• 13 Nisan 2017, Perşembe 15:25
AliTongülüs

Ali Tongülüs

“Gerçekleri” öğrenin, ister EVET deyin ister HAYIR.. (2)

Referanduma kısa bir süre kala, “gördüğüm lüzum” üzerine, “referandumla ilgili gerçekleri
yazdığım üç yazımı 3 gün boyunca peşpeşe yayınlayacağım..
EVET ya da HAYIR vermek sizin tercihiniz elbette..
Ama, tercihinizi belirlerken “gerçekleri” öğrenmek de en önemli hakkınız..
Bu nedenle..
Bu yazıları okumanızda yarar var diyorum..

Gerçek “parlamenter sistem” geliyor.. (24 Mart 2017 tarihli yazım)
CHP’nin Genel Başkanı şu yalanı tekrarlıyor hep;
“Rejimi değiştiriyorlar, parlamenter sistem gidecek, tek adam sistemi gelecek”..
HAYIR’cılar hemen atlıyor üstüne..
Ve sosyal medyada, “aynı söylemi” tekrar edip duruyorlar..
Sanırsınız ki; “kayıtsız şartsız milletin olan hakimiyet tek adamın eline verilecek”..
Yok böyle bir şey..
Aksine, “tek adamlık” mevcut sistemde var..
Referandumda EVET çıkarsa, ülke “tek adam” hakimiyetinden kurtulup gerçek parlamenter
sisteme kavuşacak..

KARŞILAŞTIRIN, ANLAYACAKSINIZ
Gelin, mevcut ve gelecek olan sistemi karşılaştıralım..

Mevcut sistemde;
1- 115 turda Cumhurbaşkanı bile seçilemedi, DARBE OLDU.. Sistem, tıkanıklıkları
çözemiyor..
2- Hantal bir bürokrasi var, devletin işleri çok ağır yürüyor..
3- HSYK üyelerinin (21 üye) 4’ünü Cumhurbaşkanı, geri kalanını Adalet Bakanlığı “savcılar,
hakimler” gibi hükümetin atadığı kişiler seçiyor..
4- Anayasa Mahkemesi üyelerini Cumhurbaşkanı seçiyor, görev süreleri olan 12 yılı
doluncaya kadar görev yapıyor..
5- Cumhurbaşkanı’nın kesin dokunulmazlığı var, (vatan hainliği dışında) yargılanamıyor..
6- Cumhurbaşkanı’nın meclisi feshetme, seçimleri yenileme, bakanlar kuruluna başkanlık
etme, başkomutanlık gibi geniş yetkileri var, yanlış da yapsa hesap sorulamıyor,
denetlenemiyor..
7- Meclis, hükümetle iç içe, baskı altında çalışıyor..
8- Bazı Bakanlar Kurulu kararları, yasaların önüne geçebiliyor ve yaşamın her alanıyla ilgili
kararname çıkartabiliyor..
9- Bakanlıklar Meclise yasa tasarısı sunabiliyor..
10- Meclis, (vatan hainliği suçlamasıyla) Cumhurbaşkanı’nın görevine 4’te 3 çoğunlukla son
verebiliyor..

Değişecek sistemde;
1- Sistem tıkanıklığı olmayacak, koalisyon pazarlıkları olmayacak, yasadaki boşluklar
kararnamelerle doldurularak istikrarlı bir yönetim şekli kurulacak..
2- Artık adama göre iş değil, işe göre adam alınacak.. Yani, “liyakat devri” başlayacak..
3- HSYK üyelerinin sayısı 21’den 13’e düşürülecek.. Yine 4’ünü Cumhurbaşkanı, mevcut
sistemde atanan kişilerin seçtiği 7 üyeyi artık meclis seçecek.. Müsteşar ve Bakan doğal üye
olacak.. Sonuçta çoğunluğu yine meclis belirleyecek.. İktidar partisinin istediği seçilir diye bir
şey yok, 367 şartı var.. Yani uzlaşma olmazsa, üye seçilemeyecek.. Meclis HSYK üyelerini 2
turda seçemezse, kuraya başvurulacak..
4- Anayasa Mahkemesi üyeleri, mevcut sistemde nasıl belirleniyorsa, yine aynı şekilde
belirlenecek.. 12 üye Cumhurbaşkanı tarafından, 3 üye TBMM tarafından seçilecek.. Sadece
askeri 2 üye olmayacağı için sayıları 15’e düşecek..
5- Cumhurbaşkanı hükümetin de başı olacak.. Yaptığı her icraat hem meclis hem de yargı
tarafından denetlenebilecek, “artık her konuda hesap sorulabilir” olacak..
6- Cumhurbaşkanı’nın meclisi feshetme yetkisi var.. Ama meclisi feshettiği anda kendi
görevine de son vermiş olacak.. Aynı şekilde meclisin de Cumhurbaşkanı’nın görevine son
verme yetkisi olacak ve onlar da Cumhurbaşkanı’yla birlikte kendi görevlerine son vermiş
olacak.. İki seçim de yine aynı günde yapılacak..
7- Meclis hükümetin baskısı olmadan, yetkileri daha da artmış, Cumhurbaşkanı’nı da
denetleyecek, Cumhurbaşkanı kararnamelerini uygulanır hale getirecek bir yapıya kavuşacak..
Yasama organı olarak, özgür ve bağımsız çalışacak..
8- Cumhurbaşkanı kararname çıkarma yetkisine sahip olacak.. (Mevcut sistem Bakanlar
Kurulu kararları gibi).. Ancak, bu kararnameler sadece yönetimle ilgili konularda olacak ve
yasaların önüne geçemeyecek.. İnsanların temel hak ve hürriyetleriyle, yaşamlarıyla ilgili
konularda kararname çıkartamayacak.. Yasası olan konularda kararname çıkartamayacak..
Kararnameler meclis denetiminden geçecek.. “Ben yaptım oldu” veya “tek adam devri”
olmayacak..
9- Bakanlıklar meclise yasa tasarısı, yasa teklifi sunamayacak.. Yasa teklifini sadece
milletvekilleri sunabilecek..
10- Meclis, Cumhurbaşkanı’nın görevine 3’te 2 çoğunlukla son verebilecek..

BU NASIL “TEK ADAM” YÖNETİMİ?
İşte size karşılaştırmalı olarak MEVCUT sistem ile YENİ sistem karşılaştırması..
Bu nasıl “tek adam sistemi” böyle?
HAYIR’cılar bir okusalar, görecekler..
Ve “normal bir insan” gayet net bir biçimde anlar bunu..
Ama okumak ve anlamak istemiyorlar, işlerine gelmiyor..
Çünkü, bütün dertleri ve hedefleri “Recep Tayyip Erdoğan”ı bir şekilde yenilgiye uğratmak..
Ötesi için her kesimin bir hesabı var..

HER KESİMİN HESABI BAŞKA
Nedir bu hesaplar?
1- CHP’liler, “Tayyip’siz bir Ak Parti, Özal’sız ANAP ve Demirel’siz DYP gibi dağılıp
kaybolacak” diye umut ediyor ve “nihayet iktidar olabileceğiz” hayaliyle saldırı üstüne saldırı
düzenliyor..
Hatta, bu arzuları öylesine ihtiraslı bir hale geldi ki..
Genel Başkanlarının “talimat”ları yerine getirdiğini biliyorlar..
Ve “günü geldiğinde nasıl olsa ekarte edilecek biri” olarak gördükleri için peşinden
gittiklerini bile söylüyorlar..

2- Bu ülkeyi 200 yıldır sömüren ABD ve İngiltere başta olmak üzere..
Bütün sömürgeci batı ülkeleri ise, “arkasına milletinin gücünü alan bir Tayyip, bir şekilde
mağlup edilmeli ve güç aldığı milletin gözünden düşürülmeli” diyerek CHP’yi kullanıyor,
Tayyip nefretini kullanıyor, parayla veya vaadle tuttuğu adamların/madamların adıyla sosyal
medyada “algı operasyonları” taarruzu yapıyor..
Her türlü iletişim araçları ellerinde olduğu için, “sosyal medyanın yüzde 90’ını HAYIR’cılar
ele geçirmiş” durumda..
Bu da, “farklı bir algı operasyonu” olarak sürdürülüyor..
HAYIR’cıların fazla olduğunu görenlerin bilinçaltına, “hayırcılar kazanacak” düşüncesi
enjekte ediliyor..
Öte yandan Batı, bütün medya organlarını da kullanıyor..
Açık oturumlarda, gazetelerde açık açık Tayyip düşmanlığı yaratıyor..
Bizim HAYIR’cılar da, bunun bir Türk ve Türkiye düşmanlığı olduğunu göremeyecek kadar
körleşmiş bir vaziyette, onların gösterdiği yoldan gidiyor..
Çünkü, “Tayyip gitsin de isterse Türkiye batsın” düşüncesine esir edilmiş durumdalar..

KİŞİYE DEĞİL SİSTEME BAKIN
HAYIR’cılara diyorum ki..
Yukarıda mevcudu ve değişecek olanı anlattım, buna HAYIR diyecek ne var, söyler misiniz?
“Tayyip gitsin” diyenlerin yolundan gitmeyin bence..
Çünkü, gelecek sistem kişiye endekslenecek bir olay değil..
16 Nisan’da Türkiye’nin “yeni dünya düzeninde”yer alıp-almamasını, devlet işlerinin
hızlanıp-hızlanmamasını, her konuda Türkiye’nin gelişen ülkeler seviyesine gelip-
gelmemesini oylayacağız..
Bunu anlayın artık..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık