• 27 Temmuz 2017, Perşembe 17:46
AliTongülüs

Ali Tongülüs

“Zaten turizmde inşallahla maşallaha kaldık çünkü..”

Almanya fanlar GMBH'da Kurucu Başkanı ve turizmin içinden biri olan Hüseyin Baraner, dün sosyal medyada, Bloomberg TV'de 1 saat süren İş Dünyası programına katıldığını belirterek, “turizm”le ilgili neler konuştuğunu özetlemiş..

Hepsinin altına imzamı atacağım bu görüşleri, 90 yılların başından bu yana yaptığım bütün turizm programlarında kelime kelime anlattık, söyledik, turizmcilerle/siyasetçilerle ve uzmanlarla tartıştık..

Yani, Baraner aslında bilinen bir şeyi bir kez daha ortaya koymuş..

Şimdi size bunları aktaracağım..

Ama, ardından söyleyeceklerim turizmcilerin hiç hoşuna gitmeyecek..

TURİZMDEKİ MANZARAMIZA BAKIŞ

Bakın Baraner neler söylemiş:

1. Almanya-Türkiye arası çok gerildi, iki toplum birbirinden uzaklaştı.. (Sadece bu yeni bir gelişme, üstelik kesinlikle çözümü yok..)

2. High segment Rus müşteri Avrupalının olmadığı otele gitmiyor.. Sadece Rus kültürüne boyanmış bir hizmet anlayışına yüksek fiyat ödemiyor..

3. Son 2 yılda kriz değil afet yaşadık.. Sektörümüzü tamamı ile yeniden yapılandırmalıyız..

4. Doğa, kültür, sanat, mutfak olmadan turizmde sürdürülebilir net kar sağlamak imkansız.. Biz sadece oda satıyoruz..

5. Doğa tahribatı çok büyük..

6. Her otelci için doğa dostu diyemeyiz..

7. Ekonomik yaşamında sıkıntısı olmayan, eğitilmiş, bilgilendirilmiş uzman eleman olmadan yüksek seviye turist gruplarına hizmet vermek ve high segment müşterileri bir otele veya destinasyona bağlamak imkansızdır..

8. Otellerimizin bazılarında çalışanların hakları suistimal ediliyor.. "Kriz var, Turist yok" gibi sözlerle hem çok uzun çalıştırılıyorlar hem de az ücret ödüyorlar..

9. Turist sayısı yanıltıyor, önemli olan ülkemizin elde ettiği net kar olmalıdır.. Ülke ve yıl bazında sektörümüz gerçekten net kar ediyor mu? Sektörün ve bakanlığımızın tartışma konusu artık net kar ve verimlilik olmalı..

Turist sayısı arttıkça zararı büyüyen noktalar var..

10. Türk turizm sektörünün en büyük serveti çalışanlarıdır.. İyi ve uzman elemanlar turizm sektörünü verimsizlikten dolayı terk ediyor..

11. Hiç bir turistin hiç bir destinasyona ihtiyacı yok.. Biz şeker, petrol, ekmek satmıyoruz ki zorla bize gelsinler.. Turizm sempati ile yürür.. Sizi severse turist gelir, sevmezse başka yere gider..

12. Türkiye'de çok dilli, çok kültürlü ve tecrübeli otel pazarlama müdürleri var.. Yeni bakanımız bu arkadaşları 4-5 saatlik bir protokolsüz toplantıya çağırmalı ve sıcak piyasa bilgilerini ve önerilerini almalı..

13. Bir şekilde para bulan bazı gruplar inşaat teknolojisinin bugünkü hızı ile 1 yılda 1000 oda inşa edip destinasyonlardaki doğa ve piyasa dengeleri bozuyor..

Artık nesilden nesile aktarılan doğa içinde orta boyutlu otellerde de iyi net kar sağlanabileceğini öğrenmemiz lazım..

14. Destinasyonlarımızı betona kilitledik..

15. Dünya piyasalarını yeniden tarayıp çok değişik yeni çalışmalar yapmalıyız..

16. Türkiye’nin yaşadığı 2 yıllık kriz özellikle İspanya ve Yunanistan'da otel amortizasyonları 3.5 yıl geriye çekti..

17. Uluslararası fonlar Türkiye'deki başarılı oteller gibi otel yapın diye ispanyol ve Yunanlılara çok cazip şartlarda finansman desteği teklifinde bulunuyorlar..

İNŞALLAHLA MAŞALLAHA KALDIK

Dediğim gibi; her kelimesinin altına imzamı atacağım tespitler..

Bunları yıllardır yazıp/tartışıyoruz, ama turizmciler kendi tespitlerine bile kulak tıkayıp, “günü kurtarma” peşine düşüyor ve hiçbirini uygulamıyorlar..

Çünkü, “hazır yemeye” alışmışlar..

Tesislerimiz dünyanın en iyileri, ama “aç gözlü turizmciler” ucuz elemanlarla hizmet kalitesini sürekli düşürüyor..

Bu da Baraner’in belirttiği “high segment müşteri”leri, yani zengin ve gittikleri yerde iyi para harcayan turistleri maalesef tesislerden kaçırıyor..

Bu noktada, Baraner’in paylaşımının altına yorum yapan Turizmci/Mutfak Koordinatörü Ergün Yorgancılar’a klak vermenizi istiyorum:

“Bu tespitleri yıllardır söylüyoruz, bize çözüm gerekli, çok laf değil uygulama gerekli..

Evet kalifiye elemanlar, işletmecilerin “ucuz çalışan” tercihi yüzünden turizmden uzaklaşıyor..

Kalifiye elemansızlık yüzünden gelecek daha kötü olacak..

Bizler 80’li yıllardan bu yana turizmin nasıl gelişip nasıl çöküntüye uğradığını gördük..

Geçmişi inceleyip ileriye doğru hataları düzeltip ilerlemeliyiz..

Bunda umudum yok, inşallah olur..

Zaten turizmde inşallahla maşallaha kaldık çünkü..”

BU DA TURİZMCİLERİN MANZARASI

Acı, ama turizmdeki gerçek bu maalesef..

Ben turizmcilerin, “şükür bu yılı zararla kapatmadık” dediğini hiç duymadım..

Bir önceki sezon 7 milyon Euro kar edip, kriz çıktığında sezonu 4 milyon Euro karla kapatan ve sadece “kardan zarar eden”  turizmcilerin, “öldük-bittik-yandık” diye ağladığını gördüm sadece..

Ve her ağızlarını açtıklarında, “devlet bize destek olmalı” diye sızlandıklarını gördüm..

Bir turistin nasıl getirileceğini bildikleri halde, birkaç turizmci dışında kimsenin elini sıcak sudan soğuk suya sokmadığını gördüm..

“Ucuz eleman” diye yabancıları çalıştırıldığını, Türkiye’de kalması gereken milyonlarca liralık dövizin yurtdışına gittiğini gördüm..

“Müşteri bulamıyoruz” diye ağlayan turizmcilerin, aynı şartlarda yerli turiste kapılarını açmadıklarını gördüm..

Özetle, “bacasız sanayi” denilen turizmde günü kurtarma anlayışı-doyumsuzluk-ucuzculuk ve kazıkçılık yüzünden “kelle” sayısını arttırsak bile, “turizm geliri” açısından sürekli “gerilediğimizi” gördüm..

Peki bunlar düzelir mi?

İnşallah..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık