• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Trump Türkiye için bir fırsat mıdır?
Siyasetçi ve uzmanlarımız, ABD’de Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın başkan seçilmesini Türkiye açısından değerlendirmişler..
Kim bu siyasetçi ve uzmanlar?
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu..
Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Ekim Alptekin..
Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, Prof. Dr. Birol Akgün, Prof. Dr. Burhanettin Duran ve Prof. Dr. Çağrı Erhan..
BAKIN NE SÖYLEMİŞLER..
ÇAVUŞOĞLU: “Trump ile önümüzdeki süreçte ilişkilerimiz ABD ile daha güçlü olacaktır. Trump’ın ve yönetiminin FETÖ’ye bakış açısı net..”
ALPTEKİN: “Hem ekonomik ilişkilerimiz içinde hem de bazı bölge politikalarıyla ilgili yeni bir dönem bekliyorum. Derdimizi daha rahat anlatabileceğimiz bir iktidar süreci başladı..”
GÜNEY: “ABD’nin dış politikasında çok büyük bir değişiklik olacağını sanmıyorum, ama yeni bir siyasetçiyle karşı karşıya olmak da yeni bir pazarlık aşamasının önünü açabilir..” 
AKGÜN: “Trump’ın seçilmesi Ankara-Washington yönetimleri arasında dibe vuran güven bunalımının aşılmasında fırsat olabilir..”
DURAN: “Trump’ın başkanlığı ekonomik dengeleri değiştirecektir.. Yeni başkanın ticaret anlaşmalarını gözden geçireceğini söylemesi ve NATO’yu sorgulaması, AB açısından bir sıkıntı sebebi olabilir..”
ERHAN: “Trump’ın Rusya ile ilişkiler konusundaki söylemi ılımlı.. Türk-Rus ilişkilerine olumsuz bir etkisi olmaz..”
“NET” KONUŞAMIYORLAR
Siyasetçilerin, işadamının ve hocalarımızın konuşmalarında dikkat çeken bir ayrıntı var..
Hepsi ABD’nin yeni Başkan’ına karşı “temkinli” yaklaşmış..
İki gündür TV’lerde konuyla ilgili yorum yapan yazar, tarihçi ve stratejistleri de dinliyorum..
Hemen hiçbiri “net” konuşamıyor..
Çünkü..
Hemen hepsi de çok iyi biliyor ki; ABD’yi “Başkan” yönetmiyor..
ABD’nin gelmiş-geçmiş hiçbir başkanı tek başına güçlü bir adam değildi zaten..
Onların arkalarında hep ya toprak ağaları, ya petrol şirketleri, ya bankerler ya da güçlü fabrikatörler vardır..
Başkanları güçlü gösteren ve yapan da işte bu gizemli güçlerdir..
Peki bu güçler kimin elinde?
Pek tabii ki, “uluslararası Siyonist sermayenin elinde”..
Geçmişte de böyleydi, bugün de böyle..
Örnek verelim mi?
2013 yılında Obama dünyanın öteki birçok batılı ülkelerinde olan sosyal reformları ABD de de gerçekleştirmek isteyince, “esas oyun kurucuları” devreye girdi..
Ve Obama’ya güzel bir “sen de kimsin” dersi verdi..
Ve "oturun oturduğunuz yerde, öyle kendi başınıza, bizden yetki almadan iş yapmaya kalkmayın, haddinizi bilin” dedi..
O sıralarda bu küresel sermayenin finansal desteğini çekmesiyle ABD’de çok sayıda işyeri ve fabrika 17 gün boyunca kepenk kapatmak zorunda kalmış, “Başkan” da bunu çaresizce seyretmişti..
HİTLER AKILSIZ MIYDI?
“Dünyaya nizam veren, ülkeleri işgal ettiren, darbe yaptıran, hükümetleri deviren ve ülkelerin sınırlarını değiştirenler ve ABD Başkanlarını ‘maşa’ gibi kullananlar” işte bu küresel sermayedir..
Birinci dünya savaşı kendiliğinden çıkmadı..
Görünen sebeplerin arkasında, sermaye ağalarının doymak bilmeyen o “gavur iştahları” vardı..
İkinci dünya savaşında Hitler’in Yahudileri bir numaralı düşman ilan etmesi ve nerede görülürse köklerinin kazınmasına çalışması da tesadüfi bir düşmanlık değildi..
Çünkü, Hitler Yahudi sermayesini, onların Avrupa'daki ve dünyadaki güçlerini çok iyi biliyordu..
O günlerden bugüne kadar dünyada olan-biteni izledikten sonra, “Hitler’in akılsız, geri zekalı, cahil bir katil olduğunu” kim söyleyebilir?
ABD ve İngilizleri finanse ederek Normandiya çıkarmasının arkasında da yine bu “büyük Yahudi sermayesi” vardı..
Bugün dünyayı yöneten sanayi devlerinin, petrol şirketlerinin, kartellerin arkasında en etkin güç dünya Siyonist sermayesidir..
İsrail’in bir menfaati söz konusu olunca Avrupa devletlerinin, ABD'nin, hatta Japonya'nın neden hep dut yemiş bülbül gibi sustuğunu şimdi anlayabiliyor musunuz?
ABD BAŞKANLARI “MAŞA”DIR
Dünyada kurulu olan ve her yerde etkisini gösteren bir sistem var..
Her ülke az çok o sisteme göre hareket etmek zorunda..
Sistemin ağaları da, ABD Başkanlarının dizginlerini sımsıkı ellerinde tutuyorlar..
Oradan icazet almayan (ABD dahil olmak üzere) hiçbir devlet başkanı ve yönetim “kafasına göre” istediği kararları alıp uygulayamıyor..
IMF, ABD Merkez Bankası ve faiz lobileri dünyanın dört yol ve kavşaklarına Hindu'nun ineği gibi çökmüş ve dünyaya yön veriyorlar..
Ve ABD Başkanlarını da “maşa” olarak kullanıyorlar..
Geçmişe doğru bakın biraz..
Kendi kafalarına göre kararlar almaya kalkışan 3 ABD Başkanı suikaste kurban gitti..
Arada “ayar verilerek” hayatı bağışlananları saymıyorum..
Özetle..
Dünyayı yönetenler “süper güç” dediğimiz devletler değil, “parayı yöneten karteller ve lobiler”dir..
Ötesi fasa-fisodur..
Şimdi söyleyin..
Donald Trump ile Türkiye “farklı bir ilişki” yaşayabilir mi, onun seçilmesi “bizim açımızdan iyi bir fırsat” mıdır sizce?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık