• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Sahte uzlaşma gösterileri sergileyen biriyle işimiz zor..

CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu izliyor musunuz?

İzleyin lütfen..

Sinemaya/tiyatroya gitmenize gerek yok, “entrika dolu senaryoları” aratmıyor maşallah..

Bir dediği bir dediğini tutmayan, söylediğini inkar eden tuhaf bir yapısı var..

Anamuhalefet lideri olarak, “hangi politikalarında samimi” olduğu bile belli değil..

Nerede durduğunu, kimden yana olduğunu, ne önerdiğini “ben biliyorum” diyecek biri var mı aranızda?

Karşısında, alkışlamaya hazır bir kitle görünce, tutamıyor kendini..

Kırmadık pot bırakmıyor..

BU SORULAR SORULMALI

İyi hatırlayın..

15 Temmuz gecesi, Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sözüyle halk sokaklarda darbecilere darbe yapıyor..

MHP Genel Başkanı da o gece çıkıp MHP’lilere de “sokağa çıkın, bu hükümetin arkasındayız” diyor..

Sadece CHP’den ve HDP’den hiç ses çıkmıyor..

Ne zamana kadar?

Ortadaki karışıklık bittikten, darbeciler sindirildikten ve halk demokrasisine sahip çıktıktan sonraya kadar..

Darbe girişiminin üzerinden 12 gün geçmiş, “darbe tehlikesi” ortadan kalkmış, Kılıçdaroğlu Taksim toplantısında “darbelere karşı olduğunu” açıklıyor..

Merak ediyorum;

1- Kemal bey 12 gün boyunca “darbe gerçekleşsin, Tayyip bir an önce gitsin diye mi bekledi” acaba?

2- Niye CHP’lilere “sokağa çıkın” çağrısı yapmadı?

3- Ülke olağanüstü günler yaşarken Meclis’te OHAL ilanına HDP’yle birlikte niye “hayır” dedi?

HANGİ “KEMAL”E İNANALIM?

Biliyorsunuz..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pazar günü İstanbul Yenikapı’da büyük bir toplantı düzenliyor..

Bu toplantı, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği açısından çok önemli..

Niye önemli?

1- 15 Temmuz gecesinden bu yana darbecilere karşı “demokrasi nöbeti” tutan vatandaşlara, demokrasiye/kendi iradelerine sahip çıktıkları için teşekkür edilecek..

2- “Darbenin verdiği zararlar” anlatılarak, böyle durumlarda önemli olanın “vatan” olduğu vurgusu yapılacak..

3- Hangi partiden, hangi görüşten, hangi etnik kökenden olursa olsun, herkese “sözkonusu vatan olduğunda, birlik olmanın önemi” anlatılacak..

4- Bu toplantıdaki görüntü ile dünyaya “Türkiye’nin gücünü nereden aldığı” gösterilecek..

İşte böylesine önemli bir toplantıya Kılıçdaroğlu, “katılmayacağını” söylüyor..

Bütün bunları düşününce..

Darbeye karşı olduğunu söyleyen Kemal Bey’e mi inanalım, darbe girişimini ve olağanüstü günleri sessizce izleyen Kemal Bey’e mi?

Yoksa darbeye ve darbecilere karşı dünyaya meydan okuyan Türk halkının toplantısına katılmayacağını açıklayarak, adeta “birlik olanların içinde ne işim var benim” diyen Kemal Bey’e mi?

Hangisinde samimi acaba?

“Konu vatansa gerisi teferruattır” diyerek eleştirilerime karşı Kılıçdaroğlu’nu savunan CHP’liler, buna bir cevap vermeli artık..

“BAŞKOMUTAN BİRİLERİ” KİM?

Kılıçdaroğlu’nun bir de “cahil” tarafı var..

Konuşuyor da, söylediği söz ne kadar doğru, onu hiç araştırmıyor..

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği sözlere takılmış, “birileri, ben başkomutanım diye ortalarda gezinmesin” diyor..

Aslında, “başkomutan bozuntusu” diyecek de, diyemiyor bence..

Niye, “birileri, ben başkomutanım diye ortalarda gezinmesin” diyor?

Efendim, başkomutanlık yetkisi TBMM’deymiş, bu yetki bir başkası tarafından kullanılamazmış..

Devam ediyor:

“Mustafa Kemal Atatürk’e de başkomutanlık yetkisi verilmiştir, ama yetkiyi veren TBMM’dir.. Başkomutanlık yetkisi 3’er aylık sürelerle verilmiştir.. Dördüncü defa verilirken demiştir ki, yasanın 2. maddesinde bana tanınan yetkiler çok geniştir, bu maddenin çıkarılması lazımdır..”

Kemal Bey birazcık tarih kurcalasa..

1- Mustafa Kemal’in, Cumhurbaşkanı sıfatı taşımadığı savaş ortamında Meclis’ten başkomutanlık yetkisi istediğini görecek..

2- Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanı olduğunda, “yasanın 2. maddesinde bana tanınan yetkiler çok geniştir” demesinin bir anlamı kalmadığını, çünkü “Cumhurbaşkanı sıfatıyla otomatikman başkomutan sayıldığını” öğrenecek..

TANRI TÜRKİYE’Yİ KORUSUN

Bakın..

Bu ülkenin acilen “akılcı, samimiyetine güvenilebilecek, yere sağlam basan ve ülkesini her şeyin üstünde tutan” bir anamuhalefet liderine ihtiyacı var..

CHP’nin de; Türkiye Cumhuriyeti devletini teslim almaya yönelik rezil darbe girişimine karşı vaziyet alacak ve “halkın iradesine” sahip çıkabilecek bir genel başkana ihtiyacı var..

Devlet yeniden yapılandırılıyor..

Kurumlar yeniden şekilleniyor..

Demokrasi ilelebet yaşatılmaya ve topluma kalıcı refah getirilmeye çalışılıyor..

Yani, işimiz çok..

“Sahte uzlaşma gösterileri” sergileyen biriyle bütün bu işleri kotarmak hiç kolay olmayacak, bilesiniz..

Tanrı Türkiye’yi korusun..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık