• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Millet işin ruhunu özünü esasını anlamalı..

Ak Parti Antalya milletvekilleri, ilçe ilçe gezerek referanduma götürülen Anayasa değişiklikleri ve “yeni yönetim sistemi”yle ilgili bilgiler verecek..

Önceki gün konuyla ilgili bilgi veren Mustafa Köse, “mevcut sistem Türkiye’nin eline/ayağına vurulmuş bir prangadır” dedi..

Ve ilave etti:

“Bu referandumda çıkacak EVET oyları ile Türkiye, elindeki/ayağındaki bağlardan kurtulmuş olacak..”

Dün de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, referandum sürecine ilişkin bir detay verdi..

Buna göre;

AK Parti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni “3İ” olarak belirlediği “İstikrar, istiklal, istikbal” formülü ile halka anlatacak..

Yazıcı, “bu değişiklik, bugünle alakalı değil, bu değişiklikle Türkiye'nin istikrarı daha da kalıcı hale gelecek, istikbali daha güçlenmiş olacak, istiklali daha da pekişecek” dedi..

Pranga.. İstikrar.. İstiklal.. İstikbal..

Ak Parti niye bu dört olguya vurgu yapmaya çalışıyor?

Referanduma HAYIR diyecek olanlar için bu dört olgu önemli değil mi?

Bugün de bunu ortaya koyalım..

ÖMÜRLERİ ÇOK KISA

Çoğunuz biliyor..

Şu anda 65. hükümet iş başında..

Bu ne demek?

Bir başka ifade ile “ülkemizde hükümetlerin ömrü 16 ay bile değil” demek..

25 gün ömrü olan hükümetler oldu bu ülkede..

Yönetime gelen bir hükümet, 16 ay gibi kısa bir sürede bu ülke ve halkı için ne yapabilir?

Bir devlet böyle yönetilebilir mi?

İşte Türkiye, böylesine kısa ömürlü hükümetler tarafından yönetilirken..

Benzer şartlarda gelişme, kalkınma, büyüme yarışına girdiği ülkelerin hepsi tarafından birer birer geçildi..

Öncelikle, herkes “Türkiye’nin bu manzarasını” iyi okumalıdır..

ÖRNEK(!) BATIYA BAKIN

Teoride parlamenter sistem, monarşiye ve totaliterizme karşı verilen mücadelenin ürünüdür..

Ama..

Avrupa ülkelerinin pek çoğunda kralların ve kraliçelerin bulunduğunu görüyoruz..

Japonya, Tayland gibi dünyanın başka yerlerinde benzer durumlarla karşılaşılabiliyor..

Bu gerçeğe rağmen, “bunlar semboliktir, aslında oralarda parlamenter demokrasi vardır” diyenler çok..

Bunu kim söylerse bilin ki ya kara cahildir, ya da özel bir hesabı/çıkarı vardır..

Çünkü; devlet sisteminde bir aktör varsa, hiçbir zaman sembolik olarak kalmaz..

Bir ülkede bir kral varsa o kraldır, kraliçe varsa o kraliçedir..

Ve bu taht ve taç sahibi kişiler, ülke yönetiminde hak ve söz sahibidir..

Örneğin; İngiltere’de kraliçe ne derse o olur..

Başbakan’ı ve bakanları o belirler, onun istemediği kimse milletvekili bile olamaz..

Yapılan seçimler falan sadece bir “demokrasi maskesi”dir..

Şunu unutmayın; “her ülke kendi şartlarına özgün bir yönetim biçimine” sahiptir..

REJİM DEĞİL YÖNETİM

Şu anda, ülkemizde bir “yönetim biçimi değişikliği” için referanduma gidiliyor..

Dikkat edin, “rejim değişikliği” için değil, “yönetim biçimi değişikliği” için referandum..

Rejimimiz yine Cumhuriyet..

Hakimiyet kayıtsız şartsız yine milletin..

Çok daha güçlenmiş ve kendi işini iyi yapan bir Meclis ve yargı sistemi..

Hantallıktan kurtarılmış bir bürokrasi..

Hem Meclis hem de yargı tarafından denetlenebilen bir “Başkan”..

Referandum, bunları sağlamak için yapılıyor..

Ama ülkemizde maalesef, “her şeye karşı çıkmayı muhalefet sanan bir anlayış” var..

Ve bu hükümete muhalif olanlar, bu değişiklikler için HAYIR diyeceklerini söylüyorlar..

Bence, yeterince bilgi sahibi bile değiller..

“Kim hayır diyor”a iyi bakmamız lazım..

Bu ülkeyi bölmek-parçalamak isteyenler, bu ülkenin özgür ve refah olmasını istemeyenler diyor..

Milli ve yerli olanlara karşı çıkanlar diyor..

Terör örgüleri ile siyasi ve uluslararası uzantıları diyor..

Ana muhalefet de bunlarla birlikte hareket ediyor mu, ediyor..

BİLMEZSEN KORKARSIN

Çok iyi biliyorum ki;

“Pranga.. İstikrar.. İstiklal.. İstikbal..” gibi olgular referandumda HAYIR oyu vereceklerini açıklayanlar için de çok önemli..

Onlar da ülkelerinin özgür, geleceği sağlam ve istikrarlı olmasını istiyor..

Öyleyse, niye HAYIR?

Bence, “bir MERKEZ’den başlatılan ve Tayyip’e karşı olanları da kullanarak yürütülen HAYIR kampanyasında” ortaya konulan bilgilerin yanlışlığını henüz anlamayanlar var..

Algı operasyonlarını etkisini yok etmek zordur..

Ve insan bilmediğinin düşmanıdır..

Eğer milletimiz işin ruhunu, özünü, esasını bilmez ve anlamazsa..

Tek başına anayasa değişikliği hükümleri, kuru hukuki ifadelerden ibaret kalır..

Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı çıktığını ifade edenler, işin ruhunu öğrendiklerinde neye “hayır” dediklerinin farkına varacaklar ve fikirlerini değiştirecekler bence..

Demek ki, “öncelikle konuyu ve ruhunu iyi öğrenmeliyiz”..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık