• 17 Ağustos 2017, Perşembe 16:50
AliTongülüs

Ali Tongülüs

CHP’yi çok iyi anlatan paylaşımlar..

Yıllardır CHP’yi eleştirdiğim için, beni “yandaş, candaş, kalemşör” gibi ifadelerle itibarsızlaştırmaya çalışan, utanmadan belden aşağı vuran CHP’liler, bugün benim yazdığım cümlelerin (hemen hemen) aynısını bizzat kendileri (kendi partileri) için yazıyorlar..

Şaşırıyor muyum, hayır..

Kızıyor muyum, hayır..

Aksine, nihayet söylediklerimi (eleştirilerimi) farkediyor ve bunu da ifade ediyor olmalarından dolayı çok memnun oluyorum..

“PARTİ İÇİ ÇEKİŞMELER”

Şimdi sizlere CHP’lilerin “kendi partileri” için yazdıklarını aktaracağım..

Ama, bu arada “bu metnin” farklı isimler tarafından aynen veriliyor olması dikkat çekici..

Sanki birileri tarafından yazılmış ve “alın bunu paylaşın” diye CHP’lilere postalamış, onlar da paylaşıyor gibi hissettim..

Öyledir ya da değildir, işin bu tarafını sonraya bırakalım da, siz önce şu metni bir okuyun:

(Not: düzeltmeden aynen veriyorum..)

“ÜYESİ OLMAKTAN GURUR DUYDUĞUM CUMHURİYET HALK PARTİSİ TÜM ÜYELERİNE ÇAĞRIMDIR.

Cumhuriyeti kaybetme tehlikesi baş göstermişken, Ülkemizin ve partimizin kurucusu Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk hergün itibarsızlaştırılmaya çalışılırken, partimiz CHP'nin Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun tutuklanması konuşulurken, Milletvekilleri tutuklanırken veya haklarında soruşturma açılırken bizler örgüt olarak mahallerde kim delege olacak, kim il delegesi olacak, kim ilçe başkanı olacak, kim kurultay delegesi olacak diye parti içi çekişmelerle uğraşırken Ülke elden gidiyor. Onun içindir kiHer zaman ön seçimi savunmuş bir kardeşiniz olarakZaman bölünme, ayrışma, ötekileştirme zamanı değil birlik ve beraberlik zamanıdır. Unutmayalım ki Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi "BİRLİK VE BERABERLİK, ÖLÜMDEN BAŞKA HERŞEYİ YENER.

Saygılarımla”

Aydın(!) CHP’lilerin “imla” seviyesine hayran kaldınız değil mi?

Bu paylaşıma en güzel cevabı da Ramazan Kasap vermiş..

Diyor ki:

“Bu yazının tıpkısının aynısını rahmetli Turgut Özal’ın döneminde de çok duymuş ve birçok kez konuşmalara şahit olmuştum.. Cümlenin gerisini yazmıyorum..”

Bu ne demek?

“35 yıl önceki CHP ne ise, şimdiki CHP de o.. Değişme yok, gelişme yok” demek..

“KAFAKOL İLİŞKİLERİNE SON”

Şimdi okuyacağınız bir başka paylaşım ve bu paylaşıma yine (eski) bir CHP’linin verdiği cevap CHP’yi daha iyi anlatacak..

Bunu da okuyun, sonrasında benim de söyleyeceğim bazı şeyler de olacak elbet..

Bu paylaşımı yapan, Sibel Gezen isimli bir CHP’li..

Şöyle yazmış:

“500 km Adalet diye yürüdük... Şimdi de Adalet Kurultayımız var... Adalet diye yürüyüp sonra da adayları merkezden atarsak kendimizle çelişiriz... Kafakol ilişkilerine son... Her alanda demokratik bir önseçim... Ve her yerde çarşaf liste... Adaletin anlamı bu... Hakeden yerini alsın, nerede olursa olsun ama haketsin... Üyeye ya da halka güvenip takdiri bırakmak lazım..”

Bu “acı” paylaşıma, geçtiğimiz günlerde partiden ihraç edilen Alican Karakuş “acı” bir cevap vermiş..

Demiş ki;

“Ben adalet dedim müebbete mahkum oldum.. Siz bari adalet istemeyin Sibel hanım.. Bir de vebalı gibi oluyorsunuz.. Kaçan kaçana..”

CHP’yi belki de en iyi anlatan 4 cümle bu olsa gerek..

KENDİLERİNİ İYİ ANLATMIŞLAR

Dikkat edin, ben henüz hiçbir şey yazmadım..

Türkiye’nin “nasıl bir CHP” ile karşı karşıya olduğunu, “CHP’lilerin kendi ifadeleri” ortaya koyuyor..

Ama şimdi birkaç cümle de benim etme hakkım doğdu artık..

Dikkatinizi çekti mi?

En baştaki, yani birçok ismin paylaştığı metinde “zaman bölünme, ayrışma, ötekileştirme zamanı değil birlik ve beraberlik zamanıdır” diye bir cümle var..

Bunu “Türkiye için” söylemiyor CHP’li arkadaşlarımız, “CHP için” söylüyor..

Niye söylüyor?

Çünkü, şu anda CHP’de, “mahallerde kim delege olacak, kim il delegesi olacak, kim ilçe başkanı olacak, kim kurultay delegesi olacak diye yaşanan parti içi çekişmelerin hüküm sürdüğü” bir süreç var..

Ve bu süreçte hemen her CHP’linin “bir hesabı” var..

Kim kendini “kenara itilmiş” gibi hissediyorsa, başlıyor CHP’nin merkez yöneticilerine saydırmaya..

Kimi adalet istiyor, kimi de “ben buradayım, beni gözardı etmeyin haa” diyor..

Ve genel merkezdekilerin dikkatini çekmek için de, partisinin “ülke elden gidiyor” yalanını tekrarlayıp, bakın sizin gibi konuşuyorum” diyor ve güya “birlik-beraberlik” çağrısı yapıyor..

Niye bu “birlik ve beraberlik çağrısı”nı Türkiye için yapmıyor bu CHP’liler?

Çünkü, Türkiye hiçbirinin umurunda değil de ondan..

Peki umurlarında olan ne?

“Paylaşımları” bir daha okuyun, anlayacaksınız..

Merak ediyorum, CHP’liler bu yazıya ne diyecekler acaba?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık