• 28 Aralık 2017, Perşembe 22:38
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Yandaş gazeteciler.. Ve Tayyip Erdoğan..

Nebi Karakaş arkadaşım, “bazen sadece okumak gerekir, yorum gerekmez” diyerek bir yazı paylaşmış..

Yazı, “Türkiye’deki gazetecilerin manzarası”nı anlatıyor..

Kaleme alan kişi, “siyaset dünyasındaki söylemleriyle dikkat çeken” gazeteci Süleyman Özışık..

Bu defa meslektaşlarını mercek altına almış..

Okuduğunuz gazetecileri ve ülkemizin manzarasını anlamanız açısından, bu yazı sizleri de yakından ilgilendiriyor..

Yorum yapmanız şart değil, okumanız yeter..

O'NU NEDEN DESTEKLİYORUZ?

Üşenmedim, tarafsız olduğunu iddia eden muhalif kalemlerin yazılarına göz atıp not tuttum..

Ortaya çıkan bir günlük envanter şöyle:

Tam 57 köşe yazarı, Erdoğan'ı destekleyen gazetecilere "Yandaş" demiş, 17'si "Yalaka takımı" diye hakaret etmiş, 8'i "Saray'ın paralı kalemleri' diye yaftalamış, 6'sı ise "Havuz medyası" benzetmesi yapmış..

Bu “tarafsız” arkadaşların tamamının iki ortak noktası var..

1 - Öfke nöbetleri geçirecek derecede azılı bir Recep Tayyip Erdoğan düşmanı olmaları..

2- Erdoğan'ın karşısına dikilen diğer siyasi partilerin tamamına gönüllü danışmanlık yapmaları..

Yazılarına bir göz atıverseniz keşke...

Biri, içinde benim de bulunduğum köşe yazarlarına "Yandaş" dedikten ve gönlünce hakaret ettikten sonra, bir yandan Kemal Kılıçdaroğlu'na, diğer yandan Meral Akşener'e akıl vermeye başlıyor..

"Şunları bunları yaparsanız AK Parti'yi birlikte devirebilirsiniz" diye proje sunuyor..

Diğeri, "AK Parti'ye şu noktadan vursanıza kardeşim, bu nasıl muhalefet" diyerek adeta görev tevdi ediyor..

Bir diğeri, "Aman HDP'yi unutmayın, onlar olmadan yüzde 50 artı 1 yakalanmaz" diye uyarıyor..

İçlerinde, "Avrupa ülkelerine daha çok seslenin, onlar ambargo koyarsa, tepki gösterirse bunların gitmesi daha kolay olur" önerisinde bulunanlar bile var..

Ve bunların hepsi tarafsız, biz ise yandaş ve yalaka oluyoruz!..

Hikmet Genç'in deyimiyle, onlar "Çoklu yandaş" olunca sıkıntı olmuyor..

Ama bizim tek bir adamı savunmamız yandaş ilan edilmemize neden oluyor..

Kendileri sinek gibi her boka konunca sorun yok..

 Ama birileri Erdoğan'ın yanında durunca, "Vay sen onu nasıl desteklersin" oluyor..

Cevabı çok basit kardeşim!

Biz yandaş gazeteciler, O'nun gibi biri daha olmadığı için O'nu destekliyoruz..

Tek bir hamlede; İslam İşbirliği Teşkilatı, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi dünyanın üç büyük teşkilatını toplayıp, Amerika ve İsrail'in karşısına diktiği için destekliyoruz..

Bir tek hareketiyle 128 ülkeyi aynı safta buluşturduğu için, Amerika'yı köy büyüklüğündeki Togo, Mikronezya, Nauru, Palau gibi ülkelere muhtaç hale düşürdüğü için destekliyoruz..

Pakistan'da güllerle, Yunanistan'da türkülerle karşılandığı için..

Arakan'da nidalarla, Filistin'de dualarla, Sırbistan'da alkışlarla, Almanya'da al yıldızlı bayraklarla karşılandığı için..

Somali'de posterlerle, Sudan'da tekbirlerle, Tunus'ta ilahilerle, Çad'da tebriklerle karşılandığı için..

Makedonya'da halife, Kosova "Sultan oğlu Sultan" ünvanlarıyla anıldığı için..

Azerbeycan'da "Can kardeş", Bosna'da "candan öte" görüldüğü için..

Kanın oluk oluk aktığı İslam coğrafyasında "Ümmetin umudu" olarak görüldüğü için destekliyoruz..

Dahası mı?

Amerika'sından Avusturya'sına, Hollanda'sından Almanya’sına, Fransa'sından İtalya'sına, İngiltere'sinden İspanya'sına, Çin'den Japonya'sına varıncaya kadar, gittiği tüm Asya ve Avrupa ülkelerinde onbinlerce Türk'ü ellerinde bayraklarla sokaklara döktüğü için destekliyoruz..

Yetmedi mi?

Dünyanın en büyük üç terör örgütünün hedefinde olduğu için, dünyanın en barbar ülkeleri tarafından düşman olarak anıldığı için..

Darbelere, vesayetlere, manşetlere boyun eğmediği, tuzaklar karşısında aslanlar gibi dik durduğu için ve sadece Allah'ın huzurunda eğildiği için..

Millete rağmen siyaset yapmadığı için, eski siyasetçilerin aksine, milletin inançlarına yasak getirmediği için..

Şehidimin cenazesinde Kur-an okuduğu için, sabah namazında ezan okuyarak milletini "felah"a çağırdığı için destekliyoruz..

Tam da kendisi için yazılan türküde anlatıldığı gibi..

Ezilenlerin gür sesi, suskun dünyanın hür sesi olduğu için...

Mazlumlara sırdaş, gariplere yoldaş olduğu için...

Davasında kararlı olduğu için, anaların duasında olduğu için...

İnandığı yolda gittiği için, zalimlerin korkulu rüyası olduğu için destekliyoruz..

Ondan öncekileri...

Abdulhamid'i, Menderes'i, Özal'ı, Erbakan'ı, Muhsin Yazıcıoğlu'nu elimizden aynı şeytani planları kurgulayarak aldığınız için destekliyoruz..

Elinizde avucunuzda varsa böyle bir adam, getirin onu da destekleyelim..

Yok di mi?

Var mı?

Allah aşkına...

Şöyle biriniz çıkıp, "Benim liderim Kemal Kılıçdaroğlu'dur, benim liderim Meral Akşener'dir" desenize!

Diyemezsiniz; çünkü alem size hiç gülmediği yerleriyle gülmeye başlar, bunu siz de biliyorsunuz..

İşte biz yandaş gazeteciler, sizin içinde bulunduğunuz bu “zillet halini” yaşamamak için, sizin bu utancınıza ortak olmamak için O'nu destekliyoruz..

Süleyman Özışık’ın bu yazdıklarına (gerçekten) hak vermeyen bir kişi çıkar mı?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık