• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Korumacı devlet.. Kollamacı aile.. Ve gençlik..

Daha önceki bir yazımda..

“Gençlerimizin çelişkisini” araştırmalara dayanarak anlatmış, “eşitlik istemelerine rağmen, insanları sınıflara ayırdıklarını” belirtmiştim..

Yine gençlerle ilgili sonraki bir yazımda da..

“Dünya Bankası İnsani Kalkınma Sektörü”nün hazırladığı rapora ve “siyasetçilerimizin, oy uğruna ekonomik gerçekleri bırakıp insanımızı tembelliğe itecek vaadlerde bulunmasına” dayanarak, “başımıza bela olacaklar” demiştim..

ANNE-BABA PARASI İLE

Bugün yine gençlerimizden söz edeceğim..

Bu defa “farklı” açıdan bakarak..

Ve..

Yine bir araştırmaya dayanarak..

18-30 yaş aralığındaki 2043 gençle yapılan bu araştırma, “Bağımsız Eğitimciler Sendikası”na ait..

Gençlerin durumunu şöyle özetlemiş:

 “Günümüzdeki gençlik..

Üniversite bitene kadar çalışmayı ve iş hayatında olmayı, okullarda başarısızlık halinde başlarına gelecek ceza gibi görüyorlar..

Eğitim süresi ise kız-erkek arkadaşlık maceraları ile geçiyor..

Kaynakları da ana-babanın verdiği para..”

Yani..

Günümüz gençliği; çalışma yok, üretme yok, genellikle “asalak” gibi yaşıyor..

ÖZGÜVEN VE MADDİ GÜÇ

Ankete katılanların yüzde 26.22’si ortaokullu, yüzde 48.76’sı liseli, yüzde 18.21’i de üniversiteli..

“Gençlik ve Özgüven” başlıklı bu ankette, “bir kişinin kuvvetli bir özgüvene sahip olması için en çok neye ihtiyacı vardır” diye sorulmuş..

Buna gençlerin cevabı şöyle olmuş:

Yüzde 19.1’i “maddi güç”..

Yüzde 15.15’i “bilgi birikimi”..

Yüzde 12.94’ü “güçlü aile”..

Yüzde 12.06’sı “liderlik”..

“Bir iş kurmak ve başarılı olmak için en önemli unsur nedir” sorusuna verdikleri cevap şöyle:

Yüzde 35.56’sı “iş fikri” demiş..

Yüzde 23.20’si ise yine maddi güce işaret ederek “sermaye” yanıtını vermiş..

“Eğitim sisteminin size ‘kendi kendime yeterim’ duygusunu aşıladığına inanıyor musunuz” sorusuna, “kesinlikle inanmıyorum” diyenler yüzde 47.12 gibi büyük bir çoğunluk..

Araştırmanın sonuçları çok çarpıcı..

Gördüğünüz gibi..

Türkiye’de 18-30 yaş arasındaki “gençlerin özgüveni” sahip oldukları “para miktarı” oranında artıyor..

DEVLETÇİ BİR ZİHNİYET BU

Başka ne bekliyordunuz ki..

Bugüne kadar hep “devletçi” bir zihniyete esir edilmiş milletten ne bekliyordunuz?

Ülkemizde hala “çocukları için yaşayan” korumacı anne-babaların sayısı o kadar çok ki..

Hiç, “çocuğum müteşebbis biri olacak” diyen anne-baba duydunuz mu?

Çocuğunu “özel sektör”e hazırlayan bir anne-baba gördünüz mü?

Bu anne-babalara, “durun yahu, dünya değişti, artık devlet vermeyecek, üreten kazanacak” diyen bir hükümet gördünüz mü?

Siyasetçiler bile hala “aile sigortası” ile oy avcılığı yapıyor..

“İşyerlerini büyütüp veya yeni işyerleri açıp istihdam yaratıp gelirde adaleti sağlayacağım” diyeceğine, “her aileye yardım yapacağım” diyor..

Yani..

“Çalışma-müteşebbis olma-üretme, devlet verir” mantığı..

Bu “kolaycılığı” gören insan çalışır mı, üretir mi?

BÖYLE BAŞA BÖYLE TARAK

Ben 18-30 yaş aralığındaki gençlerden pek umutlu değilim..

“Korumacı” bir devlet, “kollamacı” bir aile yapısıyla..

Bu gençler “özgüven” sahibi olamazlar..

Özgüveni olmayan KİŞİ ise “hiçbir şey” olamaz..

………………………………..

ÖNEMLİ NOT: İstisnaları, bu yazdıklarımın dışında tutuyorum.. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık