• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Gayret edin de bu ülkede ‘koalisyon’ olmasın..

Bugün yazacaklarım..

80’li ve 90’lı yollarda doğan “seçmen”ler için pek bir şey ifade etmeyecek biliyorum..

Ama..

Türkiye’yi dünyanın 50-100 yıl gerisine götüren o “koalisyonlu dönemler”i internetteki değişik kanallardan rahatlıkla öğrenebilirler..

Öğrenmeliler de..

Çünkü..

Önümüzdeki 7 Haziran genel seçimlerinden bir “koalisyon” çıkarmak için “dışarıdan ve içeriden” birileri büyük bir savaş veriyor..

İşte bunun önlenmesi için..

Yaşamayanların-bilmeyenlerin o dönemleri bilmesi ve anlaması çok önemli..

Hangi parti (CHP-MHP-HDP-Ak Parti veya bir başkası) iktidara gelecekse gelsin, ama tek başına gelsin..

Gayret edin de bu ülkede ‘koalisyon’ olmasın..

Neden “koalisyon” olmasın?

Çünkü biz uzlaşamıyoruz..

Herkes, her konuyu kendine yontuyor..

Hep, “benim dediğim olacak” diyor..

Milletin değil, sadece partilerin “ortak çıkarı” söz konusu olduğunda bir uzlaşma varmış gibi gösterilmeye çalışılıyor..

Siyasi ya da kişisel, bu “çıkar çatışmaları” nedeniyle, koalisyon ortakları kafalarını “hizmet”e çeviremiyor..

“Diğer parti/ler acaba benden ne kaçıracak” diye, mesailerini birbirlerini kollamakla geçiriyor..

Böyle olunca da, ülke için yapılacak bütün işler hep “ikinci-üçüncü planda” kalıyor..

Maalesef, “koalisyon dönemlerinin özeti” böyle bir şey işte..

Örneğin 70’li yıllarda Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’in çekişmeleri, uzlaşamamaları ülkeyi “darbe”ye kadar götürdü..

İç savaş yaşadık resmen..

Her gün çatışma, her gün olay, her gün bir yerde patlama yaşadık..

Yüzlerce-binlerce gencecik vatandaşımız öldü..

Çocuklarımızın çoğu okullara gitmeye korktu, okulu bıraktı..

Ekmekten yağa, sigaradan akaryakıta kadar aklınıza gelen her şey için saatlerce-günlerce sıra bekledik..

Aynı sokak ya da caddede bir kaldırımdan diğerine geçemedik..

Bütün bunlara rağmen Demirel ve Ecevit’i uzlaştıramadık..

Ya da, (bu ülke huzur bulmasın diye) uzlaşmamaları için birileri büyük çaba sarfetti..

Sonuç?

12 Eylül darbesi oldu..

80’li yıllarda “tek partili” dönemi yaşadık, ülke ekonomik anlamda atağa geçti..

Ardından 90’lı yıllar, 2002’ye kadar yine “koalisyon”larla ülke her anlamda darboğaza, krize girdi..

Hükümet ve Başbakan enflasyonu yaşadık..

IMF üstümüze öyle bir çöktü ki; kendi evimizde kiracı durumuna düştük..

Kendi ekonomi ve para politikalarımız hiç olmadı..

IMF borç verdi, önümüze program koyup uyulmasını istedi..

Bunun böyle sürmesi için de, Kemal Derviş’i hükümetlerin başına nöbetçi olarak gönderdi..

Gecelik faizler yüzde 3000’le kadar çıktı..

Enflasyon ve devalüasyonlar yüzünden paramız pul oldu..

Türkiye –adeta- iflas etmişti..

Bugün asgari ücretin alım gücünü küçümseyenler, o dönemde 10 asgari ücret alsa geçinemeyecek duruma düştüğümüzü anlayabilir mi bilmiyorum..

2002’den 2015’e kadar (tek partili dönem) Türkiye yeni baştan inşa edildi..

IMF’yi kovduk ve kendi kendimizin efendisi olduk..

Kendi para ve ekonomi politikalarımızla 2002’ye kadar 200 milyar dolar olan GSMH, 800 milyar dolara yükseldi..

Çalışma, sosyal güvence, sağlık konularında “mucizevi değişimler” yaşadık..

Darbelerin önü kesildi..

40 yıl süren PKK terörü bitirildi..

Ülke dünya standartlarında karayolu ve demiryolu ağlarıyla donatıldı..

Her ile havaalanı yapıldı..

Kendi silah sanayimizi kurduk..

Neredeyse ilçelere bile üniversiteler açıldı..

En önemlisi enflasyon ve devalüasyonlar bitti ve paramızın alım gücü arttı..

İstikrarlı bir ekonomik sistem oturmaya başladı..

Şu 13 yıllık “tek parti iktidarı”nda ülkemizin kazanımları saymakla bitmez..

Her alanda gösterdiğimiz gelişme birilerini öylesine korkuttu ki..

Türkiye yine “huzursuz dönemlere dönsün” diye, yeniden “koalisyon” olması için her yolu deniyorlar..

Milletin hoşuna giden söylemlerle “koalisyonu” allayıp-pulluyorlar..

Bir zamanlar, “koalisyonlar bitsin, tek parti iktidara gelsin” diye çırpınan gazeteci ve yazarlar, şimdi o güçlerin isteği doğrultusunda “koalisyonları” öve öve bitiremiyorlar..

Konu uzun ve derin, yerim dar..

Özetle..

Sakın tuzağa düşmeyin..

Hangi parti gelirse gelsin, ama “tek başına iktidar” olsun..

Dua edin, gayret edin de bu ülkede ‘koalisyon’ olmasın..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık