• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Terör ve saldırılar çocuklara nasıl anlatılır?

Sosyal medyadaki paylaşımlar ve çoğu köşe yazarı ve gazetecinin yazdıkları gösteriyor ki..

Terörü ve saldırıları biz büyükler bile zor anlıyoruz..

Terör ve saldırıları yetişkinler için bile konuşmak ve anlamlandırmak, hatta “etkisi altında kalmamak” çok zor..

Peki çocuklarımız ne yapsın?

Bu terör ve saldırılar çocuklarımızı nasıl etkiliyor biliyor muyuz, düşünüyor muyuz hiç?

Bugün de bu konuya girmek istiyorum..

Eminim hepiniz bu olan-biteni çocuğunuza nasıl anlatacağınızı, nasıl daha az etkilenmesini sağlayacağınızı, korku ve kaygılarını nasıl azaltabileceğinizi bilmek istersiniz..

TRAVMATİK ETKİLERİ

Şimdi sizleri, Uzman Klinik Psikolog ve Pedagog Gülşah Öztürk Erten’le başbaşa bırakacağım..

“Konunun daha anlaşılır olması için” arada bir-iki hatırlatma da yapacağım elbet..

Gülşah Öztürk diyor ki:

“Terör olayları ve saldırılar, çocukların dünyasında da soru işaretleri ile birlikte yoğun güvensizlik ve kaygıya sebep olabilmektedir..

Bütün dünyadaki bitmek bilmeyen bu travmatik olaylar, ebeveynleri çocukları ile bu konuyu paylaşmak zorunda bırakıyor..”

İyi de, (yukarıda dediğim gibi) büyüklere bile zor anlattığımız, çoğunun hiç anlamadığı olayları ebeveynleri çocuklarına nasıl anlatacak?

Çocuklarıyla nasıl konuşacaklar?

Gülşah Hanım’a kulak verelim:

“Çocuklarda yaşla birlikte olayın algılanışı ve verilen tepkiler değişebilir..

Okul öncesi dönemde çocuklar anlamlandıramadıkları olayları ebeveynlerinin davranışları ve onların bakış açısıyla değerlendirirler..

Dolayısıyla yetişkinlerin verdikleri tepkiler ve ruh halleri çocuğun algısında doğrudan etkilidir..

Okul dönemindeki çocuklar ise ailelerin yanında olayın konuşulmamasına karşılık arkadaşları ve çevresinde olan konuşmalardan olayı duyabilmektedir..

Bunun sonucunda daha yoğun kaygı ve güvensizlik yaşayabilmektedirler..”

ÖNCE SİZ ÖĞRENİN

Yani..

“Doğru”larla “doğru bildikleriniz” arasında büyük fark var..

1- Çocuğunuzun yanında, “doğru bildiğiniz” gibi değil, “doğru” olana göre hareket etmek zorundasınız..

2- Ve yine “doğru bildiğiniz”i değil, “doğru” olanı, onun anlayabileceği şekilde anlatmak zorundasınız..

Bunun için..

Öncelikle terörü ve saldırılara kendi siyasi görüşünüze göre değil, “dünya gerçeklerine” göre bakmanız, doğruları öğrenmeniz gerekiyor..

Ki, arkadaşlarından duyduklarını size sorduklarında da “doğruları” anlatabilesiniz..

Uzmanımız anlatmaya devam ediyor:

“Çocukların ilk ihtiyaç duydukları şey, güven duygusunu yaşamaktır..

Güven duygusunu yaşayacakları yer ailelerinin yanıdır..

Aileler çocukları ile birlikte kaliteli zaman geçirmeyi bu dönemde ihmal etmemelidir..

Çocuklarının mümkün olduğunca düzenleri değiştirilmemeli ve ailecek yapılan etkinliklere devam edilmelidir..

‘Bana ihtiyaç duyduğun her zaman yanında olacağım’ duygusu verilmelidir..”

NE BİLDİĞİNİ ÖĞRENİN

Yaşı/başı ne olursa olsun..

Okul çağındaki çocuklarımızın hemen hepsi sosyal medyaya giriyor, terör ve saldırılarla ilgili yazılanları da görüyor..

Bu arada aile büyüklerinin konuşma ve davranışlarını da görüyor..

Bu kadar büyük farklılıklar onlara nasıl anlatılacak?

Psikolog Gülşah Öztürk, “yapılacak konuşmadan önce çocuğun ne bildiğini öğrenmek faydalı olacaktır” diyor..

Ve devam ediyor:

“Televizyon ya da çevreden herhangi bir şey duymamış bile olsalar ailelerin hissettikleri öfke ya da umutsuzluk gibi duygular çocuklar tarafından fark edilmiş olabilir..

Çocukların duygularını adlandırmaları ve konuşmaları teşvik edilmelidir..

Çocukların sordukları sorular dikkatli dinlenilmeli ve yaş seviyesine göre açıklayıcı bilgiler verilmelidir..”

UMUTLARINI KORUYALIM

Yazı biraz uzun oldu, ama konu önemli..

Canlarımızı, gözbebeklerimizi travmalardan mümkün olduğu kadar korumak zorundayız..

Bu nedenle uzmanımızın son cümlelerini iyi okuyun ve uygulayın derim..

“Okul öncesi dönemdeki çocuklarda en çok karşılaşılan sorulardan biri de neden bu olayların olduğudur..

Onlara her insanın farklı düşünceleri olabileceği, farklı şeyleri sevebileceği anlatılabilir..

Mavi renk sevenlerin olabileceği gibi pembe renk sevenlerinde olacağı, dünyanın farklılıklarla güzel olduğu mesajı verilebilir..

Sorunlarımızı şiddetle çözmenin yanlışlığı üzerine konuşulabilir..

Bu şekilde yanlış davranan kötü insanlar kadar dünyada iyi insanların da olduğu vurgulanmalıdır..

Çocukların yaşanılanları reddetmesini beklemek yerine gerçekliği anlatabilmek gerekir..

Bunun için nasıl önlemler alındığı ve kendilerinin nelere dikkat edeceği konuşulmalıdır..

Ve çocukların geleceğe karşı umutlarını korumaları sağlanmalıdır..

Tüm olumsuzluklara rağmen gelecekte kendilerini bekleyen güzel günler için hedef ve amaçlar koyması için teşvik edilmelidir..”

Tekrar ediyorum..

Çocuğunuzu seviyorsanız, geleceğini düşünüyorsanız..

N’olur, doğru bildiklerinizi değil, öğrenin ve doğruları aktarın onlara..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık