• 06 Ekim 2017, Cuma 0:27
AliTongülüs

Ali Tongülüs

İnsanları yamyama dönüştüren uyuşturucu korkutuyor..

Türkiye'de bonzai tehlikesi yaşarken, şimdi de dünyanın birçok bölgesinden “flakka” adlı yeni uyuşturucuyla ilgili haberler geliyor..

Son günlerde bu haberleri televizyonlarda ve gazetelerde, ama özellikle sosyal medyada bolca izliyorsunuz..

Ve manzara insanı dehşete düşürüyor..

Çünkü, insanları et yiyen bir zombiye dönüştüren uyuşturucu, vücuttaki tüm protein ve mineralleri aynı anda açığa çıkartıyor ve kişiye insanüstü bir güç veriyor..

Bugün siyasete kısa bir ara verip bunu konuşalım diyorum..

Çünkü, “flakka”nın ne olduğunu öğrenir ve çocuklarımıza etkilerini gösterirsek, belki kullanmalarının önüne geçeriz..

YA ÖLDÜRÜYOR YA DA SÜRÜNDÜRÜYOR

Önce şunu söyleyeyim..

-Şimdilik- rahat olun, “flakka” vakası henüz ülkemizde görülmedi..

Rusya kökenli olan bu uyuşturucunun ilk olarak Amerika'da ortaya çıktığı belirtildi..

Son olarak Brezilya'da da bu hapı kullananların birer zombi gibi davrandığı ve yamyam özellikleri gösterdiği tespit edildi..

Tıpkı “bonzai” gibi sentetik bir uyuşturucu olan “flakka”yı kullanan insanlar, filmlerde gördüğümüz gibi adeta yaşayan ölülere dönüşüyorlar..

Uyuşturucu maddenin etkisiyle etraflarında kimi bulurlarsa ona saldırıyor..

Flakka Efekti adı verilen ve “banyo tuzu” olarak bilinen uyuşturucu hap, türe göre farklı bileşenler içerdiği için daha güçlü bir etkiye sahip..

Bu etkisini de ilk 15 dakika içerisinde gösteriyor..

Etkisi 4 ila 8 saat arası devam eden Flakka, bedene girdiği andan itibaren halisünasyonlar ve ağrıya/acıya duyarsızlık ve hiper-saldırganlık yaratıyor..

Bilimsel adı “alpha-pyrrolidinopentiophenone” olan ve bonzai gibi ucuz ve öldürücü etkilere sahip olan uyuşturucu, kullanan kişileri çoğunlukla öldürüyor..

Ölmeyenlerde ise kalıcı olarak beyin hasarı bırakıyor, kalp krizi yaratıyor vesaire..

Son derece uyarıcı olan bu madde, insanı çıldırtacak derecede paranoyaya yol açabiliyor..

Yani; ya öldürüyor ya da süründürüyor..

“FLAKKA”YA TEPKİLER

Evet, “insanlara korku salan” bu yeni uyuşturucu maddeyi sanırım anladınız..

Komşuda pişer, (şu anda yok, ama) yakında bize de düşer..

Bu nedenle hepimiz çocuklarımızın uyuşturucu konusunda bilinçlenmesini sağlamak zorundayız..

Ama önce, şu “bakış açımızı” bi elden geçirelim derim..

TV ve medyada ya da sosyal medyada bu “flakka” ile ilgili haberlere tepkilerimiz oldukça ilginç..

Örneğin; Hasan Sezgin ‘e göre bu tür haber ya da paylaşımlar bir “pazarlama” taktiği..

Adı sürekli tekrar edilerek bilinçaltına yerleştiriliyor ve en zayıf olduğu bir anda da insanoğlu için “sığınılacak bir liman” olarak görülüyor..

Ve medya da buna yardımcı oluyor..

Fatih Yeşilyurt da aynı kanaatte..

O da şöyle yorum yapmış:

“Aga milleti fişeklemeyin, böyle paylaşımlar yaparak milletin aklına iş sokuyorsunuz.. Zamanında Uğur Dündar inşaatta gençler bali kullanıyor diye haber yaptı, ertesi gün gençler bali çekmeye başladı.. Ayık olun, Türkiye'de böyle bi madde yok, sokacaklar ve piyasa yapıyorlar..”

Deniz Köse ise, Sezgin ve Yeşilyurt’a tepki göstermiş:

“Yapılan bu haberlerin reklam amacı ile yapıldığını, adı söylendiğinde bilinç altına yerleştirildiğini söyleyenleri esefle kınıyorum.. Sorgulanması gereken bir sürü soru var ve böyle bir haberin paylaşılması bence mantıklı.. En azından çevremizi ona göre uyarır yakınlarımızı sevdiklerimizi bu konuda biz de bilinçlendirebiliriz..”

Murat Taylan da konuyu farklı bir mecraya çekmiş:

“Dünya, uyuşturucu konusunda toplu karar alarak idam yasası çıkarmak zorundadır.. Bunu imal eden ve gençliğin ölümüne neden olan uyuşturucu baronları öldürülmeli ve tertemiz bi dünya için pislikler asılmalı..”

3 ŞEYİ ASLA ÖNLEYEMEZSİNİZ

“Flakka” ile ilgili habere ve görüntülere onlarca yorum yapılmış..

Ama, hemen hemen hepsi, yukarıda sizlere aktardığım 4 görüş çerçevesinde..

Şunu söylemek istiyorum;

Sezgin, Yeşilyurt, Köse ve Taylan farklı açılardan baksalar da hepsi de haklı..

Evet, “reklam” kokuyor, evet bilinçaltımıza yerleştiriliyor, evet bunları öğrenelim ve yakınlarımızı uyarabilelim, evet bu uyuşturucu baronları idam edilsin..

Hepsi tamam da..

Binlerce yıldır “uyuşturucu, fuhuş ve rüşvet”i dünyada hiçbir yasak, en kötüsü dahil hiçbir ceza yok edemedi, edemiyor ve edemez..

Yapmamız gereken tek şey var; “bilinçlenmek ve bilinçlendirmek”..

Ve buna da önce “kendimizden” başlamak..

Okuyacaksınız, bilgileneceksiniz, anlayacaksınız, hepsi bu..

Eli kulağında, “flakka” geliyor ve engellemeniz mümkün değil..

Lanet okuyarak vakit kaybetmeyin ve bir an önce “bilinçlenmeye” bakın bence..

Yoksa, “tacirler” canımıza hep okuyacaktır..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık