• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Muhalefet bile bile tuzağa düşüyor..

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir, fiili gücüm var” açıklaması, “çok tehlikeli bir süreç”miş..

Kim söylüyor bunu?

Hürriyet Gazetesi söylüyor..

Daha doğrusu..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz’a, diğer muhalif siyasetçilere ve bazı Anayasa profesörlerine “söyletiyor”..

“Malum” medya da bunun üzerinden inanılmaz bir “algı operasyonu” yapıyor..

Ve halkı, “Ak Parti (ya da Erdoğan) gitsin de Türkiye isterse batsın” noktasına getirmeye çalışıyor..

Ben yine de..

Erdoğan’ın sözlerine karşı yapılan açıklamaları “siyasetçiler ve profesörler” yapıyor diye kabul edeceğim..

Ve görüşlerimi ona göre belirteceğim..

BU ÇABA KARŞILIKSIZ KALMAZ

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sözlerini, “darbe” olarak değerlendirmiş..

 Ve eklemiş: “Evren’in darbe sürecinin aynısı.. Artık yasa, Anayasa dinlemem, diyor..”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Durmaz da, “Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’yı tanımadığının, Anayasa’yı askıya aldığının işaretidir bu” demiş..

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da “aynı görüşü” değişik ifadelerle dile getirmiş..

Yani..

“Muhalefet” partileri, “görevlerini” çok iyi bir şekilde yerine getirmiş..

Doğan Medya Grubu’nu yönlendirenler, sanırım bunun mükafatını onlara kat kat verecektir..

“SİSTEM” DEĞİŞMEDİ Mİ?

Gelelim Erdoğan’ın söylediklerine..

“Sistem” değişti mi, değişmedi mi?

Eskiden Cumhurbaşkanı’nı TBMM üyeleri, yani milletvekilleri seçerdi..

Şimdi halk seçiyor..

Peki, vekilleri halk seçmiyor mu?

İyi düşünün, milletvekillerini halk mı seçiyor?

Genel Merkez’de isimler belirleniyor (kimin nasıl belirlediği pek belli değil), halk da gidiyor, belirlenen o isimlerin bulunduğu “parti”ye oy veriyor, o kadar..

Hiç istemedikleri (örneğin CHP’de Akaydın ve Kök gibi) isimleri, “mecburen”  seçmiş oluyorlar..

Sonra ne oluyor?

TBMM Genel Kurulu’nda oylama yapılırken, “halk ne isterse” değil, Genel Başkan ne isterse o oluyor..

Özetle..

Eski sistemde..

Cumhurbaşkanı adayını da “genel başkanlar” belirliyordu..

Halkın belirlemediği (seçmediği) kişiler de Cumhurbaşkanı’nı seçiyordu..

Şimdi ise..

“Cumhurbaşkanı olabilme şartlarına sahip her vatandaş” aday olabiliyor..

Ve artık “halk” seçiyor..

Üstelik “özgür” iradesiyle seçiyor..

Gördüğünüz gibi..

Bu seçim, milletvekili seçimlerinden daha “demokratik”..

Şimdi söyleyin bakalım;

“SİSTEM” değişti mi değişmedi mi?

“Sistem değişti artık” diyen Erdoğan haklı mı, haksız mı?

İYİ BİR SİYASETÇİ OLMALI

Erdoğan’ın sözlerine karşı çıkanların tezlerinden biri de, “forsunu çıkar, siyasete gel” anlayışı..

Şunu demek istiyorlar:

“Cumhurbaşkanlığı siyaset yapılan bir makam değildir, siyaset yapmak istiyorsan o makamı bırak partinin başına geç, öyle yap..”

Vah ki vah..

Türkiye’de “muhalefet” gerçekten tam bir klinik vaka..

Kafalarını kuma gömmüşler, “dünyadan bihaber” yaşıyor gibiler..

Dünyada hangi Cumhurbaşkanı, hangi devlet başkanı veya hangi kral “siyaset yapmıyor” bir tane gösterebilir misiniz?

Başkanlar ve kralların hepsi, hem iç hem de dış siyasette “bütün ağırlıklarıyla” var, olmalıdır da..

Çünkü..

“Devletin en tepesinde” bulunan kişi, “siyasetçilerden oluşan” yasama ve yürütme organlarını milletin hakkını korumak adına denetleyip yönlendirecekse, “çok iyi bir siyasetçi” olmak zorundadır..

O kişi bir de “halkın gerçek anlamda özgür iradesiyle” seçilmişse..

Siyasi partilerden de, milletvekillerinden de, milletvekillerini “selpak mendil” gibi kullanan genel başkanlardan da daha çok söz sahibi olmalıdır..

Bunun adına “başkanlık sistemi” de diyebilirsiniz..

Yani..

Şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu “fiili durum” böyle..

Evet, “sistem” artık değişti..

Üstelik şimdi değil, 7-8 yıl önce değişti..

İSTEDİKLERİ TEK ŞEY “KAOS”

Bunları “muhalefet” çok iyi biliyor zaten..

Ama, aynı muhalefet..

CHP’yi ve Doğan Medya Grubu’nu yönlendirenlerin işine gelmediği için Erdoğan’ın sözlerini “sistem depremi” diye dillendirip, toplumda gerçekten bir “deprem” yaratılmaya çalışıldığını da biliyorlar mı acaba?

Bence, bu muhalefet “Erdoğan fobisi” nedeniyle, bile bile tuzağa düşüyor..

Bakalım, bu “tuzak” daha kimleri içine çekecek..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık