• 03 Ağustos 2017, Perşembe 18:59
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Ölen atla ilgili “adalet” yerini buldu mu?

Olay çok taze, sanırım hatırlıyorsunuz..

Bir faytoncu, aldığı 4 yerli turistle fayton turuna çıkmış, Fevzi Çakmak Caddesi’ne gelindiği sırada ise at bir anda yere yığılmıştı..

Çevredekiler yardım etmek için koşarken faytona bağlı at birkaç dakika içerisinde ölmüştü..

Faytoncu ise ölen atın koşum takımlarını çözerek başka bir faytoncu arkadaşını yardım için çağırdıktan sonra olay yerinden kaçmıştı..

İşte bu faytoncu bulundu..

Önce Emniyet ve savcılık sorgudan geçirdi, ardından Büyükşehir Belediyesi de verebileceği en büyük cezayı verdi..

Peki bütün bunlar “adaleti” sağladı mı, vicdanları rahatlattı mı?

Bugün de bunu konuşalım..

O ÖLÜM CEZASIZ KALMADI

Önce şunu söyleyelim;

Antalya’da “aşırı sıcak altında çalıştırılıp susuzluktan öldüğü” iddia edilen atı, yol ortasında bırakarak kaçan faytoncu tespit edildi..

A.Ç. isimli faytoncu, Yenikapı Polis Merkezi memurları tarafından Zeytinköy bölgesindeki evinde gözaltına alındı..

Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerin ardından savcılığa götürülen A.Ç. “hayvanlara işkence yapmak” suçundan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı..

İş bununla da kalmadı..

Büyükşehir Belediyesi de en yüksek rakam olan 1.319 TL para cezası uyguladı..

Ve “çalışma ruhsatını” geçici olarak iptal etti..

Bu noktada önce Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasına dikkat çekmek istiyorum..

Çünkü, “faytoncu” konusunu iyi anlamamız gerekiyor..

Ardından, A.Ç.’ye yapılan bu işlemler “toplum vicdanını rahatlattı mı” sorusunun cevabını arayacağız..

BÜYÜKŞEHİR’İN DUYURUSU

İşte açıklama:

“Bir insanın ekmek teknesi atını ölmüş bir şekilde öylece sokağa terk edip olay yerinden kaçması kabul edilemez bir durumdur..

Büyükşehir Belediyesi’nin 11.12.2014 yılında 551 sayılı meclis kararı ile sadece 17 kişiye çalışma ruhsatı verilmiş, ‘Fayton Yönetmeliği’ne göre vicdanını hiçe sayan faytoncu A.Ç. adlı vatandaşa gerekli en ağır ceza verilmiştir..

‘Fayton Taşımacılığı Uygulama Yönetmeliği’nin Cezai İşler Bölümü’nün 15. maddesine göre A.Ç.’nin çalışma izni süresiz olarak iptal edilmiştir..

Büyükşehir Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğünce Hayvan Hakları İhlali sebebi ile 1.092 TL ve Zabıta Tembihnamesine göre ise 227 TL para cezası uygulanmıştır..

Fayton taşımacılığı sadece Antalya’da değil, dünyanın birçok ülkesinde, Türkiye’nin birçok yerinde artık gelenekselleşmiş hatta simge haline gelmiştir..

Bu geleneğin yaşatılması sırasında hayvan haklarının ihlal edilmesine izin verilmeyecektir..

Ulaşım ve uygulama açısından Büyükşehir Belediyesi, hayvanların aşı ve sağlığı konusunda ise Muratpaşa İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü sorumludur..

Fayton taşımacılığında Büyükşehir Belediyesi’nin yaz-kış yaptığı denetimler devam edecektir..”

Büyükşehir Başkanı Menderes Türel, olayın ardından Büyükşehir Belediyesi’ne gelen telefon, SMS, mail ve mesajlarla binlerce insanın tepki göstererek hassasiyetlerini ortaya koyduklarını belirtti..

Ve Twitter’den, “vicdanları rahatlatacak ceza verilecek.. Gereken yapılıyor, hiç merak etmeyin” dedi..

Ardından yukarıda sözünü ettiğimiz işlemler hemen yapıldı..

VİCDANLAR RAHATLATILMALI

Evet, gelelim şimdi faytoncu A.Ç.’ye yapılan işlemlerin ve uygulanan cezanın “adalet” sağlayıp sağlamadığına..

Bırakın para cezasını ve ruhsatının geçici olarak iptal edilmesini, A.Ç.’yi müebbet hapse de mahkum etseler, hatta idamına da karar verseler, o atın çektiği ızdırabın karşılığı olamaz..

Vicdanların rahatlaması ve adaletin yerini bulması için, öncelikle hayvanların kötü şartlarda ölesiye çalıştırılmasının önüne geçmek gerekir..

Bunun için de yapılması gerekenler bellidir:

1- “Hayvan çalıştıranları” sıkı bir kontrole almak..

2- Caydırıcı (yani hatayı göze alamayacakları) bir ceza getirmek (ve tabii ki uygulamak)..

3- Çalışma şartlarını ortama (hava durumu-mekan-yol vesaire) göre düzenlemek..

Umarım, Büyükşehir Meclisi ve UKOME bu konuda gerekeni yapar..

VALİ’YE AÇIK ÇAĞRIMDIR

Öte yandan..

Önceki gün Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun bir açıklaması vardı..

“Akdeniz başta olmak üzere Türkiye'nin diğer denizlerinde de bazıları görülebilen ve Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin (IUCN) kırmızı koruma listesindeki deniz kaplumbağaları, deniz atı, orfoz ve deniz minarelerinin kesinlikle korunması gerektiğini” söylemişti..

Ben Vali’mden, sadece “kırmızı” listedekilerin değil, insan-hayvan-bitki bütün canlıların korunması gerektiğini söylemesini istiyorum..

Bu dünyanın bütün canlılara ait olduğuna dair FARKINDALIK yaratabilmek için Valilik nezdinde bir çalışma yapılmasını bekliyorum..

Yoksa “listedekiler” korunurken, daha çoook at ölür, kediler ve köpekler işkence görür..

Bu da buradan açık çağrımdır..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık