• 27 Mayıs 2018, Pazar 14:24
AliTongülüs

Ali Tongülüs

‘Üretmeyin biz verelim’ taktiğine devam..

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce..

“Yönetmeye” talip olduğu ülkesini küçümsüyor..

“BMW fabrikasını gezdim müthişti” diyerek, sözü “yerli araba üretmeye ne gerek var, ben üretmem-ürettirmem” demeye getiriyor..

ÇOK YAKIN GEÇMİŞİMİZ

İnce’nin bu sözü, beni 1998-2001 dönemindeki “İnce”lere götürdü..

DSP-MHP-ANAP’tan oluşan Türkiye’nin son “koalisyon hükümeti” işbaşındaydı..

Hükümetin başı da Bülent Ecevit’ti..

IMF’nin Türkiye bekçisi Kemal Derviş bir yandan, Avrupa Birliği (AB) diğer yandan Türkiye’yi kıskaca almış, hamur gibi yoğuruyorlardı..

İstedikleri yasaları dikte ettirip çıkarttırıyor, ekonomi/para ve tarım politikalarını canları nasıl isterse öyle yönlendiriyorlardı..

IMF’ye zaten teslim olmuş durumdaydık..

ABD ile AB “TARIM” uygulamaları konusunda, “üretmeyin, bizden alın, daha ucuza mal edersiniz” diyerek, Türkiye’yi “ÜRETİM yerine TÜKETİM”e zorluyordu..

Bunda başarılı da oldular..

ŞU “BAKAN”A BAKIN

DSP Antalya Milletvekili Metin Şahin, önce Plan-Bütçe Komisyonu Başkanlığı, ardından da Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yaptı..

ETV’de programa alacaktım..

Biraz erken geldi, 6-7 kişilik bir grupla caddenin karşısındaki küçük bir lokantada çay içip sohbet ettik..

Konu, “hükümetin tarım politikası”na geldi..

O sıralarda, başta buğday olmak üzere birçok ürünün üretimini durdurma ve ithal etme kararları alınmıştı..

“Sevgili Şahin, biraz sonra canlı yayında da soracağım, ama önce burada öğrenirsem, konuyu daha iyi işleriz” dedim ve şunu sordum:

“Türkiye, kendi kendine yetecek her türlü kaynağa sahip birkaç ülkeden biri..

Niye kendi üreteceğimiz şeyleri dışarıdan alalım?

Bu bizi dışarıya bağımlı kılmaz mı?”

Şöyle cevap verdi:

“Mecburuz Ali bey, bu bir hesap-kitap meselesi..

Mesela buğdayı biz üretirsek kilosunu 12 cente mal ediyoruz, ama ithal ettiğimizde bunun maliyeti sadece 6 cent..

Neredeyse yarı yarıya..

Bu durumda elbette ki, üretmek yerine ithalatı tercih edeceğiz..”

Hani, bugünlerde birileri, “tarımı bitirdi” diye Ak Parti hükümetini suçluyor ya..

İşte “tarımımızı bitiren anlaşmalar” o zaman yapılmıştı..

 

Ben devam ettim:

“Sayın Şahin, biz bugün 12 cente mal edebiliriz, ama bu maliyeti düşürme yolunu da bulabiliriz..

En azından KENDİ ÜRETİMİMİZ olur..

Dışa bağımlı olmayız, ülkemizi onların insafına bırakmamış oluruz..

Bunu parayla-maliyetle ölçemezsiniz..”

Metin Şahin döndü bana baktı, “programda da böyle mi tartışacağız” dedi..

“Evet, bir sakıncası mı var” dedim..

Kafasını iki yana salladı, çay için teşekkür etti, “programa katılamayacağım, kusura bakma “ dedi ve gitti..

“TÜRKİYE ÜRETMESİN”

İşte böyle..

Batı bize hep, “üretmeyin biz verelim” diye diye, içimizdeki kukla siyasetçileri de kullanarak hiçbir şey ürettirmediler..

Şimdi bir şeyleri kendimiz üretir hale gelmeye başladık, İnce ve ittifakları, “Batılı ittifaklarının ÜRETMEYİN isteğini” yerine getirme çabası içine girdi..

Bunu da “süslü ama gerçek olmayan” ifadelerle halka kabul ettirmeye çalışıyorlar..

Örneğin, Muharrem İnce “traktör” gösterisiyle mazotun 5.80 lira olduğunu, iktidara gelirse bunu yarıya düşüreceğini söylüyor..

“Gittim BMW fabrikasını gezdim, müthişti” diyerek ülkesini küçümsemesi bir yana..

Adamın, çiftçinin mazotu 2.5 liraya aldığından haberi yok..

Şimdi gel de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Almanya’daki fabrikaları gezeceğine, ATAK helikopterlerin, İHA'ların üretildiği fabrikaları gez, bak Türkiye neler yapıyor” demesine hak verme..

BÖYLE VAAT Mİ OLUR?

Ey millet..

- Yaratacağı istihdam ve stratejik kontrol imkanı dışında, ülkeye milyarlarca dolar döviz kazandıracak bir “Kanal İstanbul” projesi gibi..

- Ellerinden uçup gidecek milyarlarca dolar yüzünden bize neredeyse savaş açacak olan Almanların karşı çıktığı “dünyanın en büyük havaalanı” projesi gibi..

- Çanakkale’ye köprü, Boğaz’a 4. köprü, oto yollar gibi..

- Yerli otomobil projesi gibi..

Ülke ekonomisine hesap edilemeyecek kadar büyük katkı sağlayacak “Projeleri Durdurmak” diye bir vaat olabilir mi?

Dışa bağımlılıktan kurtulmak için atılan adımları yok etmek, bir vaat olabilir mi?

Yapmak varken, yıkmak bir vaat olabilir mi?

Garajındaki 3 kişisel aracından ikisi BMW birisi de Mercedes olan Muharrem İnce “bisiklet”le gezerken(!)..

Siz bu sorulara cevap arayın bence..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık