• 03 Ekim 2017, Salı 21:11
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Partilerde ‘delege’ olmak için niye kavga edilir?

Biliyorsunuz, günlerdir “ilginç olaylarla” dilden dile dolaşan “CHP Mahalle Delgesi” seçimleri yapılıyor..

Bu arada, ilçe ve il başkanlığı için adaylar da birer ikişer çıkıyor meydane..

Yalnız bu arada, “delege nedir, neden delege olabilmek için kavga bile ederler” diye sorularla karşılaşıyoruz..

Soranların arasında “mahalle delegesi seçen parti üyeleri” bile var..

Bu da gösteriyor ki; bu “delege” konusu halka iyi anlatılmamış ve çoğu kişi ezbercilik yapıyor..

Bugün de sizlere bunu, yani “delege” konusunu anlatacağım..

Umarım, soruların cevabını da vermiş olurum..

DELEGE NEDİR/KİMDİR?

“Delege”nin sözlük tanımı şöyle:

“Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, murahhas, elçi..

Bazıları bunu, “seçilmiş kişi” diye de tarif ediyor..

Ve “devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil edenler de, bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılanlar da DELEGE olarak ifade ediliyor..

Ama biz bugün “siyasi parti delegeleri”ni ele alacağız..

Soru şu:

“Delege nasıl seçilir, kimler ne için onun delege olmasını sağlar, delege olduktan sonra asli görevi nedir?”

Anlatalım..

Biliyorsunuz, hepimizin gönlünde bir siyasi parti veya bir siyasi görüş vardır..

Ve sanırız ki, hepsinin yönetim biçimi farklıdır..

Oysa bütün siyasi partiler, Siyasi Partiler Yasası’na uygun bir şekilde hazırlanmış, “neredeyse aynı” tüzükle yönetilirler..

Çünkü, birileri statükonun (öteden beri sürüp gelen yönetim biçiminin) değişmesini pek istemez..

Mevcut Siyasi Partiler Yasası, 12 Eylül darbe anayasası ile belirlenmiştir..

“Lider sultası” yönetimini hakim kılmıştır..

Ancak, “demokrat” olmakla en çok övünen CHP, bu yasanın değişmesini bir türlü istemiyor..

Çünkü, işine gelmiyor..

Partinin başında kalabilmek için, işaret ettiği “delege”leri belirliyor-seçtiriyor ve kullanıyor..

Nasıl kullanıyor?

Bu Siyasi Partiler Yasası’nın en büyük özelliği, parti üyesini “delege” ile kontrol altında tutuyor olmasıdır..

Bu nasıl oluyor?

Demokrasi adına katılımcılığın sağlanması için “delege ağalığı” yasallaştırılıyor..

Oy kullanmak için sandığa gittiğinizde hiçkimse oyunuzun ne olacağına karışamaz değil mi?

Ama, adına “delege” denilen ağalar bunu rahatlıkla yapıyor, değişik şekillerde kontrol altında tutuyorlar..

Ve bu durum maalesef “normal/yasal” görülüyor..

DELEGE HİYERARŞİSİ

Öte yandan, delegeler arasında bile bir “hiyerarşi” var..

Kurultay ve il delegelerinin oluşturduğu “yukarıdaki delege ağaları” güçlü yönetim, “aşağıdaki delege ağaları” ise zayıf yönetim ister..

Yukarıdaki delege ağaları, aşağıdaki delege ağalarının kendine itaat etmesi için güçsüz silik zayıf ve biatkar olmasını ister..

Bu arada, kendi delege ağalıklarının ise sağlam/yıkılmaz kaleler olmasına özen gösterirler..

Gelin bunları biraz açalım..

Böylece, partilerin “delege” seçimlerinde kavgalar/suçlamalar/dedikodular niye yaşanıyor, daha iyi anlayacaksınız..

Mahalleden genel merkezlere kadar olan delege etapları “alt, orta ve üst” delege ağalığı olmak üzere 3 aşamada kendini gösterir..

Bunlar sırasıyla mahalle delegesi, İl delegesi ve kurultay delegesidir..

Mahalle delege ağaları park, bahçe, büfe peşinde koşar..

İl delege ağaları Belediye Meclis üyeliğinin daimi adayıdır..

Kurultay delege ağaları ise; ilçe başkanlığı, belediye başkanlığı ve bilumum ön sıralardan Belediye Meclis üyeliği ister..

Çünkü, ön sıralar aynı zamanda Büyükşehir Belediyesi’ni yönetir..

Mahalle delege ağası borusunu öttürmek için, “güçsüz ilçe başkanı ve ilçe yönetimi ile güçsüz il delegasyonu” ister.

İl delege ağası, “güçsüz il başkanı-il yönetimi ve zayıf kurultay delegasyonu” ister..

Kurultay delege ağası ise, “içinde kendisinin olduğu güçlü yönetim ve kendisinin daha öne çıkması için silik delegasyon” ister..

PARTİ MEZARLIĞI DOLU

Özetle..

Her delege ağasının gönlünde, “zayıf, silik, başarısız yönetim ve delegasyon” yatar..

Çünkü etrafı ne kadar silik/meziyetsiz kişilerle dolarsa, kendisi o kadar öne çıkar..

“delege sistemini” bu şekilde oluşturan bütün partiler ise, “güçsüz-silik ve yeteneksiz” olur..

Ve kalıcı olamaz, gün gelir siyasi partiler tarihinin çöplüğünde yerini alır..

Dönün ve arkanıza şöyle bir bakın..

Siyaset çöplüğünde ne kadar çok parti olduğunu öğrenince küçük dilinizi yutacaksınız..

Bir daha dönün ve şu günlerde devam eden “delege seçimlerine” iyi bakın..

Çöplüğe hangi parti gidecek, görürsünüz..

YASA ACİLEN DEĞİŞMELİ

Bence, “büyük bir devlet olabilmek için, büyük devleti yaratacak yöneticilerimizin olabilmesi için, Siyasi Partiler Yasası acilen değişmelidir..

Bu yasa değişmeden hiç bir partide asla köklü değişiklikler olamaz, “gerçek bir demokrasi”den de söz edilemez..

Umarım, yeni yönetim sistemiyle bu değişim sağlanır..

Yoksa, “lider sultası” sistemiyle, “çıkar için yapılan delege kavgaları”yla devam eder gideriz..

Ve bir arpa boyu yolu zor alırız..

Bilmem anlatabildim mi?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık