• 16 Temmuz 2017, Pazar 21:49
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Kılıçraroğlu ve Guardian’a 15 Temmuz köşe yazısı..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yazdığım için, “niye Kılıçdaroğlu ve CHP’yi yazıyorsun da Ak Parti ve Erdoğan’ı yazmıyorsun” diye kızanlar, bir kez daha kızacak..

Çünkü, bugün yine yazımın konusu Kılıçdaroğlu..

Çünkü, Kılıçdaroğlu hem Türkiye hem de CHP’liler için tam bir “sorun yumağı”..

YİNE SÖZÜNÜ YEDİ

Hatırlayın..

CHP’ye yakın araştırma şirketi Gezici’nin anketi de, “koltuğunu koruyabilmek ve kaostan nemalanmak için yaptığı adalet yürüyüşünün de istediği etkiyi yaratmadığını” gösterince, Kılıçdaroğlu 15 Temmuz’a sarılmıştı..

“Şehitlerimiz var, gazilerimiz var.. 15 Temmuz'da bir anma töreni yapılırsa, elbette ben de, örgütlerimiz de, hep beraber anma törenlerine katılacağız, saygı duruşunda bulunacağız” demişti..

Ama..

Twitter üzerinden yayımladığı 15 Temmuz mesajında, “her zaman darbelere karşı, tam demokrasiden yana olduk, 15 Temmuz’un tam anlamıyla aydınlatılması şehit ve gazilerimize olan borcumuzdur” diyen Kılıçdaroğlu, hep yaptığı gibi, yine sözünü yedi ve 15 Temmuz törenlerine katılmadı..

Sebep?

Cumhurbaşkanı dışında bütün parti genel başkanlarının konuşmasının programdan çıkartılmış olması..

O konuşmayı yapmak, “şehit ve gazileri anmak”tan daha mı önemliydi acaba?

ERDOĞAN KOLAY OLUNMUYOR

Kılıçdaroğlu, TBMM’deki 15 Temmuz törenlerinde konuşamadı ama, 15 Temmuz’la ilgili bir “KÖŞE YAZISI” yazdı..

Hangi gazete için yazdı, biliyor musunuz?

Tam bir Türkiye ve Erdoğan karşıtı olan İngiltere’nin Guardian gazetesi için yazdı..

Eh, zaten Kemal beyden de başka bir tavır beklenemezdi..

TBMM’de yapacağı konuşma da, aşağı-yukarı bu köşe yazısında yazdıkları olacaktı..

Ve şunu söyleyecekti:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz krizini, gücü kendi elinde toplamak için kullandı..”

Dikkat edin, “darbe girişimi” demiyor, “kriz” diyor..

Elinizi vicdanınıza koyup söyleyin, “o gece olanlar kriz miydi yoksa darbe teşebbüsü mü?”

O gece darbe girişiminin başarısız olacağını anlar anlamaz, “darbeye karşı” bir duruş sergiledi..

Ama, bu uzun sürmedi ve “15 Temmuz kontrollü darbe” tartışmasını açarak, yanlış yaptı, o duruşuna bile gölge düşürdü..

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “darbe gecesi sen neredeydin” diye sormasına neden oldu..

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’da milleti ile birlikte tanklara karşı çıkıp darbeyi püskürten lider” olarak tarihte yerini aldı..

Peki Kılıçdaroğlu, niye tankın üzerine çıkmadı, niye milletle beraber sokağa çıkmadı?

Tankın üzerine çıksa ya da milletle birlikte sokağa çıksa tek kelime ile kahraman olurdu..

Demek ki, “Erdoğan” olmak pek kolay olmuyor..

CHP’liler yine anlamayacak ve aynı şeyleri söyleyecek biliyorum, ama işte bu nedenle Kılıçdaroğlu’nu yazıyorum, Erdoğan’ı yazmıyorum..

“Kılıçdaroğlu bu ülkeyi ve bu insanları ne zaman sevecek” diye bekliyorum..

“ALÇAK DARBE GİRİŞİMİ”

Bu arada..

Kılıçdaroğlu’nun Guardina’a yazdığı “köşe yazısı”ndan bir bölümü de kamuoyuna aktarmak istiyorum..

Ülkesini ve insanlarını ne kadar sevdiğini daha iyi anlayacaksınız..

“Bugün, Türkiye'de gerçekleşen alçak darbe girişiminin yıldönümü..

(Dikkat.. Twitter’den yayınladığı mesajda kriz diyordu, burada darbe girişimi diyor..)

Fethullah Gülen şebekesinde yer alan bir grup asker, Türk demokrasisini yıkmak için bir girişim gerçekleştirdi..

Bu girişim, halkımızın direnişi ve Türk silahlı kuvvetlerinin büyük bir kısmının katılımıyla bastırıldı..

Seçilmiş vekiller demokrasiyi savunmak için parlamentoya koştular..

Benim partimin milletvekilleri burada ön saflardaydı..

Ben de hemen darbeyi kınadım ve partimin üyelerine parlamentoyu savunma talimatı verdim..

Hükümet kaynakları ve medya benim kınama mesajımı gece boyunca yaydı ve darbenin başarısız olmasını sağlayan da bu birlik duruşu oldu..”

(Kendini nasıl ön plana çıkartıyor, görüyorsunuz değil mi?)

"Bir sonraki gün Türkiye için yeni bir demokrasi döneminin başlangıcı olabilirdi..

Ancak son bir yıl içinde Türkiye demokrasisi neredeyse bir diktatörlük rejimine dönüştü..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu krizi kullanarak olağanüstü hâl ilan etti ve tüm muhalif seslere karşı bir tasfiye hareketi başlattı ve kararnamelerle (ülkeyi) yönetmeye başladı..”

(Fransa sadece bir terör olayı nedeniyle OHAL ilan etti ve defalarca uzattı.. Bizde darbe girişimi olmuş yüzlerce şehit ve gazi var, ülkenin kaderiyle oynanıyor, Kılıçdaroğlu Türkiye’deki OHAL’i dünyaya şikayet ediyor.. Vah benim vatanım vah..)

BİR KILIÇDAROĞLUKLASİĞİ

Bundan sonrasını buraya koymaya gerek görmüyorum..

Çünkü referandum öncesinde söylediği ve söylettiği bütün yalanları aynen Guardian’da da tekrarlamış..

Ülkesindeki insanların yüzde 90’nın, “OHAL devam etmeli, 15 Temmuz bir darbe girişimiydi, Erdoğan’a güveniyoruz” gibi düşüncelerini yok saymış..

Ve bakın, yazısının bir yerinde ne diyor:

“Elimizdeki sınırlı bilgiler, darbe girişiminin arkasında tam olarak kimlerin bulunduğunu tespit etmemize yetmiyor..”

Bu kadar tutuklama, itiraf ve belge var, ama Kılıçdaroğlu hala ülkesindeki gelişmelerden bihaber.. (mi acaba?)

Bunu söyleyene mi kızalım yoksa söyletene mi, bilemedim..

Siz ne dersiniz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık