• 04 Nisan 2017, Salı 10:00
AliTongülüs

Ali Tongülüs

EXPO Fuar alanı.. Ali Çandır’ın açıklaması..

Bugün, günlük hayatın içinden farklı konularda bir-iki noktaya değinmek istiyorum..

Hepsinde de sizlerden ve görüşlerinizden birer parça olacak..

EXPO’DA “KARGAŞA” VAR

Geçtiğimiz gün EXPO’2016 Fuar alanına gittim..

Girişten itibaren bir “kargaşa” var..

Otoparka giriyorsunuz, gişelere ulaşabilmek için ya epeyce yürüyeceksiniz ya da elektrikli aracın gelip-geçmesini bekleyeceksiniz..

Gişelere geliyorsunuz, “hangi gişeden bilet alabileceğinizi” bilemiyorsunuz..

Çünkü, gişelerde “yeterli bilgi veren” yönlendirme tabelaları “yeterli” değil..

Bir görevliye mutlaka sormak zorunda kalıyorsunuz..

Normal havalarda bunlar sorun değil de, böylesine bir sıcakta büyük bir külfet haline geliyor..

Aynı şekilde, yağmurda ve soğukta da bu eziyet çekilecek gibi görünüyor..

OTOPARK ÇALIŞANI DA İNSAN

Geçelim otoparka ve otoparkta görev yapan “insan”lara..

Dış kapıdan girdim, görevli “otoparka gideceksiniz” dedi..

“Labirent” gibi birkaç denemeden sonra “Otopark”a ulaştım..

Bir-iki yerde durdum, “orada duramazsınız, şuraya geçin” dediler..

Orada durdum, bir başka yer gösterdiler derken, nihayet “doğru” yeri bulup aracımı park edebildim..

Burada bir başka şey dikkatimi çekti..

Hava çok sıcaktı ve güneş adeta ısırıyordu..

Ama..

Otopark alanında çalışanların hemen hepsi de “güneşten ve sıcaktan korunaksız” bir şekilde görev yapıyordu..

Etrafa bakındım; bir kulübe veya altına sığınabilecekleri bir ağaç gölgesi bile yoktu neredeyse..

Bunlar olsa bile, sığınamayacaklarını biliyordum..

“Bu sıcakta Allah size kolaylık versin” dedim..

Bir konuda benden yardımcı olup-olmayacağımı sordular..

Hem güneş ve sıcaktan, hem de diğer olumsuz hava koşullarından etkilenmemek için, “sırayla ve kısa süreli başlarını sokacakları bir kulübe” istiyorlardı..

Etrafa bir daha bakındım..

Otopark alanındaki o beton zemin öylesine ısınmıştı ki, bir yandan güneş bir yandan betonun sıcaklığı orada çalışanları gerçekten perişan ediyordu..

Ve orada, işlerini aksatmadan, sırayla 3’er 5’er dakika sığınabilecekleri bir kulübe yapılacak yerler vardı..

Ben buradan EXPO Ajansı’nın yetkililerine sesleniyorum..

Otoparkta çalışan 32 kişi var..

Hepsi de bir insan ve sıcakta da soğukta da insani ihtiyaçları var..

Güneşte termometrenin 77 dereceyi gösterdiği anlar oluyor..

Dayanması gerçekten zor..

Açık alanda, “korunaksız” çalışan bu arkadaşlarımıza kulak vermenizi istiyorum..

Eminim, “daha verimli” çalışacaklardır..

ALİ ÇANDIR, YARA VE MERHEM

ATB Başkanı Ali Çandır, “İstihdam İzleme Bülteni”ne ilişkin değerlendirme yapmış..

Demiş ki:

“İşsizlik ödeneğine başvurulardaki artış çok fazla..

Batı Akdeniz'de çiftçi ve esnaf sayısı gerilerken kamuda çalışan sayısında artış var..

Çiftçimiz toprağını imara teslim ediyor, kendini de başka alanlara yönlendiriyor..”

Çandır burada şunu demek istiyor:

“İnsanlar artık kamuda çalışmak, sırtını devlete dayamak istiyor ve bu nedenle de çiftçilik yapmak, esnaf olarak çalışmak istemiyor..”

İyi de..

Çiftçi, esnaf ya da bir başkası niye “kamuda çalışmak, sırtını devlete dayamak” istiyor?

Çünkü..

Turizmciler dahil, özel sektörde çalışanların büyük bir çoğunluğu ya maaşını zamanında alamıyor, ya da maaşını parça parça alıyor, o da bir işe yaramıyor..

İşveren sıkıntı mı çekiyor?

Evet, bazıları gerçekten sıkıntı çekiyor..

Ama..

Büyük bir çoğunluk, çocuğuna harçlık veriyor, sevgilisiyle veya eşiyle-dostuyla eğlenceye gidip dünya para harcıyor, çalışanına maaş vermiyor..

Tatile gidiyor, çalışanının maaşını geciktiriyor..

Lüks arabasının bakımı için para ayırıyor, ama çalışanına “vereceğiz, kaçmadık ya, biraz sabredin”” diyor..

O çalışan maaş alamayınca veya gecikince neler çektiğini hiç düşünmüyor..

Ne yapacak bu insanlar?

“Garanti maaş” için devlete sırtlarını dayayacaklar..

Ya da ellerinde bir mal varsa, bunu değerlendirecekler..

BİR ÇÖZÜM YOLU GÖSTERİN

Ali Çandır’ın açıklamasında;

1- “Çalışanları kaçırtan işverenlere” karşı söylenmiş bir tek söz yok..

2- Çiftçiyi canından bezdiren mafyavari oluşumlara karşı direnç göstermeyen STK’lara veya kurumlara karşı en küçük bir eleştiri yok..

Çandır yarayı gösteriyor, ama merhemi söylemiyor..

İşin kolayına kaçıyor, sözü yine “devlet çözüm bulsun”a getirip bırakıyor..

Ali Çandır dahil, kim hangi konuda bir açıklama yapacaksa..

Sadece “sorun”u göstermekle kalmasın..

Topu hep “devlet”e atacağına, “akılcı bir çözüm yolu” da göstersin artık..

Haksız mıyım?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık