• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

Futbolcu Evren anlattı.. Benim içim yandı..

Gazeteciliğe Ankara Ekspres’te 1968 yılında “spor muhabiri” olarak başladım..

1969-1970 sezonunda TSYD (Türkiye Spor Yazarları Derneği), iki yıl sonra da AIPS (Uluslararası Spor yazarları Birliği) üyesi oldum..

FETÖ’nün “devleti eline geçirme” faaliyetlerinin başlangıç tarihi de 1968..

Aradan geçen 48 yılda “paralel devlet yapılanması” faaliyetleri devletimizin resmi, yarı resmi ve neredeyse bütün STK’larda sürdürülmüş..

KAFA BULANDIRAN SORULAR

Bugün hepsine birden girmek gibi bir niyetim yok..

Sadece, “FUTBOL”daki FETÖ faaliyetleri “bir spor yazarı olarak” çok ağırıma gittiği için, bugün sadece bu konuda açıklama yapanların söylediklerine dikkatinizi çekeceğim..

- Niye birçok futbolcu hakettiği yerde değil?

- Niye hakemler bu kadar bariz hatalar yapmış?

- Şampiyon olan takımlar gerçekten bunu haketmiş mi?

- Şike bu şampiyonluklarda ne kadar rol oynamış?

- Bizim futbolcular, niye yabancı yıldızlardan daha pahalı transferler yapabiliyor?

Bu tür bütün sorular “futbolcu Evren Turhan’ın Sabah’taki röportajını” okuduktan sonra kafamın içinde dönüp duruyor..

Meğer, bu FETÖ futbolda da tam bir “paralel yapılanma” oluşturmuş..

Hadi gelin, Galatasaray'ın eski yıldızlarından Evren’e biraz kulak verelim..

AYAKLARINA KAPANACAKLARDI

“1997-98 sezonuydu..

Galatasaray'dan tekrar Kocaelispor'a dönmüştüm..

Gece bir telefon geldi, adını söylemeyim ünlü oyunculardan birisi beni aradı, ‘sabah bir yer var oraya gel seni bekliyoruz’ dedi..

‘Ne yapacağız’ diye sordum, ‘seni sürpriz birisi ile tanıştıracağız’ dediler..

Altunizade FEM Dershanesi'ne gittim..

Oraya gittiğimde Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Okan Buruk, Uğur Tütüneker, Ertuğrul Sağlam, İsmail Demiriz ile Mutlu Topçu ordaydı..

Yıldız oyuncular, 17- 20 kişilik bir gruptu..

Fetullah Gülen geldi, ilk defa orada gördüm..

Yanımdaki oyuncular, ‘bizim abimiz’ dediler..

Ona karşı saygılılardı..

Hatta bazıları neredeyse ayaklarına kapanacaktı..

Ben de her halde çok önemli birisi, önemli bir din adamı diye düşündüm..

Bir ara baktım bir kamera bizi çekiyor, korktum açıkçası..

22 yaşındayım, kameralara niye çekiyorlar diye şaşırdım..

O sırada 15 dakikalık kısa konuşmadan sonra özel bir telefon geldi..

Fetullah Gülen'in Papa ile randevusu varmış..

O an, ‘böyle bir kişinin Papa ile ne işi olur’ diye şok oldum, korktum..

Yanımdakilere, ‘biz niye buraya geldik, bir daha böyle bir şeye gelmem çağırmayın’ dedim..

Ve bir daha da hiç gitmedim..

ABD’YE GİDENLER YAŞADI

Ama, o gruptan çoğu futbolcunun hemen hemen her toplantıya gittiğini duyuyordum..

Hatta bir dönem Giray Bulak hocama onlarla ilişkide olan bazı futbolcuların isimlerini söylemiştim..

Onun bu konuları devletin üst kademesindeki kişilere iletmesini istemiştim..

Sonra, Galatasaray’dan başka takımlarda da bu olayın arttığını gördüm..

Bununla ilgili de hem maddi olarak hem de toplantılara gelme gitme adına da tacizler gördüm..

Bana, ‘Amerika'ya git, para yardımı yap’ diyorlardı..

Gidenler hep bir yerlere geldi..

Ben ve benim gibiler maalesef hep dışlandı..

Özellikle alt liglerde bu örgütün çok fazla etkin olduğunu düşünüyorum..

Teknik direktörlere menajerlere başkanlara kadar sızdılar..

Eğer onlardansan bir yerlere geliyorsun, değilsen kaybolup gidiyorsun..

Mesela milli olmuş nerdeyse efsaneleşmiş isimler var, ama bunların bağlantısı olmadığı için bir çoğu bir yere gelemediler..

MEMLEKETİMDE ŞOK YAŞADIM

Futbol hayatımın sonunda bir şok yaşadım..

2008-2009 sezonunda memleketimin takımı olan Kayseri Erciyes'e gittim..

Takım içinde 15-16 kişi onlardandı..

Transfere karışıyorlar, primlerden zorla kesinti yapıyorlardı..

Oyuncuların kendi aralarındaki performansta bile etkili oluyorlardı..

Onlardan olmadığım için bırak selam vermeyi pas bile atmadılar..

Beni oynatmamak için her şeyi yaptılar..

Benim gibi 4-5 oyuncu vardı, aynı durumdaydık..

Daha sonra bunların içinde bazı yöneticilerin olduğunu hissettim..

Yöneticiler kendi adamlarına el altından para verip bazılarının taksitlerini daha önceden ödüyorlardı..

Onlara uygun teknik direktör getirdiler..

Beni sistem dışı bıraktılar..

Çok değişik şeyler yaşadım..

ONLAR ÇIKIP KONUŞMALI ARTIK

O sistemin içine giren bugüne kadar belli yerlere gelenler, paralarına para katanlar, şöhretlerine şöhret katanlar çok şey yaşamıştır..

Onların çıkıp konuşmaları lazım artık..

Bu şekilde sporun da inine girelim..

Futbol Federasyonu kendi içinde bir temizlik yapıyor..

Ama, sadece idari anlamda değil her anlamda temizlik yapılması lazım..

Bunu ülke adına yapmalıyız, konuşmalıyız..

Bugün konuşmayacaksak ne zaman konuşacağız?

Özellikle 17-25 Aralık'tan sonra Cumhurbaşkanımızın savaşından sonra hala futbolcu, teknik direktör, menajer, yönetici FETÖ’ye maddi manevi yardımda bulunuyorsa, onlar vatan hainidir..

Amerika'ya gidenlerin listesi vardır, bunlar da kanıttır..”

HAKAN ÜNSAL: SAFIM BELLİ

Önceki gün..

Galatasaray'ın eski yıldızı Hakan Ünsal da, FETÖ soruşturmasında hakkında gözaltı kararı verilen Hakan Şükür hakkında önemli açıklamalar yaptı..

FETÖ'cü Hakan Şükür ile ipleri kopardığını belirten Hakan Ünsal şunları söyledi:

“Ben Gezi olaylarından sonra Kazlıçeşme'deki mitinge giderek ‘safımı belli etmeye geldim’ dedim..

En son Hakan Şükür'ün niçin istifa ettiğini sormak için 17 Aralık sabahı aradım..

O gün bugündür ilişkiyi kestim, hiç görüşmedim..”

Olanları şaşkınlıkla okudunuz değil mi?

Koyun kendinizi benim yerime..

48 yıl “yalanlarla dolu” bir spor camiasının içinde olduğunuzu öğreniyorsunuz..

Ve merak ediyorsunuz; gördüklerimizden/yazdıklarımızdan/futbolcu dostlarımızdan hangisi gerçekti acaba?

Ağırınıza gitmez mi?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık