• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Yeniden “sömürecekleri bir Türkiye” peşindeler..

Dün Takvim Gazetesi’nde yer alan, “Almanya'dan AK Parti milletvekili ve TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'ya skandal muamele” haberine hiç şaşırmadım..

Bu olayı sadece Almanya ile sınırlandırmayın..

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin hemen hepsi, fırsat buldukça aynı tür muameleyi “para babaları hariç” Türk olan herkese yapacaklardır..

Çünkü..

Batı, yüzyıllardır avucunun içine alıp istedikleri herşeyi yaptırdıkları ülkemizin son 15 yıldır verdiği “bağımsızlık mücadelesi”nden çok fazla rahatsız..

İşte bu mücadeleyi kırmak, yok etmek için her yolu deniyorlar..

Ve -içimizdeki hainleri de kullanarak- yeniden “sömürecekleri bir Türkiye” yaratmak istiyorlar..

EĞER AB BU İSE İSTEMİYORUZ

Gelin şu olaya ve tepkilere bir bakalım..

TBMM Başkanvekili Bahçekapılı’nın, Almanya'nın Köln kentine yaptığı seyahat sırasında otel lobisinde çantası çalındı..

Çantanın içinde telefon, pasaport, kredi kartları, tüm kimlik kartları bulunuyordu..

Bahçekapılı olayın ardından hemen karakola gidip şikayette bulundu..

Ve başına gelenleri şöyle anlattı:

“Olayı anladılar, sadece dinlemekle yetindiler..

Bir tutanak tutuldu..

Bizimle ilgilenmediler bile..

Milletvekili, TBMM Başkanvekili olduğumu anlattım ama hiç oralı olmadılar..

İfade alma işleri de uzadıkça uzadı..

Daha sonra konsoloslukla irtibata geçtim..

Geçici pasaport çıkarttım..

Dönüş için havaalanına geldiğimde, tam anlamıyla bir skandal ile karşı karşıya kaldım..

Polis beni alıkoydu..

Geçici pasaportu kabul etmediler, milletvekili ve başkanvekili olduğumu söylememe rağmen, 'bizi ilgilendirmez' dediler..

Beni ve yanımda olan ablamı havaalanındaki polis merkezine götürdüler..

Uçağımızın kalkmak üzere olduğunu, ne incelemesi yapacaklarsa bir an önce yapmalarını istedik ama yarım saat 45 dakika orada bizi tuttular..

'Buraya vizesiz girip girmediğinizi bilemeyiz' dediler..

Diplomatik pasaport taşıdığımı, konsolosluk ile irtibata geçmelerini söyledim, karakolda tutulan tutanağı gösterdik, ikna edemedik..

Ne dediysem 'bizi ilgilendirmez' dediler..

Gerekli araştırmaları yaptıktan sonra 'bizi takip edin' dediler..

Peşlerinden gittik bizi pasaport kuyruğuna kadar getirdiler..

Pasaport kuyruğuna geldiğimizde artık çok sinirlenmiştim..

Bu AB dediğiniz şeyse, istemiyoruz AB'yi diye bağırdık..

Polis bu kez bizi susturmaya çalıştı, 'susmazsanız sizi alıkoyarız' diye tehdit ettiler..”

“GÜÇLENEN TÜRKİYE” KORKUSU

Olayı yorumlayan strateji uzmanları dedi ki:

“Almanlar, güçlenen Türkiye karşısında büyük panik içinde..

Türk görünümlü teröristlere vatandaşlık veren, onları villalar hediye eden Almanya'nın Meclis Başkanvekili'ne böyle bir muamele yapması, büyük bir korkuyu işaret ediyor..

Almanya,  bu tarz güç gösterileriyle Türkiye'ye bazı konularda geri adım attırmayı hedefliyor.."

AYNINI YAPMAK GEREKMEZ Mİ?

Bu noktada bir de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok anlamlı bir tepki verdi..

Bu tepki hem Batı’ya hem de içimizdeki hainlere yönelik mesajlar içeriyordu..

Erdoğan şöyle konuştu:

“Bizi hâlâ Anadolu'da Avrupa'da barındırmama düşüncesinden vazgeçilmediğini görüyoruz..

Onun için buraları vatan kılmanın mücadelesini veriyoruz..

Meclis Başkan yardımcılarımızdan Ayşenur Hanım Almanya'ya seyahat yapıyor..

Seyahat esnasında çantasını çalıyorlar, gidiyor büyükelçilikten pasaport alıyor..

Havalimanından kendisine geçiş izni verilmiyor..

"Ben milletvekiliyim aynı zamanda TBMM Başkan yardımcısıyım" diyor, alıyorlar saatlerce bekletiyorlar..

Sen teröristi ülkende misafir ediyorsun, ama bu ülkenin TBMM Başkan Yardımcısı ve heyetini orada saatlerce bekletiyorsun..

Şimdi bunlara aynısını yapmak gerekmez mi?

Ondan sonra Erdoğan oluyor diktatör!

Sen benim Meclis Başkan Yardımcıma, bir bayan milletvekiline bu yanlışı yaparsan ben buna aynısıyla mukabele etmem lazım..

Bir defa bütün oradaki personel kimse, neyse bunlara gereğini yapmadığın sürece Türkiye buna misliyle mukabele eder, etmek durumundadır..

Bize bu vatanı çok görenler kusura bakmayın, buraları onlara dar edeceğiz..

Bu milleti siyasi, ekonomik, kültürel özgürlüğünden vazgeçtirmek isteyenlere meydanı bırakmadık, bırakmayacağız..

Bizi hürriyetimizden etmek isteyenlerin karşısında ecdadımız eğilmemişti, biz de eğilmeyeceğiz..

Biz de kendi strtejimizi kendi taktiklerimizi uygularız..

Elin oğlu binlerce kilometreden gelirken biz burada oturup duramayız..”

BUYRUN SİZİ DİNLİYORUM

Ben söyleyeceğimi en başta söyledim..

Siz söyleyin şimdi;

Bir vekilimize yapılan bu muameleyi hoş görebilir miyiz, sindirebilir miyiz?

Erdoğan şu söylediklerinde ve tepkisinde haksız mı, desteği haketmiyor mu?

Buyrun, sizi dinliyorum.. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık