• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Gençlik Bayramı.. Ve gençlerin çelişkisi..

Bugün kutlayacağımız Gençlik ve Spor Bayramı’nda sizlere bir “araştırma” sunacağım..

Sanırım 10 yıl önce yapılan bir araştırma bu..

Ama..

Hayata bakışları..

İnsanlar hakkında düşündükleri..

Ve istekleri..

Bugün “aynen” devam ediyor..

Sonuçlar gösteriyor ki, gençlerimiz büyük bir “çelişki” yaşıyor..

Kafaları karışık..

Ve kişilikleri yeterince gelişmemiş..

Ortaya, çıkan tablo düşündürücü..

“KOMŞU”MUZ OLMASINLAR

Sizi daha fazla meraklandırmak istemiyorum..

İsterseniz, “Herkes İçin İnsan Hakları Projesi” kapsamında yapılan “Gençliğin İnsan Haklarına Bakışı” araştırmasını bir okuyun..

Sonra “siyasi erk”e ve anne-babalara, ardından da gençlere söyleyeceğim bir-iki şey olacak..

12 ilde 16-27 yaş arası 1223 kişiyle yapılan ankete göre, gençlerin;

- Yüzde 92’si “kız çocuklarının ihtiyaç duymayacakları için okutulmamasını”…

- Yüzde 91’i “parası olmayanların temel sağlık hizmetlerini alamamasını”…

insan hakları ihlali olarak görüyor..

- Yüzde 61’i “Türkiye’de insan haklarına saygı gösterilmediğini” düşünüyor..

Devam ediyoruz..

Gençlerin;

- Yüzde 67.5’i homoseksüelleri..

- Yüzde 67.4’ü uyuşturucu bağımlılarını..

- Yüzde 65.3’ü çok içki içenleri..

- Yüzde 61.7’si AIDS hastalarını..

- Yüzde 54.5 sabıkalıları..

- Yüzde 49.5’i Yahudileri..

- Yüzde 43.8’i Hristiyanları..

- Yüzde 35’i de göçmenleri..

 “Komşu” olarak görmek istemiyor..

İsterseniz bir daha okuyun..

Hem “insan hakları”ndan söz edip, hem de yukarıda saydıklarımı “insan” yerine koymamak müthiş bir çelişki değil mi?

DOĞRU HAZIRLANMIYORLAR

Ortaya çıkan bu tablo, doğrusu beni hiç şaşırtmadı..

“Geleceğimiz” dediğimiz gençlerimizin durumunu hem çok yakından takip ediyorum, hem de inceliyorum..

Ve –bana kızmasınlar- doğru kararlar vereceklerinden, insan haklarına saygı göstereceklerinden hiç ümitli değilim..

Çünkü, hayata “doğru” hazırlanmıyorlar..

Sözlerim hepsi için değil tabii, “büyük bir çoğunluğu” kastediyorum..

Niye mi böyle düşünüyorum?

Çünkü;

- Eğlenceye şartlandırılıyorlar..

- Ezberciliğe şartlandırılıyorlar..

- Bencilliğe, bireyciliğe şartlandırılıyorlar..

- Çıkarcılığa şartlandırılıyorlar..

- Tüketmeye şartlandırılıyorlar..

-  “Para”nın her şey olduğuna şartlandırılıyorlar..

- “Globalleşen dünyada insani duygulara yer yok” düşüncesine şartlandırılıyorlar..

- Siyasetçilere kulak verip “ötekileştirmekten çekinmiyorlar”..

Bir “KISIR DÖNGÜ” İÇİNDELER

Böylesine şartlandırılmalar, beyin yıkamalar öylesine “çekici” bir şekilde yapılıyor ki..

O körpe beyinlerin neyin doğru, neyin yanlış olduğunu algılamaları imkansız hale geliyor..

Aileler  çocuklarına doğru ve yanlışı anlatmıyorlar..

Çok ileri yaşlarda akılları başlarına geliyor, ama o zamana kadar da iş işten geçiyor..

Şartlanmış o gençler, “sizin doğrularınızla bizim doğrularımız birbirini tutmuyor” diyerek, bir “kuşak çatışması” yaratıveriyorlar..

Yani, şartlandırıldıkları şekilde hareket ediyorlar..

Ve bu bir “kısır döngü” şeklinde sürüp gidiyor..

İŞTE BÖYLE BİR TABLO ÇIKIYOR

Sonunda ne mi oluyor?

- Siyaset kirleniyor..

- Ülkeye bağlılık azalıyor..

- Çıkar güçleri emellerine ulaşıyor..

- Ve hem milliyetimizi, hem kültürümüzü, hem de insanlığımızı yavaş yavaş esir alıp, istedikleri şekle sokuyorlar..

Yani, gençleri köleleştiriyorlar..

Ne kadar araştırma ya da anket yapılırsa yapılsın, bu söylediklerimden başka “sonuç” çıkacağını hiç sanmıyorum..

Siz ne dersiniz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık