• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Vay efendim bu yazdıklarım olmamış..

Dünkü, “Kemal Kılıçdaroğlu’ndan itiraflar bekleniyor” başlıklı yazım için yapılan yorumlar/eleştiriler gösteriyor ki..

“Bir kesim, bir zihniyet” hiç değişmeden/gelişmeden devam ediyor..

BANA YÖNELTİLEN ELEŞTİRİLER

Bana yöneltilen eleştirilerin özeti şöyle:

“Hem birlik ve beraberlik diyorsunuz, hem de adam Külliye’ye gittiği için eleştiriyorsunuz, belaltı vuruyorsunuz.. Sözkonusu vatansa gerisi teferruat değil midir?”

“Teferruat” dedikleri ne biliyor musunuz?

1- “Külliye’ye gitmem, adımımı atmam diyen Kılıçdaroğlu, oraya tıpış tıpış gitti, böylece tükürdüğünü yaladı” demiş olmam..

2- “Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermeni kimler istedi, CHP içindeki Fethullah Gülen’in adamlarını açıkla” anlamında örnekler vermem..

Vay efendim bu yazdıklarım olmamış, bana yazıklar olsunmuş, bu yazı Tongülüs’e yakışmamış..

Birlik ve beraberlik gerektiren günlerde, adam (Kılıçdaroğlu) saraya vatan için çağrılmış, bezim gibiler de bunu malzeme yapıyormuş..

ŞU SORULARIMA CEVAP VERİN

Bu eleştirilere şöyle bir baktığınızda, beni eleştirenler “haklı” gibi görünüyor?

Peki..

Bu arkadaşlarımdan ve onlar gibi düşünenlerden şu sorularıma cevap istiyorum..

1- Kemal Kılıçdaroğlu madem bu vatan için birlik ve beraberlik istiyor, ülke direkten dönmüş, milletin büyük bir çoğunluğu geceler boyunca demokrasi nöbeti tutuyor, darbe teşebbüsünden 10 gün sonra mı böyle bir şey istemek geldi aklına?

Niye bir CHP’li çıkıp da, “neredeydiniz ey Kılıçdaroğlu” diye sormadı?

Bu “gecikmeye” rağmen, hatırlarsanız, “evet geç oldu, ama bu ülkenin birlik ve beraberliğine katkı koyacaksa böyle bir hareket için yine de teşekkür ederim kendisine” dedim..

2- Kılıçdaroğlu’nun Taksim buluşmasını ve bildirisini baştan sona izlediniz ve dinlediniz mi?

Söyleyin o zaman;

Ne bildiride (manifesto) ne de konuşmasında, “darbe teşebbüsü yapanlara” tek laf etti mi?

“Darbelere karşı olduğunu, karşı olunması gerektiğini” tekrarladı, sürekli “demokrasi” vurgusu yaptı..

Yani; lafları hep “yuvarladı”..

Bir “darbe kalkışması” yapılmış..

Türkiye -adeta- direkten dönmüş..

Darbe kalkışmasını kimlerin nasıl organize ettiği de bağıra bağıra anlatılıyor, itiraflar peşpeşe geliyor..

Buna rağmen Kılıçdaroğlu, 9-10 gün sonra çıktığı meydanda bir manifesto okuyor, ardından konuşuyor, ama lafının hiçbir yerinde “darbecilere ve FETÖ'ye tek laf etmiyor”..

Adam açık açık bu milleti kandırıyor, ona laf eden yok, ben bunu eleştirince “yanlış yapıyorum” öyle mi?

CHP’DE “PARALEL YAPI” VAR MI?

Geçelim..

Dünkü yazımda, “CHP içindeki Fethullah Gülen’in adamları kim açıkla” diyen bir internet sitesinin yazsını da kullandım..

Niye kullandım?

Kılıçdaroğlu, Taksim buluşmasından sonra NTV’de canlı yayına çıktı..

Kendisine, “partinizde paralelci var mı, gereğini yapacak mısınız” şeklinde bir soru soruldu..

Bu ülkede birlik ve beraberlik isteyen birinin, böyle bir ortamda tehlikenin nereden geldiğini bilen birinin, “elbette gereğini yapacağım” demesi gerekmez miydi?

Peki o ne dedi:

“MİT bize söylesin tespit ettiklerini, gereğini yaparım..”

Yılmaz Özdil’in, “Ekemeleddin’i kim mecbur etti, itiraf et” demesi size bir şeyler anlatmıyor mu?

Halkın Habercisi adlı internet sitesi’nin, kişileri ve olayları ortaya koyarak, “bunları kimin isteğiyle yaptıysan, paralelciler işte onlardır, bunları açıkla” diye isimler vererek çağrı yapması, sizce hangi anlama geliyor?

Anlamı şu:

Kılıçdaroğlu, aslında CHP içindeki yapılanmayı biliyor ve “birlik ve beraberlik” için hiçbir şey yapmıyor, sadece “yapar gibi” görünüyor..

Adam açık açık bu milleti kandırıyor, ona laf eden yok, ben bunu eleştirince “yanlış yapıyorum” öyle mi?

SİYASETÇİLER GELİŞMELİ ARTIK

Yeter artık..

Bu darbe teşebbüsü, ülkemizde birçok şeyin değişmesi/gelişmesi gerektiğini ortaya koydu..

Bunların başında da, “siyasetçilerimizin artık yalana-dolana başvurmayan, samimi davranan/konuşan kişiler olması” geliyor..

Bizler de halk olarak bunu hepsinden istemeli, beklemeli, yapmayanı silmeliyiz..

Farklı görüş ve düşüncelere sahip olabiliriz, olmalıyız da..

Ama..

1- Siyasetçilerimiz, siyaseti “akılcı çözüm bulma yolu” olarak görmediği sürece..

2- Siyasetçilerimiz, siyaseti “tüküreceğin yüze gülümsemek” olarak gördüğü sürece..

Ne bu ülkeye, ne de bu millete hiçbir faydaları olmaz..

Kılıçdaroğlu da farklı bir tarzda, ama aynı kafada siyasetine devam ettiği için..

Onun samimiyetine inanmıyorum, bu milletin birlik ve beraberliği için çaba gösterdiğini de hiç sanmıyorum..

Bunu da sizlere anlatıyorum..

Eminim anlayan, anlayacağını, anlayacağı kadar anlayacaktır..

Sürç-i lisan ettimse affola..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık