• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
CihatRamazan Gürbüz

Cihat Ramazan Gürbüz

Adı: “Müdür”

Öncelikle “istisnalar kaideyi bozmaz” diyerek konuya başlayayım…

Benim sevdiğim, güvendiğim, donanımlı, istikrarlı, oturduğu koltuğun hakkını veren o kadar çok müdürler var ki!

Onları ayrı tutuyorum…

Allah onlardan razı olsun…

Ama:

Koltuğunu babasının malı gibi kullananlar da var tabiî ki!

Evet koltuk…

Mesele koltuğa oturan kişinin, kişiliğini koltuktan alması…

İş yapmayı, vatandaşı ağırlamayı koltuğun verdiği havayla sınırlaması…

Birde telefon konuşmaları yok mu?

İşte insanı kahreden bu!

Nasıl mı?

Bir tanesini anlatayım…

Acil bir işimiz vardı. Bir arkadaşımla birlikte müdürün kapısına dayandık bekliyoruz…

“Toplantı var” dediler. Bekledik…

“Ne zaman biter” dedik.

“ Belli olmaz” dediler. Bekledik…

Fakat!

İçeriye giren çıkan birileri oluyor bu nasıl toplantı onu da anlamış değilim. Neyse fazla uzatmadan sıra bize geldi ve içeriye girdik…

Müdür telefonla konuşuyordu bizlere de elleriyle işaret ederek “buyur” dercesine otur işareti yaptı. Telefonla konuşurken yüksek sesle ve kasılarak konuşması bezende koltuktan sağa sola dönmesi adamın kalitesini ortaya koyuyordu zaten…

Neyse ki!

Telefon konuşması bitti. Bizlere döndü “hoş geldiniz ne içersiniz” dedi…

Biz cevap veremeden tekrar telefonu çaldı. Biz yokmuşuz gibi kükremeye yanı konuşurken kükremeye başladı. Önemli bir mesele yok boş, boş konuşuyor. Bizimle konuşma fırsatı bulamadan en az 5 veya 6 defa farklı kişilerle telefonda sohbet etti. Her iki kelimeden sonrada “işler çok yoğun zaman yetmiyor” gibi kelimeler kullanarak kendince önemini artırdı...

Bu ara sekreteri geldi…

“Müdür bey   x……… müdürü geldi” dedi…

O da “al hemen içeri” dedi…

Hoş beş sonra yine telefon çaldı. Aynı tas aynı hamam devam etti. Biz izin istedik çıktık. Oda bize neden geldiniz diye sormadı bile “kusura bakmayın işlerin yoğunluğu” dedi…

Bende “hangi işten bahsediyorsun” dercesine gözlerinin içine baskım…

Ama hiç oralı olmadı.

Dışarı çıktım ve aynı müdürü telefonla aradım isim vermedim benim onun imzasını gerektiren meselemi kısaca anlattım oda buyurun gelin çözelim dedi. Biz “U” dönüşü yapıp tekrar içeri girmek için sekreterine konuştuklarımızı anlattık oda tekrar bizi odaya aldı…

Adam bizi görünce;” sizinle görüştük ya, neden tekrar geldiniz” dedi…

Bende gayet nazik bir şekilde:”Görüştük ama iş mevzusuna giremedik o yüzden telefonla anlattım size”

Biraz bozuldu…

Ama çaktırmamaya çalıştı ve yine telefon çaldı. Uzun oturma eyleminden sonra mesainin bitimine yakın işimiz oldu olmasına ama bu telefon sapıkları diyeceğim artık mesai satı içerisinde çok önemli olmadığı sürece;

Konuşmasınlar…

Abartmasınlar…

Vatandaşa saygısızlık yapmasınlar…

Bu yaşadığımı defalarca da duymuştum. O yüzden sakin kalmayı başardım…

Herkesin başına gelen mevzular olduğu için psikologa sordum nedir bu tip insanların sorunu: El cevap: Çok şey anlattı ama ben kısaltım…

Anlam yok…

Kavram yok…

Eylem yok…

Var olan şey: Bir hiç oluşu!

Bu tür örnekleri ve müdürleri her yerde duyabiliriz veya çoğalta biliriz…

Ama:

Bu tür müdürleri; bu koltuklara oturtup ellerine telefonları verenleri çoğaltamayız…

Çünkü onlar:

Seçilmiş veya görevlendirilmiş az ve ehil insanlardır.

Bu ehil insanlar da, bunları görmek zorundadırlar…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık