• 17 Ağustos 2017, Perşembe 16:51
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Peşinden gittiğiniz adamı iyi tanıyacaksınız..

Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Alman FOCUS dergisine verdiği röportajda ne demişti hatırlıyor musunuz?

Ben hatırlatayım:

“Ben uzun zamandır Türkiye'de şu an hiç kimse için güvenlik garantisi olmadığını, ne can ne de mal güvenliği olduğunu söylüyorum.. Maalesef yasaların geçmediği, adaletin olmadığı bir dönemde yaşıyoruz..”

Bunu yeniden gündeme getirmemin bir sebebi var..

Bu açıklamaları sonrasında “özrü kabahatinden büyük” çok farklı açıklamalar yaptı ve buna devam ediyor..

Bu nedenle, Kılıçdaroğlu-FOCUS olayına bir kez bakacağız..

Yaptığı “HAİNLİĞİ” bir kenara bırakıyorum..

Bakacağız ki; Türkiye’nin anamuhalefet partisi ve başındaki kişi nasıl bir zihniyet taşıyormuş, bir kez daha ve iyice anlaşılsın..

YALANLAMA VE DOĞRULAMA

Kemal Kılıçdaroğlu, Alman Focus dergisine verdiği röportajda, Türkiye'de can ve mal güvenliğinin bulunmadığını belirterek, Almanlara “Türkiye'ye gelmeyin” çağrısı yapar gibi konuşmuştu..

Kılıçdaroğlu'nun bu çağrısı Türkiye'de her kesimden büyük tepki gördü..

Bu tepkiler üzerine Kılıçdaroğlu hemen çark etti ve “ben öyle bir şey söylemedim” dedi..

CHP’nin Basın Birimi ile Parti Sözcüsü Bülent Tezcan da bu doğrultuda bir açıklama yaptı ve Kılıçdaroğlu’nun Focus’taki röportajda söylediklerini inkar etti..

Ama..

Çok geçmedi ve CHP’nin yaptığı yalanlamaların ardından ihanet dolu skandal söyleşinin, “CHP'nin onayı alınarak” yayımlandığı ortaya çıktı..

Röportajı yapan Focus dergisinin muhabiri Frank Nordhausen, Twitter'dan yaptığı açıklamada söyleşinin tamamının CHP'ye gönderilerek resmi onay alındığını belirtti..

Frank Nordhausen şunları yazdı:

“Alman gazetecilik geleneklerine göre söyleşi CHP'ye gönderildi ve basılmadan önce resmi onay alındı..”

Böylece CHP’nin, “Kılıçdaroğlu’nun ihanetini örtbas etme” taktiği tutmadı..

KENDİNİ VE CHP’Yİ YALANLADI

Peki olay bununla kapandı mı?

Hayır, aksine çok ilginç bir şekil alıverdi..

Hani Kılıçdaroğlu’nun sözleri, tepkiler artınca “yok böyle bir şey” diye inkar edilmişti ya..

CHP Genel Başkanı bu dafa Habertürk’e verdiği röportajda hem kendini ele verdi, hem de (Focus’u değil) kendi partisini yalanladı..

Nasıl mı?

“Geçen yıl turistler geliyordu da ben konuştum diye mi gelmedi? Zaten gelmiyordu" diyerek..

Bu sözleriyle;

1- Focus’a verdiği röportajda söylediklerini “itiraf etti”..

2- “Kılıçdaroğlu böyle bir şey söylemedi” diye açıklama yapan CHP Sözcüsü Bülent Tezcan’ı ve CHP Basın Birimi’ni, yani partisini yalanladı..

İşte CHP’liler böyle bir adamın peşinden gidiyor..

Sadece “görsünler” diye yazdım bunları..

Kararı yine kendileri verecek..

CHP’LİLERE ZOR SORULAR

Öte yandan..

Dünkü bazı gazetelerde yer alan habere göre; AK Parti Kılıçdaroğlu’nun Zaman gazetesi ziyaretiyle Cumhuriyet’te yayınlanan görüntülerin ilişkisini sordu..

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın, “sadece soruyor ve cevap bekliyoruz” diyerek kamuoyuna açıkladığı sorular şöyle:

“1.Kılıçdaroğlu, MİT TIR’ları ihanet suçunda FETÖ’nün yargı, emniyet, asker ve medya içindeki unsurlarıyla aynı argümanları ve söylemi hala neden kullanmaktadır?

- FETÖ de ‘TIR’lar silah götürüyordu’ diyor, Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor..

- FETÖ de ‘Uluslararası mahkemelerde yargılanacaklar’ diyor, Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor..

- FETÖ de ‘Yurtdışına kaçacaklar, gelip yargılanacaklar’ diyordu, Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyordu..

- FETÖ de ‘Türkiye güvenlik açısından riskli ülke’ diyor, Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor..

- FETÖ de ‘kontrollü darbe diyor’, Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor..     

2. Kılıçdaroğlu ‘Bu görüntüleri ben de seyrettim’ diyor.. Görüntüleri size kim getirdi?  Görüntüleri nerede, ne zaman, kimlerle izlediniz?

3. Bu görüntüleri Can Dündar’a Enis Berberoğlu’nun verdiği mahkeme kararlarında var.. Peki Berberoğlu bu görüntüleri nereden, ne zaman, nasıl temin etti?

4. Kılıçdaroğlu’nun 17 Mayıs 2015’te Zaman gazetesine yaptığı ziyaretle bu görüntüler arasında ilişki var mıdır?     

5. Mustafa Akaydın’ın 15 Temmuz işgal girişimine ‘evcilik, tiyatro’ demesi ve Kılıçdaroğlu’nun kontrollü darbe demesi FETÖ ile aynı söylemi kullanmak anlamına gelmiyor mu?     

6. Kılıçdaroğlu neden ısrarla ülkemizi uluslararası basın aracılığı ile güvenlik açısından riskli ülke olarak göstermeye hala devam ediyor?      

7. Kılıçdaroğlu ve CHP siyasetin gereği olarak sandığı, seçimleri ve demokrasiyi adres göstermek yerine, neden ısrarla sokağı adres göstermektedir?”

CHP’li arkadaşlarım bu sorulara da “gereken ilgiyi” gösterir herhalde..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık