• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Üniversite.. Borsa Hastanesi.. Kedi katliamı..

Bugün sizlere “insan ve insanlık”la ilgili bir-iki olay anlatacağım..

Bazıları öylesine haysiyetsiz olabiliyor ki..

Umarım, her okuyan bu olaylardan kendine bir “hisse” çıkartır..

ÜNİVERSİTE’DE GAMMAZLIK

Akdeniz Üniversitesi’nde “gammazlık” aldı başını gidiyor..

Gammazlar öylesine “korkak ve kalleş” ki; kimliklerini ve kişiliklerini de ortaya koyamıyor..

Sosyal medyada “uyduruk” isimlerle birilerine çamur atıp, üst düzey yöneticilerin kafasını bulandırarak çekemedikleri insanların işten atılmasını sağlamaya çalışıyorlar..

Bunu da güya “üniversitenin çıkarı için yapıyorlarmış” gibi süslü cümleler kurarak yapıyorlar..

Akdeniz Üniversitesi’yle ilgili çok sayıda haber, eleştiri, ihbar geliyor bize..

Kentimizin gözbebeği diye, elimizden geldiğince eleştiri ve haberlerimizi hep ince eleyip-sık dokuyarak kamuoyuna aktarmaya çalışıyoruz..

Biz böylesine dikkat ederken..

Üniversite’nin içinden birileri adeta “harakiri” yapıyor..

Koskoca kurumu kendi “çekemezlikleri” için kullanmaya çalışıyor..

Bunu da, ya göz koyduğu bir yere gelebilmek, ya da kıskandığı birilerini işinden attırmak için yapıyor..

Bu nasıl bir insanlıktır, ben anlayamadım..

Ama..

Rektör Prof. Dr. Mustafa Ünal, “dolduruşa gelmeyecek kadar akıllı” bir kişidir..

Böylesine hassas bir dönemde..

Söz söyleyenleri de söz söyleneni de araştırıp, “haksızlık” yapmamaya özen gösteriyordur ve gösterecektir eminim..

Üniversite’yi karıştırmak ve ihtiraslarıyla kuruma zarar vermek isteyenleri buradan uyarıyorum..

Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner..

Bunu sakın unutmayın..

GÜYA BURASI BİR HASTANE

Yer; Antalya Ticaret Borsası Semt Hastanesi..

Saat; 13.30 - 14.00 arası..

Yani “mesai” saati..

"KBB bölümünde" doktor ve hemşireler parfüm satın almak için hummalı bir seçim telaşındalar..

Ama, bu arada 20'den fazla hasta KBB muayenesi için kapıda sıra bekliyor..

Aynı hastanede bir başka olay..

Fotoğraf sanatçısı bir arkadaşım, fotoğraf çekerken düşüp kaburgasını çatlatmış..

Günün belirli saatlerinde ”ağrı kesici” iğne olması gerekiyor..

Ticaret Borsası Hastanesi’nin “ACİL” bölümüne geliyor ve iğne olacağını söylüyor..

Kendisine, “nöbetçi doktor yemekte, gelince iğnenizi o yapacak” diyorlar..

Dikkat edin, yemekte olan “nöbetçi doktor”..

Arkadaşım tam 1 saat bekliyor, nöbetçi doktor hala yemekte!

Bu kadar beklemekten ağrısı iyice artan arkadaşım çıkıp gidiyor..

Yetkililer isterlerse  arkadaşımın adını veririm..

Kayıt yaptırıp da, iğnesini yaptırmayan var mı kontrol ederler..

Herhalde gereğini de yaparlar..

Bunlar olacak şey değil..

Hastaneye yetkili birilerinin hemen müdahale etmesi ve işini ciddiye almayan bu sağlık görevlilerine dersini vermesi lazım..

Haksız mıyım?

İNSANLIĞIN LÜZUMU YOK!

Antalya’nın Demre ilçesi ilginç bir yer..

Noel Baba ve Myra gibi tarihi eserlerle anılır daha çok..

Ama..

Son yıllarda “köpek zehirlenme haberleri”yle gündeme geliyor..

İlçede şimdi de bir “kedi katliamı” gerçekleşti..

Karabucak Mahallesi’nde hayvansever vatandaşlar tarafından bakılan 5 sokak kedisi, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce iki gün önce gece saatlerinde zehirlendi..

Hayvanseverler, yaşanan bu vahşete tepki gösterdi..

Anneleri gibi zehirlenen 2 yavru kedi ise biberonla süt verilerek kurtarıldı..

Şükür, her iki yavru da yaşıyor ve iyi durumda..

Aslında bu tür vahşet olayları Demre ile sınırlı değil..

Birçok yerden, ama özellikle Kepez bölgesinden de bu tür “kedi ve köpek zehirlenmeleri” haberleri geliyor..

İnsanların çoğu hayvanları seviyor, sevdiriyor, ilgileniyor, doyuruyor..

Niye?

Çünkü onlar da tıpkı insanlar gibi birer “can”..

Zehirlemek, kurşunlamak, öldürmek, dövmek, tekmelemek gibi bir “vahşi duyguyu” ben insanlara yakıştıramıyorum..

Kızdığında genellikle insanlara, “ulan hayvan, hayvanoğlu hayvan” veya “köpekleşme, köpek” gibi cümleler kurarak bağırır çoğu kişi..

Sanki hayvanlar “aşağılık mahluklarmış” gibi görür..

Oysa..

Hiçbir hayvan, insanlar kadar kalleş, namert, acımasız, vefasız, saldırgan ve vahşi değildir..

Bu nedenle..

Hayvanlara hakaret etmek yerine, “insanlığın lüzumu yok” deyin artık..

Bu çok şeyi anlatacaktır..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık