• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Madde kullandırma taktiklerine dikkat..

Bugün bir alıntı da “madde bağımlılığı konusunda kitap ve makaleler yazan, seminerler veren emekli polis İsa Altun”dan yapacağım..

İlk ve orta dereceli okulların açıldığı, yani 18 yaş altındaki çocuklarımızın ve gençlerimizin yeni eğitim-öğretim yılına başladığı bugün, hem anne-babaların hem de çocuklarımızın İsa Altun’un uyarılarına kulak vermesini diliyorum..

Buyurun..

18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER

Her on insanımızın dördü 18 yaşın altında..

Ne demek istediğimi ebeveynler anlamıştır..

Dürüst, saf ve masum bireylere “kanı bozuk” insanların neler yaptıklarından haberi yok çoğumuzun..

İnsanlıktan zerre kadar nasip alamamışlar..

Kimleri kast ettiğimi biliyorsunuz..

(Çok para kazanmak adına) Hedef kitle olarak çocukları ve gençleri gözüne kestiren suç odaklarını kastediyorum elbette..

Bu adamlar ve madamlar, şeytanın bile aklına gelmeyen yöntemleri uygulamakta hiçbir sakınca görmüyorlar..

Ama, boş durmayacağız..

Akla hayale gelmeyen kumpaslarını ortaya çıkarmak ve maskelerini indirmek boynumuzun borcudur..

ŞU TUZAKLARA BAKIN

Bunların tek amacı; “gözlerine kestirdikleri insanlar üzerinden yükselmek ve çok fazla para kazanmak”..

Bunun için de inanılmaz taktikler uyguluyorlar..

Uyarıcı ve uyuşturucu madde ticareti yaparak insanları tuzağa düşüren acımasız suç örgütleri, uyuşturucu maddeleri satarken çoğu kez kullanıcıyı özendiriyorlar..

Örneğin: kokain maddesini kullanan bağımlılar arasında bir inanış vardır, “kokain burundan çekildiği vakit eğer burnu kanatırsa o mal iyi bir maldır”..

Kamuoyunda "torbacı " olarak bilinen satıcılar bunu büyük bir fırsata çevirir hemen..

Ve burnu kanatmak için flüoresan ampullerini kırar, toz haline getirinceye kadar öğütürler..

Ardından bunu kokaine katarak kullanıcılara satarlar..

Bağımlı da burnundan çektiği zaman flüoresanın içindeki kimyasal maddeler de ister istemez burnu kanattığı için akılları sıra kaliteli mal bulmuş gibi bir inanca kapılırlar..

Tabii bu vicdansızlar sadece bununla yetinmiyorlar..

Eroin satıcıları da zehrin etkisini artırmak için içine fare zehrinden tutun da kirece kadar birçok maddeyi karıştırmaktan geri kalmıyorlar..

Çünkü satılan maddeyi ağırlaştırmak, böylece kazanılan parayı arttırmak onlar için her şeyden daha önemli..

Hatta sattıkları maddeleri eksik vererek bir anlamda hırsızlık bile yapıyorlar..

Kimyasal uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin gramı 100 TL’den başlıyor..

Bir bağımlının günlük ihtiyacı, en az 3 gram olduğuna göre..

Dönen vurgunu hesap bile edemezsiniz..

GRUP-ARKADAŞ BASKISI

Madde satıcılarının odağında, kuşkusuz her yaştan insanlar var..

Eskiden hedefte çocuklar ve gençler vardı..

Ama yapılan çalışmalarda görülüyor ki, her yaştan insan var..

Çünkü paranın yüzü tatlı..

İnsanlar ölmüş, krize girmiş, bunların umurunda bile değil..

Gaziantep ilinde görev yaparken vicdansız bir satıcının evinde yaptığımız baskında ERKEK ve KIZ çocuklarına ait yüzlerce iç çamaşırı ele geçirmiştik..

Kendisine "nedir bu çamaşırlar" diye sorduğumuzda, "parası olmayanların iç çamaşırlarını alıyordum" diyecek kadar pişkin cevaplar almıştık..

Satıcıların kullanıcı üzerinde her türlü baskısı mevcut..

“Grup ve arkadaş baskısı” oluşturarak, "kullanmak istemiyorum" sözünü duymamak için kendilerine çok özel yöntemler geliştiriyorlar..

Örneğin;

1- "Hala büyüyemedin be ana kuzusu, süt bebesi” gibi sözlerle aşağılıyor ve hor görüyorlar..

2- “Eğer bu maddeyi alırsan seni filan kızla/erkekle tanıştıracağım” gibi, “ödüllendirme sözü veriyorlar..

3- “Biliyorsun biz güçlüyüz, seni takip ediyoruz.. Yanlış ya da hata yaparsan sonun olur” gibi sözlerle korkutuyorlar..

4- Kız ya da erkek arkadaşı kullanarak, “hiç mi hatırım yok, eğer almazsan bir daha yüzüne bakmam” dedirtiyorlar..

5- “Akşama harika bir alem var.. Gelmezsen sensiz tadı tuzu da olmaz” gibi yaklaşımlarla manen zorluyorlar..

OKULLARDA “DERS” OLSUN

İsa Altun’un yazdıklarını bir daha okumanızda fayda var..

Çünkü; çocuklarınızın nasıl bir “tehdit/risk altında” olduğunu çok iyi anlatıyor..

Biliyorsunuz..

“Uyuşturucu madde suiistimali” için birçok Bakanlık mücadele veriyor..

Ama her şeyi devletten beklememeliyiz..

Çocuklarımızı, gençlerimizi ve tüm toplumu kucaklayan “bilinçlendirme çalışmaları” yapmak zorundayız..

“Madde bağımlılığı” ile konularda aileleri bekleyen en büyük tehdit, maalesef bu konudaki bilincin ve duyarlılığın azlığı..

Bunun da tek çaresi eğitim..

Bunun için, ilk ve orta dereceli okullarımızda mutlaka, “madde bağımlılığı” ile ilgili dersler konulmalı..

Umarım, bu öneri kabul görür..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık