…

Baba ise:

Babaların kralı…

Her baba gibi kızının yanında dağ gibi adam…

Baba:

Düşmez…

Yenilmez…

Yorulmaz…

Üşümez…

Baba: Bu amansız hastalığa yenilmemiş dimdik ayakta ve var gücüyle tüm olumsuzluklara rağmen direniyor…

Direniyor direnmesine ama:

Üşüdüğünün bile farkında değil…

Bu baba:

Kızı için üşüyor…

Kızına sarılamadığı için üşüyor…

Bebeğine, babanın nasıl çırpındığını gösteremediği, anlatamadığı için üşüyor…

Umut adına girmediği kapı kalmadığı için üşüyor…

Gözleri önünde eriyen kızı için her şey yapmasına rağmen sonuç alamadığı için üşüyor…

 

Bilgisayar çağında olmak, teknolojiyle dans etmek, uzayda halay çekmek gibi gelişmeler varken bu üşüyen babayı ısıtacak bir gelişmenin olmaması bu baba gibi, bizleri de derinden sarsıyor…

 

Bu ailenin “İMDAT” çığlığını duyan, Sayın Hakan Tütüncü’nin direktifiyle: Başkan Ahmet Ünlüoğlu nezaretinde Kepez Belediyesi Spor Kulübü olarak hasta bebeğimize “geçmiş olsun” dileklerimizi ve hediyelerimizi sunduk. Maddi ve manevi desteğimiz “AZRA” bebekle birlikte olduğunu söyleyerek o güzelim yuvadan üzülerek ayrıldık…

Evet, ayrıldık ama:

Yüreğimiz orada kaldı…

Herkesin “AZRA bebeğimize sahip çıkmak adına umuda koşacağını umarak, Allah yar ve yardımcıları olsun…

Diyorum…

Sonuç itibariyle:

Mevlam öyle bir Mevla ki!

Dermansız dert vermemiş…

Bu dermanı bulmak için her türlü çabayı bizler sarf etmezsek. Bir gün “AZRA” bebek gibi tüm bebeklerimizi dönüşü olmayan bu hastalığın pençesine itmiş oluruz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık