• 25 Eylül 2017, Pazartesi 21:50
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Hakem Palabıyık bütün “tabu”ları yerle bir etti..

Fenerbahçe, Süper Lig’in 6. haftasında sahasında oynadığı derbi maçta Beşiktaş’ı 2-1 mağlup etti ancak tartışmaları devam ediyor..

Karşılaşmayı yöneten ve 5 kırmızı kart çıkarıp, 2 de penaltı kararı veren hakem Ali Palabıyık, Türkiye'nin gündemine oturdu..

Sosyal medyada taraftarlar, spor programlarında yorumcular, mikrofon uzatılan yöneticiler “veryansın” ediyor..

Ama, bence bütün Türkiye, özellikle de futbolla ilgili herkes Ali Palabıyık’a teşekkür etmeli..

Çünkü o, cumartesi günü oynanan derbide bütün “tabu”ları yerle bir etti..

Böyle “cesur” hakemlere sahip çıkılmalıdır/korunmalıdır..

NE ŞİŞ YANSIN NE KEBAP

Niye mi korunmalı?

Bir-iki istisnayı bir kenara bırakırsak, Fenerbahçe-Beşiktaş-Galatasaray arasında oynanan derbi maçlara verilen hakemler hep “ne şiş yansın ne kebap” misali, “aşırılıkları” hep idare ettiler..

Adeta, “aman bize iki taraftan da büyük tepki gelmesin” diyerek maç yönettiler..

Futbolcular hakettikleri halde ne kart gösterebildiler ne de penaltı verebildiler..

Mümkünse izleyin derbi maçları hepsini görürsünüz..

Maçların sonunda da yenilen taraf hakeme veryansın etti, yenen taraf sesini bile çıkarmadı, “öpülen yanağın davası olmaz” deyip işlerine baktılar..

Ve spor medyası da “hakemin eyyamcılığını” görmezden gelip bir-iki hareketi eleştirmekle kaldı ve kanalda görevine davam etti..

Ama içlerinden biri bile çıkıp, “bu hakemler cesur olmazsa, Türk futbolu aşama kaydedemez” demedi..

Şimdi bir hakem çıktı ve “eyyamcılığı” bir kenara bırakıp, “gerçek bir hakem” gibi maçı yönetti..

Buna alışık olmayan Türk futbol camiası, şimdi Ali Palabıyık’ı neredeyse idam edecek hale geldi..

“DERBİ”LERİN ÖZELLİĞİ

Bütün dünyada “derbi” maçları gergin geçer..

Yöneticilerden futbolcuya, hakemden seyirciye, teknik direktörden taraftara varıncaya kadar herkes gerilir..

Çünkü, “derbi” demek, “en iyilerin maçı” demektir..

Bu en iyiler genellikle hep “şampiyon adayı”dır ve puan kaybına asla tahammülleri yoktur..

Diğer takımlara karşı kaybetmek genelde büyük takımlara çok fazla şey kaybettirmez, ama şampiyonluk yarışındaki rakibine yenilmek, bir anda “avantajını” kaybetmek ve puan cetvelinde altta kalmak anlamına gelebilir..

“Gerginliğin” nedeni budur..

Bu maçlarda, genellikle yöneticiler de futbolcular da, hatta teknik direktör de “kötü niyetli”dir..

“Rakibe futbol oynatmamak” en önemli taktikleridir..

Bu da maç içerisinde “rakibi sakatlamaya yönelik kasıtlı hareketleri” kaçınılmaz kılar..

İşte böyle maçları yönetmek “yürek” ister..

Hakemler, genellikle futbol camiasının en güçlü insanlarını karşısına almak istemez..

Maçta, “çok bariz, net” hareketler dışında “hakem takdiri”ni pek kullanmaz..

Ve “vaziyeti idare eder”..

Hakedene kartını kullanmaz, kolay kolay penaltı vermez vesaire..

Böylece, derbiler bu şekilde idare edilerek gelmiştir..

Taa ki, cumartesi günkü Fenerbahçe-Beşiktaş maçına gelinceye kadar..

BU HAKEM CEZALANDIRILDI

Ali Palabıyık çıktı “yürekli”ce, aslanlar gibi yönetti maçı..

Hakedene kartını da gösterdi, inandığı harekete penaltı düdüğünü tereddüt etmeden de çaldı..

Aslında “olması gereken” buydu..

Yani, hakem Palabıyık, “olması gerektiği gibi bir hakem” olarak yönetti maçı..

Maç sırasında 8 sarı-4 kırmızı kart gösterdi, 2 de penaltı verdi..

Maçtan sonra da yedek kulübesinden hakeme sataşan (ve son zamanlarda iyice şımaran) Oğuzhan’ı da ikinci sarıyla “kızarttı”..

Ve bir anda Ali Palabıyık sosyal medyada Türkiye'nin gündemine oturdu..

Özellikle Beşiktaş taraftarı Ali Palabıyık'a sert tepki gösterdi..

İlginçtir, Fenerbahçe taraftarı da “sert faullere kart göstermedi” diye Palabıyık’a yüklendi.. 

Yani, Ali Palabıyık iki tarafa da yaranamadı..

Dahası, spor medyasına da yaranamadı..

Daha ötesi Merkez Hakem Kurulu’na da yaranamadı..

Ve 6 hafta “dinlendirilme” kararı alındı, yani cezalandırıldı..

ALINACAK DERSLER VAR

Aslında Ali Palabıyık’ın bu yönetiminden üç büyük takımın yöneticileri de futbolcuları da Federasyon da iyi bir ders çıkarmalıdır..

Çünkü Palabıyık, bundan sonraki derbilerde “daha cesaretli maç yönetmeleri” konusunda hakemlerin önünü açmıştır..

Sadece derbi maçlarının değil, bütün maçların “adam gibi” yönetilmesinin önünü açmıştır..

Orta vadede bu, Türk futbolunun gelişmesi açısından da büyük yarar sağlayacaktır..

Diyeceğim o ki..

Ali Palabıyık, bence “hakemliğin gerektirdiği bir şekilde” maç yönetmiştir..

Beşiktaş’ın gölüne ofsayt kararı veren yan hakemdir, Palabıyık ona uymak zorunda kalmıştır..

TV’de onlarca kere izleyenlerin bile fikir birliğine varamadığı “penaltı pozisyonu” ise hakem takdiridir, karar doğru kabul edilmelidir..

Bu nedenle, “hatasız maç yöneten” Palabıyık’a ve bu şekilde yüreklice maç yöneten/yönetecek hakemlerimize sahip çıkılmalıdır..

Yapılan haksız eleştirileri ciddiye alıp, böyle “6 hafta dinlendirme” cezası verilmemelidir..

Ben böyle görüyorum..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık