• 06 Aralık 2018, Perşembe 13:07
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Suriyeliler komşunuz olsun mu?

Dün star.com’daki bir haber çok dikkatimi çekti..

Suriye ve Türk halkı arasındaki ilişkileri değişik araştırmalarla ortaya konmuş..

Türk insanının, özellikle gençlerin düşünceleri ile uygulamaları arasındaki fark çok enteresan geldi bana..

Bu arada..

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği, “Sınırların Ötesine Geç” adlı kısa film projesiyle, ön yargıları kırmak, Türk ve Suriyeli gençleri aynı projede birlikte çalıştırmak için kolları sıvadı..

Bi okuyun, Suriyelilere karşı bakış açınıza katkı koyabilir..

SURİYE ARAŞTIRMALARI

Biliyorsunuz..

Suriye’deki iç savaş nedeniyle yerinden edilen milyonlarca insanın yaklaşık 3.5 milyonuna Türkiye ev sahipliği yapıyor..

Ölüm korkusuyla ülkemize sığınan bu insanlar ilk etapta iyi niyetle karşılansa da..

Zamanla yaşanan sorunlar ve “yanlış bilgilenmeler” sonucu bu iyi niyet, kısmen olumsuz yargılara dönüşmüş görünüyor..

Türk Tabipler Birliği’nin 2014 yılında 18 ilde yaptırdığı kamuoyu araştırması bu yargılara ışık tutuyor..

Araştırmaya göre;

Yüzde 62.3, “Suriyeli sığınmacıların bulundukları yerlerde şiddet, hırsızlık, kaçakçılık ve fuhuş gibi suçlara bulaşarak toplumsal ahlak ve huzuru bozduğunu” düşünüyor..

Yüzde 52.3, “kendilerine ve ailelerine zarar verecekleri endişesi” ile Suriyelilerle komşuluk yapmak istemiyor..

Ayrıca..

Ülkenin ekonomik ve hizmet imkânlarının paylaşılmasından rahatsız olanlar, “Suriyelileri bir an önce kurtulunması gereken bir yük” olarak görüyor..

Diğer taraftan..

Suriyeliler de, “dışlandıkları ve birçok açıdan istismar edildikleri” kanaatinde..

İnsani Gelişme Vakfının Mayıs 2017’de gerçekleştirdiği, “Suriyeli Mülteci Hayatlar Monitörü” adlı araştırmaya göre;

Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin yüzde 74’ü Türk vatandaşı olmak istiyor..

Ancak aynı araştırma Suriyelilerin kendi içlerine kapandığına da işaret ediyor..

Suriyelilerin daha çok Suriyelilerle sosyalleştiği, yaklaşık yüzde 20’sinin ise hiç kimseyle görüşmediğini tespit ediyor..

Öte yandan..

“Yaşama Dair Vakfı ve Gelecek Daha Net Gençlik Platformu”nun Nisan 2017’de Türkiyeli gençler üzerinde gerçekleştirdiği “Next GenerationTurkiye” araştırması verileri, katılımcıların yüzde 50’sinin mültecilerle hiç bir etkileşime geçmediğini gösteriyor..

Aynı araştırma gençlerin yüzde 33’ünün de mültecilere sıcak bakmadığını söylüyor ..

İşin ilginç tarafı;

Aynı gençlerin yüzde 19’u Ermenilere, yüzde 23’ü eşcinsellere, yüzde 24’ü de ateistlere sıcak bakmıyor..

Her ne kadar, “insan hakları, adalet, eşitlik” gibi kavramlara inandıklarını söyleseler de, gençlerin bu çelişkisi çok dikkat çekiyor..

ÖDÜLLÜ BİR YARIŞMA

Gelelim, bu haberi niye verdiğime..

Araştırmalar ve yaşadıklarımız gösteriyor ki..

Suriyelilere karşı takındığımız tavır, Suriyelilerin kendilerini kullanılıyor hissetmesi ve içlerine gömülmesi, “gettolaşmalara ve çatışmalara” neden olabilir..

Bu tehlikeyi gören “Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği” yöneticileri, bu tür çatışma ihtimallerini ortadan kaldırmak için bir “farkındalık çalışması” başlattı..

Türk ve Suriyeli gençlerin katılımıyla bir senaryo ve film atölyesi düzenleyen dernek, “Sınırların Ötesine Geç” adlı kısa bir film yarışması düzenledi..

Yarışmanın en önemli şartı, “Türk ve Suriyeli katılımcıların aynı projede birlikte çalışmaları”..

19-30 yaş arası bütün gençleri kapsayan yarışma hakkında detaylı bilgiye www.hazardernegi.org sitesinden ulaşmak mümkün..

Birinciye 10, ikinciye 6 ve üçüncü gelen filme de 4 bin TL ödül verilecek olan yarışma, kurslara katılsın katılmasın isteyen herkese açık..

Sosyal ve kültürel entegrasyona katkı sağlamayı ve gençlerin önyargılara teslim olmadan öteki ile ilişki kurmalarını hedefleyen yarışmaya son kayıt tarihi ise 22 Şubat 2019..

STK’LAR DA EL ATMALI

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu’na göre;

Gençlerin Suriyeli göçmenlere olumsuz bakışında “önyargılarının” etkili olduğunu görmek hiç zor değil..

Yapılması gereken şey şu;

Artık bir arada yaşama zorunluluğu olan bu iki grubun birbirini dışlayıcı tutum takınmasının, gelecekte ortaya çıkaracağı toplumsal maliyetler üzerinde düşünmek ve buna uygun önleyici politikalar geliştirmek...

Tedbir alınmazsa..

Tarafların birbirlerine karşı önyargıları, gittikçe derinleşip içinden çıkılmaz bir hal alabilir..

Bu sadece devletin alacağı önlemlerle önlenebilecek bir durum değil..

Devletin yanısıra, STK’lara da büyük görev düşüyor..

Bir geleceği ve gerçekleri görmeyi deneyin derim..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık