• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Önce Avrupa ülkeleri “ev ödevlerini” yapmalı..

Avrupa’yı nasıl bilirsiniz?

“Çağdaş, uygar, demokrasinin yılmaz savunucusu” olarak mı?

Evet, Avrupa’yla birlikte ABD de (yanı Batı) aşağı-yukarı aynı şekilde “örnek alınacak/gelişmiş ülkeler” olarak tanıtılır..

Bizlere de hep “örnek” olarak gösterilir..

Peki, bu Batı, gerçekten çağdaş/uygar/demokrasinin yılmaz savunucuları mıdır?

Gelin “somut” örnekle bir bakalım onlara..

İKİYÜZLÜ DEĞİL BİNBİRSURAT

Türkiye’de bir “darbe girişimi” oldu..

Nedir “darbe”?

“Demokrasinin ortadan kalkması, astığı astık/kestiği kestik bir cuntanın ülkeyi ele geçirmesi”dir..

Böyle bir gelişme, “demokrasinin yılmaz savunucuları” tarafından kabul edilebilecek bir durum mudur?

Elbette hayır..

Öyleyse, “demokrasinin yılmaz savunucusu” bu Batılı ülkelerden niye bir tanesi bile çıkıp da, darbe yapmaya kalkışanlar hakkında tek bir tane bile kötü söz söylemiyor/onları lanetlemiyor/eleştirmiyor?

Tam aksine..

Utanmasalar, “darbe girişimi başarılı olamadığı için” -neredeyse- üzüntülerini dile getirecekler..

İşte Batı’nın “gerçek yüzü” budur..

“İki yüzlü” falan diyorlar, ama bence “binbirsurat” demek daha doğru olur..

AB’Yİ ALIN BAŞINIZA ÇALIN

Türkiye’de..

1- Bir darbenin halk tarafından önlenmiş olması..

2- Kendi iradesine sahip çıkan, demokrasi nöbetleri tutan halkın bu kadar kararlı olması..

”Batı dünyası”nı kroşe yemiş bir boksör gibi “grogi” durumuna soktu..

Tarihte böyle bir şey görülmemiş..

Dikkat edin, hemen her ülkeden farklı/kızgın açıklamalar geliyor..

Bunlardan sonuncusu Avusturya..

Daha “darbe girişimi”nin yaraları sarılmaya çalışılırken, Avusturya Başbakanı Christian Kern, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında açıklama yapıyor..

“Türkiye ile AB üyelik görüşmelerinin sonlandırılması için topluluk içinde bir diyalog başlatacağını” söylüyor..

Dur yahu..

Türkiye olarak “ille de AB’ye gireceğiz” diye bir ısrarımız yok..

“AB Türkiye’siz olmaz” diye ısrar eden Avrupa ülkeleri var..

Zaten AB denilen birlik “dağılma sürecine” girmiş, bizi kabul etseniz ne olur, etmeseniz ne olur..

Amaç başka..

“Darbe girişimi” başarılı olamadı ya..

Erdoğan’a bir türlü diş geçiremiyorlar ya..

Bütün kızgınlıkları buna..

“KIŞKIRTMA MESAJI” GÖNDERİYOR

Neymiş?

“Erdoğan, Almanya ve Avusturya’ya iftira atarak gösteri özgürlüğünün engellendiğini söylüyor”muş, “bu da ortamı geriyor”muş..

“Ayrıca Erdoğan’ın AB’yi mülteci kartıyla tehdit etmesi hoş karşılanamaz”mış..

Ve..

“AB ile Türkiye arasındaki gerginliğin devam etmesiyle Türkiye ulusal iflasa gidiyor”muş..

Bak bak bak..

Türkiye’deki “Erdoğan karşıtı kesimlere” mesaj gönderiyor beyefendi..

“Bu Erdoğan’dan kurtulun, yoksa ekonomik olarak iflasa gidiyorsunuz” diyerek, kışkırtıyor..

“Darbe olmadı maalesef, artık siz harekete geçin, nasıl yaparsınız bilemeyiz, yok edin bu adamı, siz de kurtulun biz de” diyor açık açık..

SERTLİĞE ALIŞACAKSINIZ ARTIK

Avusturya Başbakanı bu çıkışı yaparken, Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz da başka bir yönden saldırıyor Türkiye’ye..

Güya, Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarına yanıt veriyor..

Diyor ki:

"Ankara sözlerini ve davranışlarını yumuşatmalı, ev ödevini yapmalı.."

Bir “terör örgütü” çıkıyor, Türkiye’yi ele geçirmeye çalışıyor, Türk halkının kutsalı olan “asker”lerin kıyafetini giyiyor ve kendi halkına ateş açıyor/bomba atıyor/tanklarla eziyor öldürüyor..

Ve ailesiyle birlikte yok edilmeye çalışılan adamdan, “yumuşak davranış” isteniyor..

Hani “demokrasinin yılmaz savunucuları” idiniz?

Darbecilere tek söz söylemiyorsunuz, ama darbecilere karşı çıkıp demokrasiyi kurtarmaya çalışanları sıkıştırıyorsunuz..

Bu olacak şey mi?

Sertliğe alışacaksınız artık..

“İNSAN” UMURLARINDA DEĞİL

Ama “Batı dünyası” böyledir işte..

Yugoslavya’nın parçalanışında..

Arap ülkelerindeki kargaşalarda..

Mısır’da seçilenin değil darbecinin iş başına gelişinde..

Hep suskun kalmadılar mı?

İnsanları umursadılar mı?

Darbecileri/bölücüleri bağırlarına basmadılar mı?

Oysa..

Yaşadığımız bu darbe girişimi, Avrupa Konseyi içerisinde birlikte paylaştığımız insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti gibi ilkelere karşı yapılmış bir darbe girişimidir..

Ve bu olağanüstü hale rağmen Türkiye’de “darbe sonrası süreç” yine hukuk çerçevesinde yürütülüyor..

Bence..

Avrupa’nın bizden insanlık ve demokrasi dersi alması lazım..

Ve önce Avrupa ülkeleri “ev ödevlerini” yapmalı..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık