• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Halkımıza kurulan tuzaklar..

Şu anda “koalisyon” çalışmaları sürüyor..

Ama, bundan bir “hükümet” çıkacağını sanmıyorum..

Yüzde 99.9 bir “erken seçim” geliyor..

İşte bu yüzden, (7 Haziran öncesinde olduğu gibi) dışarıdan ve içeriden “SALDIRI”lar yoğunlaştı..

Şu anda Türk halkı, yoğun ve inanılmaz bir “algı operasyonu” taarruzu altında..

“Erken seçim” sözü söylenir söylenmez başlatılan PKK saldırıları da farklı bir “algı operasyonu”..

 

HEDEF, ZAYIF BİR TÜRKİYE

17-24 Aralık olaylarından sonra hükümet aleyhine yapılan bu algı operasyonlarının aslında “Türkiye’yi zayıf düşürmeyi hedeflediğini” halkımız henüz çözebilmiş değil..

Çünkü halkımız, algı operasyonlarına kendini o kadar kaptırıyor ki..

“HÜKÜMET”le “DEVLET”in aynı şey olmadığını bile hala anlayabilmiş değil..

Bugün bu farkı fark edebilmeniz için, Araştırmacı-Yazar Yılmaz Dikbaş’ın bir tespitini sizlerle paylaşmak istiyorum..

Dikkatli okuyun..

Ufkunuz epeyce açılacaktır..

DEVLET NEREDE!

Sözcü gazetesinin, 3 Ağustos 2015 Pazartesi günkü sayısının birinci sayfasındaki manşeti buydu: DEVLET NEREDE!

Sözcü gazetesi, tüm halkımızın acı ve öfkeyle izlediği PKK teröristlerinin katliamlarını sıraladıktan sonra bu soruyu soruyordu: DEVLET NEREDE?

Önce, devletin genel kabul görmüş tanımını yapalım.

Toprak bütünlüğüne sahip bağımsız bir ulusun oluşturduğu siyasal ve tüzel varlığa “Devlet” denilir.

Devlet, başlıca şu organlardan oluşur:

Meclis (Yasama), Hükümet (Yürütme), Yargı, Ordu, Polis Teşkilatı ve Yerel Yönetimler.

Dünyada, bir devleti olan her ulusun bireyleri zaman zaman bir uygulamadan şikâyetçi olabilirler.

Peki, bu şikâyetlerini nasıl dillendirirler?

Bir İngiliz, bir şikâyeti olduğunda, hiçbir zaman “Devlet nerede?” veya “Bu ne biçim devlet?” diye sormaz.

Bir İngiliz, şikâyet konusuna göre, ya “Bu ne biçim Belediye?” der veya “Benim Milletvekilim nerede?” diye sorgular, ya da “Bu ne biçim Hükümet?” diyerek sesini yükseltir. Ama hiçbir zaman, “Devlet nerede?” veya “Bu ne biçim Devlet?” diye yakınmaz!

İngilizcede, “Bu ne biçim Devlet?” ya da “Devlet nerede?” diye bir deyim, bir sorgulama biçimi yoktur!

Tıpkı İngilizcede olduğu gibi, Almancada da “Bu ne biçim Devlet?” veya “Devlet nerede?” diye bir yakınma biçimi yoktur!

Tıpkı İngilizce ve Almancada olduğu gibi, Rusçada da “Bu ne biçim Devlet?” veya “Devlet nerede?” diye bir karşı çıkış biçimi yoktur!

Fransızca, İtalyanca, İspanyolca dillerine de bakınız, eminim o dillerde de “Bu ne biçim Devlet” veya “Devlet nerede?” türünden şikâyetleşme biçimi olmadığını göreceksiniz.

Peki, Türkiye’de durum neden farklıdır?

Çoğu kez televizyonda izlemişsinizdir, yoğun yağmurlu bir İstanbul gününde, önünde birikmiş su birikintisini görmeyip suya dalan vatandaş, “Bu ne biçim Devlet, yavu?” diye sızlanır! Aslında, “Bu ne biçim Belediye?” demesi, yer altı su kanallarının doğru çalışmamasından belediyeyi sorumlu tutması gerekmez mi?

Önceden yapılmış tüm uyarılara karşın, yolların buz tuttuğu yoğun kar yağışlı bir günde, arabasının lastiklerine zincir takmadan yola çıkan, buzda kayıp bir yere toslayan sürücü de “Bu ne biçim Devlet yavu?” diye mızıldanır!

Bu neden böyledir?

Başka hiçbir dilde olmayan “Bu ne biçim Devlet?” ve “ “Devlet Nerede?” deyimleri nasıl ve kimler tarafından Türk dilinin içine sokulmuştur?

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’Nİ KÜÇÜK DÜŞÜRMEK, DEĞERSİZLEŞTİRMEK İSTEYENLER, BU DEYİMLERİ BİLİNÇLİ OLARAK ÜRETMİŞ VE HALKIMIZIN DİLİNE SOKMUŞTUR.

Medyanın neredeyse tamamını elinde tutanlar, kasıtlı olarak, her fırsatta, “Bu ne biçim Devlet?”, “Devlet nerede?” deyimlerini kullanarak halkımızın belleğindeki “Devlet” kavramını aşındırmak, aşağılamak istemektedirler.

Halkımıza kurulan “tuzak”lardan biri de budur!

Şimdi ben, manşetten “Devlet Nerede?” diye seslenen Sözcü gazetesinin sahibi, genel yayın yönetmeni, yayın yönetmenleri ve yazı işleri müdürlerine soruyorum.

Aslında “Devlet” derken; Meclis’e mi, Hükümet’e mi, Yargı’ya mı, Ordu’ya mı, Polis Teşkilatı’na mı, Yerel Yönetimlere mi sesleniyorsunuz? Çünkü Devlet, bunların tümüdür!

Ve Sözcü gazetesinin sorumlularını uyarıyorum: Şikâyetlerinizin gerçek muhatabı kim ve neresiyse, onun adını yazınız! Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin adını olur olmaz kullanıp değersizleştirmeyiniz!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türklerin devletidir.

Türkler, devletlerinin adını aşındırma amacıyla kullananlara sessiz kalmayacaktır!

AKILLARI KÖR ETTİLER

Dikbaş’ın tespitine katılmayanınız var mı?

Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti hükümeti bahane..

Bu ülkeyi içeriden ve dışarıdan “sömürmek” isteyenler, Türkiye’yi güçsüz kılabilmenin peşindeler..

“Bu tuzağa düşmeyin” diyeceğim ama, halkımızın çoğuna algılatılan“Tayyip ve Ak Parti nefreti” ne yazık ki “akılları kör etmiş”..

Umarım bunu anlarsınız..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık